Gülengül Altınsay

Enteresan şeyler

28 Kasım 2019 Perşembe

“Başımıza enteresan şeyler geldi” diyor Fatih Terim. Peki neymiş bu enteresan şeyler? Sakat oyuncular nedeniyle ve de altyapıdan yeterli oyuncuyu kadroya katamamaları nedeniyle 13 eksik oyuncuyla kritik Brugge maçına çıkılmış olması mı? Tamam, her şeye rağmen sezonun en iyi maçını çıkardı ve neredeyse 3 puanı da alıyordu Cim-Bom. Ne ki giderek yorgunluk belirleyici olmaya başladı. Takımın en iyilerinden Ömer Bayram “Koşamıyorum çıkar beni hocam” diyecek kadar bitti. Peki Fatih Terim’in “enteresan şeyler”i gerçekten enteresan mı yoksa son derece olağan mı bizim futbolumuz gözetildiğinde?

Köy takımı 

Cevabı sıcağı sıcağına Brugge takımı çerçevesinde verelim. Hatırlarsanız ne zaman Brugge bizim takımlara çıksa kendilerine “köy takımı” yakıştırması yapanlar olur. Sadece taraftar sayısına, kadrosundaki isimsiz genç oyuncularına falan bakılarak. Ama en azından her sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılıyorlar, futbolcu fabrikası gibi çalışıyorlar ve futbola emek veriyorlar. On sekiz yaşındaki futbolcuyu kritik bir maçta oynatabiliyorlar. Bizim anlayamamamız çok normal yani... 

Bu arada eminim ki hiçbir Brugge’lü oyuncu “Hocam yoruldum beni çıkar” dememiştir, demeyecektir. Aslında salı akşamı Galatasaray’ın karşılaştığı sorunlar sadece Galatasaray’ın sorunları değil. Genel olarak yıllardır kulüplerimiz benzer transfer yanlışlarıyla yaşlı ve kiralık ama kariyerli futbolculara bel bağlayarak kulüpleri kısa vadeli başarı umuduyla felakete sürüklüyorlar. 

Transfer bağımlılığı 

Bu akşam Avrupa kupasında üç temsilcimiz daha sahneye çıkacak. Beşiktaş 1. torbadan girdiği grupta 1 puana bile sahip değil ne yazık ki. İki sezon önce Şampiyonlar Ligi’nde gruptan namağlup lider çıkan bir takımdan bahsediyoruz. Çünkü “yap-boz, yap-boz”la buraya kadar. Bu kadar çok futbolcu değişiminin olduğu bir yerde bir de paralar suyunu çekince gelinen nokta da olağan, hiç enteresan değil.

Şimdi Beşiktaş yeni yönetimiyle yaraları iyileştirmeye çalışıyor. Hem de pansumanla değil ameliyatla. Çünkü yara çok derin. Belki imkânsızlıklardan ama böylece çok farklı bir kurtuluş modeli çıkacak önümüze. Aslında zaten olması gereken de buydu hep; genç yeteneklerle, koşan her geçen gün gelişen uzun vadeli takım yaratmak. Yani artık pahalı şöhret eskilerine yer yok bu yeni yapılanmada. Kısacası zaman ve müthiş sabır gerektiren bir sürece giriyor Beşiktaş. 

Aslında tüm kulüplerimizin de zaten yapması gereken bu. Fakat paranın cazibesi herkesin gözünü boyuyor. Pahalı transfer yapmaktan bu yüzden kimse vazgeçemiyor. Taraftarların sabırsızlığı da tüm bunlara zemin hazırlıyor. Bakın Galatasaray, yaz transfer döneminde o kadar futbolcu aldı ama şimdi sorunların çözümü olarak yine ocak transfer dönemini gösteriyor. 

Puan gerek 

Bu akşama gelince: Bundan sonra sadece prestij için belki 1-2 puan için sahaya çıkacak Kartal. Büyük olasılıkla da genç oyuncularını ve fazla zaman alamamış futbolcularını sahaya sürecek. Hem grubu itibarıyla hem de takımın performansı nedeniyle en ümitli olduğum takım Trabzonspor’du ama onlar da bu işe pek asılmadılar anlaşılan. 

Başakşehir ise enteresan bir durumda. Güçlü bir grupta lider olmasına rağmen bu akşam Roma ile oynayacağı maç çok kritik. Her şey olabilir bu grupta... Ne ki ülke puanına çok ihtiyacımız var. Bu yüzden tüm sorunlara rağmen bol puanlı bir gece umut ediyoruz...


Yazarın Son Yazıları

Sergen Yalçın fırsatı 27 Şubat 2020
Yazık oldu 23 Şubat 2020
Bağımsızlık mı? 20 Şubat 2020
Emekli takımı 15 Şubat 2020
Sergen farkı 9 Şubat 2020
Tekrarı var mı? 6 Şubat 2020
Dokunuşlar ve sorunlar 2 Şubat 2020
Keşke şaşırsak 30 Ocak 2020
Bekleyiş 27 Ocak 2020
Gerilim hattı 23 Ocak 2020
Bitiricilik yok 20 Ocak 2020
Limit bahane 16 Ocak 2020
Alkışlar Gençlere 28 Aralık 2019
Kapalı ve belirsiz TFF 26 Aralık 2019