Meriç Velidedeoğlu

‘Suriye’

25 Ekim 2019 Cuma

Değerli dostlar, Suriye’de olanları gazetelerde okurken, TV’lerde izlerken, “Mondros Mütarekesi” ya da ardından gelen “Sevr Anlaşması” sırasında, gerek Suriye halkının gerekse Iraklıların, Osmanlı Devleti’ne bağlı kalmak için, “Birleşmiş Milletler”e başvuruda bulunduklarını anımsadım.
Bu tarihlerde, “1920”lerde, “Amerika Birleşik Devletleri” (ABD), “Ortadoğu”dadır; buraların “Efendi”si, yüzyılların “Efendi”si İngiltere’den görevi “devralmış”, var gücüyle ısınmaya çalışmaktadır.
Dönemin tanınmış gazetecisi Amerikalı “Brown” da, İstanbul’dan Anadolu’ya geçmiş, Atatürk’e dek uzanıp, Anadolu’daki durumu ayrıntılarıyla öğrenmeye çalışmaktadır.
Ayrıca, İstanbul’da “söz sahibi” olan kimi kişilerin, bir süreden beri, çözüm olarak önerdikleri, Amerika’nın korumasında, buyruğu altında alacak bir “Manda Yönetimi” söylemleri de dolaşmaktadır.
Değerli dostlar, bu “Mandacılar”a, Atatürk’ün unutulmaz yanıtı olan “Ya Tam Bağımsızlık! Ya Ölüm!” tarihte yerini almıştır.
Bu araya girişi noktalarsak, görüldüğü gibi, Amerika (ABD) hemen hemen “yirminci yüzyıl”ın başından bu yana, günümüze dek hep bu bölgededir.
Kuşkusuz, “karşı güç” de belirecekti; öyle de olur, Rusya’da Suriye’de yerini alır.
“ABD” canı gibi koruduğu “Monroe Doktrini”ne aykırı olmadığı için, ülkesinden çok uzaktaki bu savaşta kuşkusuz yerini alacaktı...
Peki, içeride durum nasıl diye sorulacak olursa, bunu da Muhalefet Partisi CHP’nin Sayın Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu bize şöyle anlatıyor: “Saray’da durumlar iyi, pek iyi!..” diyerek...
Oysa, ülkede “işsizlik” sınırının, “yüzde onu” aştığı biliniyor, “sekiz milyon işsiz var” diye ilan edildi...
O zaman, “Saray bunu nasıl çözmüş” diye sormak gerekir.
Duruma şöyle bir bakacak olursak, “Saray”ın son günlerde bu bağlamda yaşadığı sevince değinelim.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kamulaştırılıp, “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilen arazide -sıcağı sıcağına- İkinci Damat S. Bayraktar’ın, “Baykar Makina” fabrikası inşa ediliverdi; kuşkusuz sevinilecek bir durum, “üretim” söz konusu...
İyi de, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” kontrolünde yürütülen bu yatırım için devletin, “Damat-2”ye sağladığı destek, gazetelerde yayımlandı durdu; kalem kalem; say say bitmiyor; kuşkusuz insanın ilgisini çekiyor...
Ve değerli dostlar, bu gibi durumlarda -genelde- sonuca bakıp, “Hiç olmazsa üretim var!” diyerek avunuruz!..
Çoğunlukla böyle değil miyiz?  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erasmus 19 Mart 2021
‘12 Mart 1921’ 12 Mart 2021
‘Manifesto!’ 5 Mart 2021

Günün Köşe Yazıları