Yazgülü Aldoğan

Şşşşt, katil olan erkek, kadın değil!

12 Aralık 2019 Perşembe

Dünya İnsan Hakları Günü’nde kadınlarla ilgili üç haber girdi, üç ayrı ülkeden: 1. Finlandiya’yı 34 yaşındaki kadın lider yönetecek. Tüm koalisyon ortakları da kadın! 2. Suudi kadınlar artık restoranlara erkeklerle aynı kapıdan girebilecek! 3. Jandarmanın tek kadın bomba imha uzmanı Esma Astsubay şehit oldu. Ve Kadıköy’de kadına karşı şiddeti şarkıyla protesto ettikleri için ters kelepçeyle gözaltına alınan 6 kadın “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçunu işledikleri gerekçesiyle çıkarıldıkları mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir ülkenin uygarlık düzeyini gösteren haberler bunlar! Tamam, Finlandiya olamayız, “onlar erken emeklilik yasası yüzünden ekonomik kriz yaşıyor” ama şimdi başbakan kadın, koalisyon ortakları kadın, bize düşen imrenmek. Suudlu kadınların da insan sayılıyor olma yolundaki adımlara sevinecek halimiz yok, ama onlar erkeklerle eşit olmasa da bir elleri yağda, bir elleri balda. Altın kafeste bülbül. Bize düşen ise kurşunlar, dayak, ölüm! Gerçekten utanç verici: Terörle mücadelede bir uzman kadın rütbelimiz şehit oluyor. Ve şehirlerde, kadınlar protesto için sokağa çıktığında bile yerlerde sürükleniyor.


***


Gençliğimizde, feminizmi bilmediğimiz, solculuğa özendiğimiz yıllar; “insan hakları vardır, kadın da insandır, demek ki ayrıca kadın hakkı istemek solculuğa yakışmaz” diye konuşulan dönemdi! Ne zaman ki kadının insan hakkı olmadığını tokat yiye yiye öğrendik; konuşmaya başladık! Kasım ayında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 39! “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”, izinli protesto gösterileri yapan, çoğu avukatlardan oluşan küçük ama etkili bir grup. Şilili protestocu kadınları örnek alarak dünyanın her yerine yayılan şarkılı ve danslı bir protesto gösterisi yapmak için toplanıyor Kadıköy’de. Normalde polisin güvenlik çemberi oluşturarak bu kadınları koruması ve gösterilerini sorunsuz yapmalarına imkân tanınması gerekir. Ama polis müdahale ediyor, tekme tokat girişiyor kadınlara, “elebaşları”nı ters kelepçe takıp Emniyet’e götürerek, avukatlarıyla görüştürmelerini yasaklayarak, bir damla su bile vermeden, sabaha kadar nezarette tutup ertesi gün öğlen mahkemeye sevk ediyor.


Katile şefkat


Polis, Ceren’in katiline ters kelepçe takmadı. Polis, Ceren’in katiline, sevk arabasında cezaevi beğendirmek için seferber oldu! Polis katillerin tarafında mı? Polis canileri mi savunuyor? Polis, erkek şiddetinden yana mı? Polis, “tehdit altındayım, beni kurtarın, adam beni öldürecek” demek için ilk adres, imdat polis diye çağıracağımız kişi değil mi? Sonra polis gelip kadını mı götürecek ters kelepçe takıp? İşte bu kadar mantıksız yaptığınız iş, Sayın Vali, Sayın Emniyet Müdürü, Sayın İçişleri Bakanı! Polisleriniz kadına şiddet uygulamak için değil, şiddet uygulanmasına karşı çıkan kadınları korumak için görevli olmalı. Yoksa siz kadının canını korumaya gerek olmadığını mı düşünüyorsunuz, hatta kadının insan olmadığını, her türlü şiddeti hak ettiğini mi? Sizi doğuran ananız, kızınız, kız kardeşiniz, sevdiğiniz kadın yok mu? Ve Cumhurbaşkanı Fransa’da polisin Sarı Yeleklilere tavrını eleştirmek için bakın ne diyor: “Baktım bir bayanı yerde sürüklüyorlar, nerede insan hakları?” Ve İnsan Hakları Günü etkinliklerine devam ediyor: “Yasakları kaldırdık, özgürlük alanlarını genişlettik. Güvenliği ve adaleti tahkim ettik.” Yoksa ondan da mı saklıyorsunuz şiddet uyguladığınızı; özgürlük olmadığını, adaletin de özlem olarak kaldığını?


Yazarın Son Yazıları