Mustafa Kemal Ulusu

Futbol nasıl kurtulur?

09 Kasım 2019 Cumartesi

Ülkemizde TFF’nin ve kulüplerin bütçeleri yok denecek kadar az ,saha ve tesislerimiz perişan haldeyken, özerklik yokken ve de üstelik futbolun ‘F’sinden anlamayan Bakanların ve bazı Beden Terbiyesi Genel Müdürlerinin emrindeyken, eski bir TFF ve MHK başkanı olarak diyorum ki; “Bu kadar büyük bütçelerle, bu kadar modern tesis ve yatırımlarla, imkan, ilgi ve alakayla futbol nasıl böyle çöker?”

11 yabancı ile oynayan koca UEFA şampiyonumuz Galatasaray, grubunda sonuncu;olacak şey mi? Hem de gol atamadan ! Yıllar önce bir TV’de açık oturum yapılmıştı. Trabzon’u Şenol Güneş, Beşiktaş’ı Tayfur Havutçu, Galatasaray’ı Fatih Terim, Fenerbahçe’yi Aykut Kocaman temsil ediyorlardı. Aykut şöyle akademik bir soru yöneltmişti. “Liglerimizde neden yabancı var, 5 değil?” Fatih hoca hemen cevapladı “ Vallahi bilmiyorum.” Doğru söylemiş ve güzel bir gerçeği de dile getirmişti. Hoca bilemezdi, çünkü o futbolculuktan gelme bir teknik direktördü, onun ihtisası ve görevi takımını antrene etmek ve takımı maçlara fizik, teknik, moral ve taktik açıdan hazırlamaktı.

Türk futbolunu yönlendirecek, planlama ve ileriye dönük projeleri yapacak olanlar ise, futbolun akademisyenlerinin olmalıydı. Bu Fatih Hocamın itiraf ettiği gibi onun işi değildi. Sadece Fatih hocamın mı? Ayrıca çoğu bu işleri hiç bilmeyen TFF Başkanlarının, bu işleri kendi becerilerine göre yapmaya kalkmalarıyla, futbolumuz işte bu günkü zavallı haline geldi. Bir de buna ilave olarak, sadece kendi iş imkanlarının büyük gücüyle ve siyasi ilişkileriyle kulüp başkanları da, görevlere gelmeye başlayınca , işler iyice karıştı, örgütlenme, operasyon derken ortak toz dumana karıştı! Peki bu durumda federasyon başkanımız nerede? Neden hiç sesi çıkmıyor. Oysa lig başlarken ne demişti? “Her şey güzel olacak.” Oldu sayın başkan oldu!

Özetle bu TFF Başkanı ve yönetimiyle, bazı istisnalar dışında bu hocalarımızla, emekliliği gelmiş yerli ve yabancı futbolcularımızla, bu çoğu fanatik seyirciyle ve sadece eleştiren, birkaçı hariç hiç fikir üretmeyen futbol medyasıyla, bundan daha iyisini beklemek de hayal olur. Hakemler mi? Tüm iyi niyetine rağmen yukarda yazdığım bozuk düzen içerisinde Zekeriya Alp ne yapabilir, elindeki malzeme bu. Derbi maçı mı var, haydi Cüneyt Çakır! 1980 li yıllarda derbi ve çok önemli maçlar geldi mi zorlanırdık. Neden mi?

Eskiler iyi hatırlar.İhsan Türe, Yusuf Namoğlu, Özcan Oal, Sadık Deda, Oğuz Sarvan, Talat Tokat, Hasan Ceylan, Serdar Çakman, Necmi Temizel, Yahya Diker, Coşkun Kutay, İlyas Ayan, Aykan Köseoğlu (rahmetli), Yüksel Okçuoğlu, Ahmet Akçay, Yavuz Karaozan, Yalçın Darıcı, Erkan Göksel, Ünsal Çimen, Yavuz Karaozan, Kazım Ünlüsoy (rahmetli), Sabri Çelik vardı.

Arkadan Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, Bülent Yavuz gelirdi; bu isimleri yetiştiren hocalara teşekkürler, benim de bir nebze o yıllarda katkım olmuştu. Türk futbolunda yeniden yapılanma şart. Peki nasıl? Özerk olarak seçilen, bu işi iyi bilen, vizyonu, karizması olan ve çok çalışkan bir TFF Başkanı ve yönetimiyle liyakat sahibi kulüp başkan ve yöneticileriyle ve de en önemlisi, benim o yıllarda büyük zorluklarla Almanya’dan getirdiğim rahmetli Yılmaz Yücetürk, rahmetli G.Tekin Onay, Tamer Güney, Serpil Hamdi Tüzün, Adnan Dinçer gibi futbol akademisyenleriyle!

TFF Araştırma, Planlama, eğitim ve denetim (APED) dairesini kurar, yetkileri verir, o zaman 80 milyonluk Türkiye Belçika’nın arkasında mı kalır, önünde mi görürüz? Gerçi hayal , ama yine yazıyorum ve hep yazacağım, belki yarın, belki yarından da yakın, biri çıkar ve bunları yapar. 10 Kasım’da Ulu Önder Atatürk’ümüzü bir kere daha büyük bir sevgiyle ve saygıyla anacağız. Nur içinde yat ATAM