İnsanlık silkelenmezse karanlık çağ kaplayacak

19 Kasım 2019 Salı

Karamsar bir kehanetten alıntı değil. Tam tersi insanlığın, dünyanın geleceğine adanmış felsefe biliminin süzgecinden geçirilmiş, insanların insanca değerlere ilişkin bilgisizlikten arınmalarını, umutlu tek çıkış yolu gören, bilimsel felsefe yaklaşımlarının ürünü..

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı İoanna Kuçuradi’nin, 20 Kasım 2019 Dünya Felsefe Günü mesajından, ülkemize, dünyaya dönük yaşamsal değerde bir uyarı.. 

Bilimsel değerini, önemini, anlamını biraz daha ciddiyetle kavrayabilmemiz için, öncelikle İoanna Kuçuradi’nin 1979 yılından bu yana, kuruluşuna da doğrudan katkıda bulunduğu Türkiye Felsefe Kurumu’nun 1979 yılından bu yana başkanı olduğunun altını çizelim. Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu’nun 1983 yılından beri yönetim kurulu üyesi, 1988-98 yıllarında genel sekreteri, Ağustos 1998-2003 başkan, Ağustos 2008’den beri de onursal başkanı olduğunu, felsefede kişisel çalışmalarıyla ekol oluşturduğunu anımsatmalıyız.

Kuçuradi, insanlığın değerlerine ilişkin bilgisizliğin insanlığın, dünyanın geleceğine dönük en yaşamsal sorun olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, insanların çocukluktan başlayarak insan hakları, değerlerine ilişkin eğitimleri seferberliğini, umutlu tek çıkış yolu olarak görmekle kalmamıştır. Ülkemize dönük soluksuz çalışmaları ile de siyasal erkin kapıları kapatamadığı süreçler içinde, kuşkusuz en çok insan hakları uygulamalarında sorunlar odağı olan kurumlar içi eğitimlerde örnek çalışmaların seferberliğinin yürütülmesinde başı çekmiştir.

Çocukluktan başlaması en değerli eğitimlerde, kuşkusuz insan hakları ihlallerinin en çok yaşandığı alanlarda, yargı kurumları, polis, cezaevleri, din görevlilerinin, kurumsal kapsamlı bire bir eğitimlerinden alınabilen olumlu sonuçların insan hakları gelişimine katkılarını kavrayabilmek için ülkemizde sürdürülmüş çalışmaların sonuçları ile gözlemlenmesi gerek. Kuşkusuz aksi örnekler, felsefe biliminin ortaya koyduğu gerçeklerin, felsefenin şiddetle dışlanması, yasaklanmasıyla doğrudan bağlantılı olarak; insanın insan hakları değerlerinden koparılması, uzaklaştırılması ile de doğru orantılı olarak, çapıcı en alttakiler, ötekiler, mağdurlar, kadınlar, çocukların ağır insan hakları ihlaleri ile yüzleşmeleri katlıyor..

Sözü uzatmadan yarın yayımlanacak, Türkiye Felsefe Kurumu’nun sitesinde yerini almış, Kuçuradi’nin, 2019 mesajından önemli sorgulamaların satırbaşlarını paylaşalım..

“Dünyanın dört bucağından olan bitenlere baktığımızda, postmodernizmin en uç sonuçlarının yaşandığını görüyoruz Anything goes/Ne olsa olur. Bunda dünya felsefesinin payı ne?

(...) ‘Etik’ sözcüğünün bunca moda olduğu bir zamanda, ‘etiklerden hangisinin seçileceği’ sorusunun yoğunlaşması, ancak değer bilgisinden oluşan ‘etik’ ile kültürüler değer yargılarından normlarından oluşan ‘ahlaklar’ın farkını göremeyenlerin sorabileceği bir sorudur. ‘Etik’ sözcüğünün bunca moda olduğu bir zamanda, böyle bir sorunun sorulabilmesi, dünya felsefesinin değer konularında nasıl yerinde saydığını gösteriyor.

Değer konularına ilişkin bilgisizlik, gitgide yaygınlaşan insanları robotlaştırma, robotarı ise ‘insan’laştırma çabalarına da yansıyor. İnternet yoluyla ‘İntihar edeyim mi, etmeyeyim mi’ sorusunu soran genç bir insana, cevap verenlerin yüzde 63’ü, ‘et’ diye cevap verebiliyor.

Öyle görülüyor ki, insanlık olarak kendimizi silkelemediğimiz ve bazı umut verici gelişmeleri daha çok teşvik etmediğimiz takdirde, 21. yüzyılın makineleriyle donatılmış bir karanlık çağın dünyayı kaplaması olasılığı gitgide artıyor.

Gelip sınırlarına dayanmış olan postmodernizmin aşılmasının felsefi değer bilgileriyle olabileceği umuduyla, günün olan bitenlere değer bilgileriyle bir hesaplaşma günü olmasını dilerim..”