Tuncay Mollaveisoğlu

Trump’ın itirafları da olmasa!

11 Ekim 2019 Cuma

Ağustos 2016... Cumhuriyetçilerin başkan adayı Trump; “DEAŞ’ı Obama kurdu, Clinton da ona yardımcı oldu” dedi.

O dönem, “yüzde 10 bile oy alamaz” denilen Trump şimdi ABD’yi yönetiyor ve DEAŞ ile mücadeleyi, son Suriye operasyonu ile birlikte Türkiye’nin kucağına bırakıyor.

ABD Başkanı’nın kendi ifadesine göre, “ABD’nin kurduğu” terör örgütünün sorumluluğu artık Türkiye’nin!

Üstelik mücadeleye önderlik etme sözünü, Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Washington Post’ta çıkan yazısında veriyor;

“ABD, DEAŞ ile mücadelede sorumluluğu uzun süredir sırtında taşıyordu. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye liderliği devralarak süreci sonlandırmaya...”

Türkiye dünyanın en kanlı terör örgütlerinden PKK ve türevleri ile mücadele ederken Suriye operasyonu ile DEAŞ’ı da yakın tehdit çemberine soktu.

Ancak dün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu izlediğimde “acaba boşuna mı endişe ediyoruz?” hissine kapıldım. “DEAŞ’tan bir saldırı gelir mi?” sorusuna gülümseyerek yanıt verdi Bakan; “Dünyanın bunlardan ödü kopuyor. Bizle beraber ittifak etmelerinden başka yolu yok, sakin ve rahat olalım” dedi.

“Neyin ittifakı ve neyin rahatlığı?” anlamış değilim...

ABD, başka ulusların zenginliklerini sömüren çirkin yüzünü “demokrasi” maskesi ile kapatırdı. Ancak Trump’ın devlet adabı ile örtüşmeyen aşırı şeffaflığı bu maskenin de düşmesine neden oldu.

Türkiye’nin Suriye operasyonu ile ilgili açıklama yapan Trump, bir tarihi itirafta daha bulundu ve “Türkiye bu operasyonu çok önce yapacaktı. Obama yönetimi bu PKK’lileri oraya getirdi. Asıl ölümcül hata buydu. PKK, Türkiye’nin doğal düşmanı” dedi.

Trump, PKK ile bölgede çalıştıklarını da açıkça dile getirdi!

ABD, terör örgütü PKK ile ilişkilerini, Başkan düzeyinde ilk kez bu açıklıkla itiraf etmiş oldu.

Batı’nın ikide bir “Kürtler” diyerek dile getirdiği bir grup terör örgütünden başkası değil. “Kürtler topraklarını savunuyor, Kürtlere yardım yolladık” cümlelerindeki özne aslında terör örgütü...

Türkiye’de her türlü etnik kimlik Atatürk’ün “yurttaşlık” kavramında bir alaşım gibi birbiri içinde kaynamıştır. Batı’nın ve içerdeki işbirlikçilerin ikide bir “Kürtler” diyerek terör örgütü ile Kürt yurttaşları aynı fotoğrafa koyması bölücülüğün psikolojik ve sosyolojik zeminine hizmet ediyor.

40 yıldır terörle mücadele ederken Türkiye’de tek bir Kürt yurttaşın burnunun kanamaması, zehirli aşıların bu topraklarda tutmadığının da işareti.

Yine Trump’ın fırından yeni çıkmış itirafları ile emperyalizmin bu meseleye nasıl baktığını hatırlayalım; Euronews’in haberine göre Trump; “Kürtlere baktığınızda onlar Türkiye’nin doğal düşmanı, bugün bir tarihçi onların yüzyıllardır savaştığını söyledi...” diyor.

ABD yönetimine gelmiş en cahil liderlerden Trump’a, Türk yetkililerin anlatması gerekiyor; Türkiye ile savaşan Kürtler değil, sizin destek verip beslediğiniz terör örgütü PKK’dir...

“Doğal düşmana” gelince... Dünya halklarının, ulus devletlerin doğal düşmanı emperyalizmdir. Dün olduğu gibi bugün de yenilmeye mahkumdur, yenilecektir...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Seçimin ardından 29 Mayıs 2023

Günün Köşe Yazıları