Yazgülü Aldoğan

Önemli olan din değil, vicdan!

05 Aralık 2019 Perşembe

Cumhurbaşkanın 6. Din Şûrası’nda laik hukuk devletinin sonunu “müjdeleyen” konuşmasından sonra herkes ayağa kalkar ve kıyameti koparır diye bekledim ama tek tük bir iki yazı dışında ses çıkmadı! Ya kurbağaların haşlanma süreci sonuna geldi, artık isteseler de itiraz edemiyorlar, ya da bir cumhurbaşkanı bir AKP Genel Başkanı olarak günde iki üç defa konuştuğu için yalama oldular, ciddiye almıyorlar.

Oysa söyledikleri vahim: “Bundan sonra İslam bize değil, biz İslama uyacağız” diyor. Yani Türk tipi Müslümanlığa, başta kendi mahallesinin kızlarının seküler yaşam biçimine sinirleniyor herhalde. Hayatımızın merkezine dini koyacakmışız. Bundan böyle Müslümanlığın kuralları geçerli olacakmış! 17 yıllık icraatı boyunca ufak ufak uygulamaya koyduğu bir niyet, açık ettiği bir özlem, bir hasret, bir ideal, bir misyon bu. Anayasasında değiştirilemez madde olarak “laiklik” yazan Türkiye Cumhuriyeti’nin, kendisini diğer çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu devletlerden ayıran ve insan haklarına özenli bir devlet olmasına imkân veren “laiklik ilkesini kaldırıp çoğunluğun tahakkümü demek olan din devleti yapmak! Oysa bu misyon, Anadolu Müslümanlığına da terstir, olsa olsa sonu hep çatışma, mezhep kavgası ve savaşlarına dönüşen Arap Müslümanlığına özenmektir. Anadolu’da yüzyıllardır, Türkü, Kürt’ü, Ermenisi, Yahudisi, Alevisi, farklı etnik ve inanç grupları, zaman zaman itişerek, birbirini incitip zarar vererek ama birbiri üzerinde de kanunlarla baskı kurmadan yaşamıştır ve yaşamalıdır! Ayrıca günümüz çağdaş uygarlığı ve insan hakları ilkeleri içinde, en önemlisi din ve vicdan özgürlüğü, fikir özgürlüğüdür ki, kimse kimsenin dinini ve inançlarını sorgulamamalı ve daha da önemlisi zorlamamalıdır. Hayatımızın merkezine dini koyduğumuzda Sünni Müslüman olmayanlar ne yapacak?

Dinler neyi emrediyor?

Zaten dinler ne için var olmuş? İyi ve vicdanlı insan olmak için! Dinlerin bütün vaazlarında ne deniyorCanlıların yaşam hakkına saygı duy, öldürme, çalma, çırpma, haksızlık etme, vicdanlı ol, kimsenin ırzına saldırma, iftira etme, beddua etme!

Cumhurbaşkanı’nın buyurduğu ve iktidarı süresince başta eğitimi olmak üzere yaşam biçimimizi de buna uygun olarak değiştirmeye çalıştığı ve iddia ettiği üzere yüzde 99’umuzun Müslüman olduğu toplumun buna uygun davrandığını söyleyebilir miyiz? Maşallah uçkurumuz pek bir gevşek oldu yıllar içinde! Çoluk çocuk, hayvan, kadın derken tutan tuttuğunu. Cinsel istismar, ensest, tecavüz olaylarında hayli artış var. Kadına şiddet dersen, ne eğitim, ne gelir düzeyi, ne bölge farklılığı tanıyor. Gücü gücüne yetene, şiddet olaylarında her güne bir derken öldürülen kadın sayısı ikiye çıktı! Çalma çırpma, devlet malını yağmalama, talan etme dersen hepiniz biliyorsunuz, devletin malı deniz, yemeyen domuz! İyi insan mıyız, değiliz. Hak yiyoruz, hak! Komşusu açken tok yatana Müslüman demiyorlardı değil mi? Şimdi “Ağaç kabuğu yesin, beter olsun” diyorlar. Kendi maaşlarına zam üstüne zam yapan, ballı emekli maaşlarına ek görevlerle maaş ekleyen yöneticilerimiz, yurttaşın hak ettiği emekli maaşının üzerine yatıyor, asgari ücreti de damlalıkla artırıyor. İşsizlik tavana vurmuş, her türlü atama ve tayinde liyakat ve hak ediş değil, kayırma var. Listeyi uzatmaya gerek yok. Demek ki yüzde 99, Müslüman olsa bile iyi insan olamamış! Vicdansız!

Zorla ibadet mi?

Nasıl koyacakmışız hayatımızın ortasına dini? Suud’daki gibi din polisi zoruyla mı? Namaz kılmazsam ceza mı ödeyeceğim? Oruç tutmazsam hapse mi atılacağım? Ki malum, devlet dairelerinde mutfaklar bakıma alınıyor, Anadolu’da muhafazakâr yerlerde lokantalar kapatılıyor. Zina yapanı kırbaçlayacak, hırsızlık yapanın elini mi keseceğiz? Alkol tüketimi yasaklanacak mı? Arap alfabesine, cuma tatiline, Osmanlıcaya geri mi döneceğiz? Atatürk’e öfkeniz başta laikliğin kabulü, devrimlerden ötürü değil mi?

İmam hatip liselerinde okumaya zorladığınız çocukları bile buna ikna edemeyeceğinizi unutmayın. Doğmaları tartışmayacak mışız? Tartışacağız. İlimi, bilimi her şeyin üzerinde tutacağız. Din ve vicdan özgürlüğü, bu toplumun tutkalıdır; bu coğrafyada iç savaşta birbirimizi gırtlaklamamızın tek güvencesi, imrenilen ülke olmamızın nedenidir.

Müslümanı, Müslüman olmayanı; dindarı, dindar olmayanı; inananı, inanmayanı ile birlikte laiklik ilkesine göre yaşayacağız. Anadolu insanı, Müslümanlığı kabul etmeden önce daha vicdanlıydı. Dayanışma, iyi insan olma hasletleri şimdikinden daha fazlaydı. Hacı hoca diye saygı duyulanların yaptıklarına, çocuklarımızın tarikat yurtlarında başlarına gelene şaşıp kalıyoruz! Kindar ve dindar değil, vicdanlı, ahlaklı, tartışan sorgulayan iyi insanlar yetiştirmeliyiz. Bu niyetlerin sonu iyi değil. İktidarınız sandığınızdan daha çabuk bitebilir.


Yazarın Son Yazıları