Şiddet nereden kaynaklanır?

21 Kasım 2019 Perşembe

Şiddet eylemini üreten ve destekleyen en önemli faktör “şiddet dilidir”!

Çünkü dil, düşüncemizi, düşüncemiz de tutum ve davranışımızı belirler.

Peki “şiddet dili” nereden gelir?

“Şiddet dili”, şiddete dönük söylem ve eylemler ailede başlar, okulda devam eder, politika aracılığıyla medyaya ve yargıya egemen olur, tüm toplumu pençesine alır!

Ailede:

“Döverim haaa...”

“Alırım ayağımın altına...”

“Baban duymasın kemiklerini kırar...”

Ve bu söylemlerin eyleme dönüşmesi!

Okulda:

Öğretmenin kulak çekmesi ve kulağından tuttuğu öğrencinin kafasını tahtaya vurması...

Müdürün tüm sınıfı “sıra dayağından” geçirmesi...

Büyük sınıfların küçük sınıfları dövmesi....

Siyasette:

“Ahlaksız...”

“Cibiliyetsiz...”

“Sürüngen...”

“İnsan müsveddesi...”

“Alçak...”

“Rezil...”

“Hain...”

Ve bu söylemlerin bazılarının yargı mensupları tarafından “emir telakki” edilip eyleme geçilmesi.

Medyada:

Siyasette kullanılan “şiddet dilinin” iyice abartılmış bir dalkavuklukla tekrarlanması. (Çok çirkin örnekleri aktarmaya terbiyem müsait değil, zaten yerim de yetmez.)

Televizyon dizilerindeki şiddeti özendiren olumsuz örnekleri saymıyorum bile...

Yargıda:

1) Açık ve belirgin haksızlık ve hukuksuzlukların, şiddete karşı en önemli faktör olan “Adalet duygusunu” sarsması...

2) Şiddet eylemlerinin, özellikle de çocuklara yönelik tecavüzlerin ve kadına yönelik saldırı ve cinayetlerin yeterince cezalandırılmadığına, sanıkların “hafifletici sebeplerden” yararlandırıldığına ilişkin yaygın inanç...

3) Barışa dönük eylem ve söylemlerin cezalandırılmasının yarattığı olumuz etki... (Anayasa Mahkemesi’nin son “Barış Akademisyenleri” kararının olumlu etkisini bir istisna olarak belirtmeliyim.)

Çocuk, ailede annesinden özellikle de babasından şiddet görerek büyür...

Okulda, öğretmeninden, müdüründen şiddet görerek eğitilir...

Siyasette, şiddet dilini kullanarak yükselir...

İktidara gelince de, medyayı şiddet diline mahkûm eder, yargıyı (kendisinin desteklenmesine yönelik) şiddete hoşgörülü davranmaya zorlar, toplumu şiddet diliyle, korku salarak, tehdit ederek, baskı yaparak yönetir...

ŞİDDET DİLİNE, ŞİDDETE, TERÖRE, HAYIR:

YAŞASIN BARIŞ VE BARIŞ DİLİ...

YAŞASIN HUKUK DEVLETİ VE ADALET!