Mümtaz Soysal

‘Derhal’in Devamı

06 Aralık 2013 Cuma

GÖZALTILARIN, tutuklulukların, hükümlerin, müebbetlerin, tahliyelerin ünlü avukatı Turgut Kazan çok iyi bilir; ceza hukukunun anlı şanlı bir sözcüğü, anlatımındaki kesinliğiyle ve saniyelere bile tahammül edemeyecekmiş izlenimi veren “derhal” sözcüğü, yarattığı hız beklentisinin aksine, genellikle çok uzun sürecek zaman dilimlerinin habercisidir. Salıverilme, hükmün tefhimi, yerine getirilmesi, saat ölçülerine sığacakmış gibi söylense de asla gerçekle ilgisi olmayan bir uzunluk kazanır: Derhal, sözlüklerin birkaç harflik “derhal”i değildir; algılanması, etkisi, unutulmazlığı, bazen günlerce, yıllarca, ömür boyunca sürer. Öyle olduğu içindir ki, yargıçların mahkeme hükümlerini telaffuz edişlerindeki sıradanlık ve tekdüzelik insanların çoğuna çok tuhaf, hatta insafsız ve zalimane gelir.
Terimlerinin söylenişi bile derin duyarlık isteyen ceza hukuku gibi alanda hoyratlık gibi kusurlara elbet yer olmamalıdır ama asıl sorun orada değil, cezaların kendisindedir. Ceza hukukumuz cezaların ağırlığına yüzeysel ve neredeyse sadistçe denebilecek bir ağırlık vermiş gibidir. Hukukun, özellikle de ceza hukukunun önleyicilik ve terbiyetkârlık bakımından bu ölçüde basit ve çocuksu yollara sapmış olması hüzün vericidir. Örneğin yıllarının hayret ve dehşet verici biçimde artırılmasından daha insanca, daha akıllıca yolları bulunamaz mıydı? Suçlulukla ilgili bilimlerimizin böylesine yavaş gelişmekte olması üniversitelerimiz ve adalet dünyamız açısından üzüntü verici sayılmaz mı?
Belki de böyle bir durumun vebalini sadece birkaç kesimin sırtına yüklemek yerine genel ekonomik ve sosyal sistemde aramanın daha doğru ve verimli olabileceği söylenebilir. Ama, doğrudan doğruya ilgili Adalet Bakanlığı gibi belirli ve sorumlu merciler varken başka yerlerde çareler aramak da sorun çözmekten kaçışın bir örneği sayılmaz mı? Adı sanı belli ve sorumluluğu belli makamların en azından sorunların varlığını haber vermek ve sistemin öbür parçalarını ortak eylemlere çağırmak gibi birtakım görevleri yok mudur?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014

Günün Köşe Yazıları