Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Amerika ve TSK’nin Görüş Ayrılıkları

18 Ekim 2008 Cumartesi

ABDnin Türkiye ve Ortadoğuya yönelik politikaları, 2000’li yıllarda daha da netleşmeye başladı. Açık ve örtülü politikaları gerçekleşen uygulamaları göz önüne aldığımızda bunu, kuşkuya meydan vermeyecek bir biçimde görebiliyoruz.

Öte yandan TSKnin BOP, Kürdistan, mikro milliyetçilik, laiklik, sosyal devlet, dinci oluşumlar, AB süreci, Türkiyenin bütünlüğüne yönelik politikalar, Atatürkçülük ve Kıbrıs konularındaki görüşleri de biliniyor. TSK; bazen resmi açıklamalarıyla, bazen yarı resmi beyanlarıyla, kimi zaman da fiili tutumu ile görüşlerini kamuoyuna ve ilgili kurumlara yansıtmaktadır.

ABDnin politika, uygulama ve tutumu ile TSKninkileri karşılaştırdığımız zaman çok önemli ayrılıkların ortaya çıktığını görüyoruz. Bunların başlıcalarını aşağıda sıralayalım;

1) Ilımlı İslam (siyasal İslam) ve dinci yapılanmalar konusundaki farklar çok büyük.. ABD Türkiyede,“Ilımlı İslam devletiniresmi politikası haline getirmiştir.

Köktendinci siyasal partiler aracılığı ile Cumhuriyetin çağdaş değerleri yerine,“İslamcı değerleri ve yapılanmayıtercih ettiğini açık olarak göstermiştir. Bu seçenek, ABD, İngiltere ve İsrailinortak tutumunu yansıtır.

ABD ve İngilterenin telkinleri ile”, Avrupa Birliği de 2004ten beri bu çizgiye iyice yakınlaştı.

ABDnin siyasallaşmış İslam (Ilımlı İslam) modeline,TSK şiddetle karşı çıkmaktadır. NATO içinde, “nesnel ve teknik anlamda Batılılaşmak isteyen TSK”, ABDnin öznel olarak İslamcı tercihi karşısındazorlanmaktadır. (*)

2) TSK, ABDnin BOPsine karşıdır. Özellikle 2003-2008 döneminde Bağdatta ve Irakın kuzeyinde izlenen Amerikan politikalarının,“Türkiyeyi hedef almaya başlaması karşısında”, TSKde rahatsızlık artmıştır.

BOPnin esasında, Lozanı ve Türkiye Cumhuriyetini hedef almakta oluşu, bu rahatsızlığı derinleştirmektedir. Washington; Ankarayı Irakın kuzeyindeki ayrılıkçı oluşumu tanımaya ve onu desteklemeye zorluyor. TSK, buna karşı tavır alıyor.

3) ABD PKKnin siyasallaşmasını ve DTPninkabullenilmesiniistiyor.TSK aynı görüşte değildir.

Çekiç Güç’te değişim

4) Pentagon Çekiç Güçün daha kapsamlı hale getirilmesini istiyor. Buna karşılık TSK, Çekiç Güçün kabulünün büyük hata olduğunu açık açık söylemeye başladı (Büyükanıtın 2003 ve 2007deki konuşmaları).

5) ABD Ankaradan NATO çerçevesinde asker istiyor. Afganistan, Lübnan, Baltık ve Afrikada kullanmak amacıyla yapılan bu taleplere TSK karşı çıkıyor. Lübnan kararı TSKye rağmen AKP tarafından Meclisten geçirildi.

6) AB sürecinekarşı TSKnin duruşu AKP, Brüksel ve Washingtondan farklı.

- Büyükanıt Nisan 2007de yaptığı konuşmalarda,“ABnin Türkiyeye karşı bölücü ve ayrıştırıcı politikalar izlediğiniifade etti. İlker Başbuğ ise, “AB Türkiye için bir amaç değil sadece bir araçtırdedi (Eylül, 2008).

7 Mart 2002de, AKPnin iktidar hazırlıkları, ABD tarafından yapılırkenMGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç tarihi açıklamasını yaptı: AB bizi bölecek, dış politikada denge gerekiyordedi.

7) ABD İrana saldırı konusunda,Ankaranın kendi yanında olmasınıistiyor. TSK ise buna karşı çıkıyor.

8) Kıbrıs konusunda, TSKnin ABD planlarına sıcak bakmadığını iyi biliyoruz.

AKP ile dengeleme

TSK üzerinde önemli bir oyun oynanmaktadır.

- Bir yanda ABD, TSKyi içerde AKP ile sıkıştırmak istiyor”.

- Dışardan da Talabani, Barzani ve PKKyi kullanıyor.

- Ayrıca, AB süreciile TSKyi etkisiz duruma getirmeye çalışıyor.

Kamuoyu yoklamalarına bakıldığında halkın büyük çoğunluğunun TSKye destek verdiği görülür.

Güvenilirlik açısındanTSK en ön sırada bulunuyor. Buna karşılık halkın yüzde 90ı, ABDnin Ortadoğu ve Türkiye operasyonlarına karşı.

ABD (ve AB) açısından çözüm TSKnin güvenirliğinin ortadan kaldırılmasından geçiyor”. Bölgede, haritaların değiştirilmesinin ve Amerikancı sivil darbelerin yapılmasının önündeki en büyük engel olarak”, TSKyi görüyorlar. İşte bu nedenlerle;

- Siyasal İslam TSKyi hedef almış durumda

- “AB süreciile TSK köşeye sıkıştırılıyor

- Talabani, Barzani ve PKK kullanılarak TSK yıpratılıyor.

ABDnin Türkiye planları ile TSKnin tutumu arasındaki farklar ülkemizdeki kutuplaşmaları derinleştiriyor. Çünkü bir kesim, Amerikan planlarının savunucusu durumuna gelmiş bulunuyor.

(*) Erol Manisalı, “Batının Yeni Türkiye Politikası, Cumhuriyet Kitap, 2008

www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali