‘Son yılların en güzel haberi’

06 Aralık 2019 Cuma

Çocuk, zili ısrarla çalıyor. Kapı açılınca, içeri ok gibi dalıyor ve neşeyle haykırıyor:

- Yaşasın baba!.. Yaşasın!.. Karnemi aldım! Notlarım yükselmiş.

Babanın o ana kadar asık olan suratında bir ümit ışığı beliriyor:

- Bu defa sınıfı geçebildin mi yani?
- Onu bırak baba! Notlarım yükselmiş diyorum sana!

- Oğlum sınıfı geçtin mi, geçmedin mi?..

- O kadar acele etme, sınıfı geçemedim. Ama notlarım yükselmiş, sıra sınıfı geçmeye de gelecek, sabret biraz!

Baba homurdanır, anne mutfaktan gelir ne oluyor diye bakmaya, adam öfke içinde söylenir:

- Hanım, bu velet yine çakmış, adam olmayacak vallahi...

Çocuk babaya bozuk çalar:
- Ne yapsam beğendiremiyorum, zaten bu babam hiçbir şeyden memnun olmaz.

Şimdi bu kadar abes bir diyalog olmaz demeyin sakın!

Çünkü oluyor.

* * *

Bir zamanlar Babıâli’nin “Amiral gemisi olarak nitelenen şimdi Demirörenler’in elinde, havuz medyasının başında demir taramaya başlayan Hürriyet gazetesinin 4 Aralık tarihli sayısında sürmanşette şöyle deniyordu:
“Son yılların en güzel haberi.

Bir süredir, güzel habere hasret olduğumdan heyecanla okumaya başladım. “Son yılların en güzel haberi” meğer, OECD tarafından her üç yılda bir okuma, fen bilimleri ve matematik alanlarında 15 yaş düzeyindeki öğrenciler arasında yapılan uluslararası değerlendirme sınavında (PISA) Türkiye’nin her üç alanda da, puanını en fazla artıran ülke olmasıymış.

Ama bu sonuç başarı anlamını taşımıyor. Çünkü Türkiye bu yıl da, geçen yıllarda olduğu gibi, fen bilimleri, matematik ve okuduğunu anlama dallarında OECD ülkeleri ortalamasını tutturamamış ve kuruluş ülkeleri arasındaki sıralamada son beş içindeki yerinden yukarı tırmanamamış.

Sonuçlar kısaca şöyle:

Türkiye, matematikte 454 puan ile (OECD ortalaması 489) 42., fen bilimlerinde 468 puan ile (OECD ortalaması 489) 39., okuduğunu anlama alanında 466 puan (OECD ortalaması 487) ile 40. sırada.

Dikkati çeken bir husus da, her üç alanda da ilk sırayı Çin, Singapur ve Makao gibi Asya ülkelerinin alması.

İşte son yılların en güzel haberi özetle bu. Görüldüğü gibi ortada bir başarı yok.

Türkiye’de 15 yaşındaki öğrenciler, metamatik, fen bilimleri ve okuduğunu anlama düzeyi bakımından son beş arasında nal toplamaya devam ediyor.

Öğrencilerin durumu şaşırtıcı değil. Bir süredir, demokrasiyi askıya almış, yargı bağımsızlığını rafa kaldırmış, temel hak ve özgürlükleri demir parmaklık arkasına hapsetmiş, laikliği kapı dışarı etmiş olan Türkiye’de siyasal İslamın hedefi olan şeriat düzenine gidişin uzun erimli planları ve yatırımları, Diyanet ve tarikatlar ile el ele çalışan milli eğitimi imam hatipleştirerek, Tevhidi Tedrisat’ı tersine çeviren Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılmaktadır. Bu MEB’in egemen olduğu Türkiye’nin düzeni de “orta” kökenli mediocre sözcüğünden türetilen mediyokrasidir.


* * *


Mediyokrasi aslında iyiden çok yetersize yakın olan konuşma dilinde “eh işte...” diye ifade edilen, aslında yetersizliği vurgulayan bir ehveni şer düzenini ifade eder.

Mediyokrasinin iktidar güdümündeki havuz medyasının işlevi ise olanı olmamış, olmayanı olmuş gibi göstererek tozpembe bir görüntü yansıtmak, başarısızlıkları makyajlarak, başarı gibi sunmaktır.

Durum böyle olunca, aslında, ağlanası PISA haberi, sevinilesi bir olay gibi sunulabilmektedir.

Bütün mesele aslında bir başarısızlık simgesi olan mediyokrasiyi, mal matah bir şeymiş gibi sunmak ve insanları mediyokrasiye alıştırıp, razı etmektir.

Mediyokrasinin çoğunluğun içine sindiği ve bir başarı olarak kabul edildiği anda ise toplum mediyokrasiden, ne sunulursa itirazsız baş tacı edilen idiyokrasiye, doğru hızla kaymaya başlar.

Hürriyet’in yönetim kadrosu o aşamaya geldiğimize kanaat getirmiş olmalı ki, PISA olayını bize “son yılların en güzel haberi” olarak sunmakta beis görmüyor.



Yazarın Son Yazıları

Doğrusu oydu 24 Ocak 2020
Belki de iyi oldu 21 Ocak 2020
Yargının hali 31 Aralık 2019
En büyük sorun 27 Aralık 2019
2. Cumhuriyet işte budur 20 Aralık 2019
Osman Kavala salıverilmeli 13 Aralık 2019