Olaylar Ve Görüşler

Trump’ın görevden alınma ihtimaline dair...

03 Aralık 2019 Salı

Prof. Dr. TÜRKKAYA ATAÖV

ABD Başkanı Trump’ın görevden alınması gene gündemde. Başı bu kez muhalefet adına iki tali meclisten birinin başkanı Pelosi çekiyor. Konunun Amerikan tarihinde geçmişi var. Trump örneğinde Temsilciler Meclisi’ndeki ilk oylamayı başlatan Al Green’di; 364’e karşı 68’le yenik çıktı. Kongre’ye ayağının tozuyla ilk bastığında, Başkanı azletmek için değil, yoksulluk ve evsizlikle savaşım için geldiğini söylüyordu. Ama başkan ırkçı çıkmış, Haiti gibi siyah ulus-devletlerine “boklu ülkeler” demişti. İkinci atılım özel danışmanı ile uzun süreli avukatı Michael Cohen’in çalışma yerine baskın yapan FBI görevlilerinden geldi. Oysa Trump, hiçbir şeyi belgelememiş, araştıranlara kanıt bırakmamıştı. İşin ustası biri “Bu adamla baş edilmesi çok zordur” demişti. Başkası da “Çatışmaya ve sonunda kazanmaya bayılır” buyurmuştu. Cumhuriyetçi Parti her sonuçsuz girişimin muhalefet için bir gerileme olduğu görüşündedir. 

Yakın geçmişte Tom Steyer adlı biri “Onun yaptıklarına ve söylediklerine ses çıkarmazsak, saçmalığa dayalı yönetim kural olur” diyerek Des Moines kentinde açık toplantı düzenledi. Kırk kişi ona yardım ediyordu; muhalefeti yaymak için de 40 milyon doları gözden çıkarmıştı. Danıştıkları arasında ruhbilimciler de vardı. Başkanı “dengesiz, gitgide bozulan ve tehlikeli “buluyorlardı. Artan kızgınlığı onu düşürmeye çevirmek gerekiyordu. Şunları ekleyenler de az değil: “Yasa tanımaz, pervasız, düşünme nedir bilmeyen, yoksulluktan habersiz, halkın sağlığına ilgisiz, devlet yapısına sırtı dönük, danışmanları yavan olan.” Muhalefetin konuşmalarına uzak yerlerden gelenler var. “Post” dergisi 3 bin kez palavra attığını sayıp belirtmiş. 

Görevden almaya yoğunlaşma artınca Harvard Hukuk Profesörü Cass Sunstein ve ünlü bilimci Laurence Tribe bu konuda birer kitap çıkardılar, Michael Gerhard da benzer çalışmasının üçüncü baskısını yaptı. Yargı komisyonunun eski bir yazanağı da başkanın azli için apaçık bir suç olmasa da, seçmeni bölme, özellikle yandaşlarını şiddete yöneltme, nefret odaklarını güçlendirip silahlanmaya itme ya da cumhuriyetin temellerini sarsma gibi eğilimlerin görevden alma için yeterli olduğunu belirtiyor. (Birçok hukukçunun imzası arasında o zaman genç bir hukukçu hanımın da adı yazılı -Hilary Rodham, yani Clinton’un eşi.) 

Üç girişim

Şunları da belirtmeliyim: ABD tarihinde başkanlarla ilgili üç girişim oldu. Eski Başkan Grant’ın Savaş Bakanı için oylama yapıldı, ama karar alınamadı. Andrew Jackson’a karşı üçte-iki gerekli oy çıkmadı. Ulusa yalan söylediği için Clinton da oylandı ve Demokrat Parti’nin çoğunluğu azli reddetti. Cumhuriyetçi Nixon Muhalefeti gizlice dinlemesi yüzünden herhalde azledilecekti. Kendisi istifayla ayrıldı, sonraki Başkan da onu affetti. 

Önemli uyarı

Başkan dışında federal yargıçlar gibi başka yüksek rütbelilerin azli oniki kez söz konusu olmuştu. Yargıçlardan dördü işten atıldı. Cinsel taciz de yeterli nedendi. Bu kez, başkan Trump’ın durumu daha ciddi. Ama kesin değil. Geçmişte Beyaz Saray’a yönelik böylesine başarılı bir örnek yok. Meclis’e seçilenler ilk iş olarak Başkanı atmayı düşünmüyorlar. Gerçek amaç uyarı olmuştur. Her üye partisine göre oy veriyor. 

Konuya odaklanan halkın tepkisini de hesaplamak yararlı. Muhalif kanıtlarının yeterince inandırıcı olması gerek. Yerine gelecek olan başkan yardımcısının daha mı iyi olacağını birileri düşünmek zorunda. 

Ancak şu uyarı çok önemli: 16-17 Kasım 2019 tarihli “The New York Times” gazetesinin birinci sayfasında ve ilk sütunda Michelle Goldberg şöyle yazıyor: “Eğer Trump’ın görevden alınması tartışmaları bizi şaşkına çevirmiyorsa, bu duyarsızlık Amerika’nın ne denli dibe çöktüğünün göstergesidir.” Trump’ın ve ABD’nin günümüzdeki durumunu bu değerlendirme iyi özetliyor. Şimdilik, bu bile yeterli.