Ankara’nın rantları!

25 Aralık 2019 Çarşamba

Türkü malum; “Ankara’nın bağları da, kıvrım kıvrım yolları...” diye başlayıp gidiyor. Bugünlerde başkentin hayata geçen türküsü ise şöyle:

Ankara’nın rantları da, parsel parsel katları, ne zaman zengin oldun sen, kaldıramıyon tapuları!”

Ankara 1994’te Melih Gökçek’in belediye başkanlığından sonra başkalaşmaya başladı. Kimliği altüst oldu. Rant uğruna kentin ana merkezlerindeki asırlık çınar ağaçları kesildi. Kentin ortasından otoyol geçirildi. Kent bilincinin olduğu ülkelerde şehrin tarihi dokusuna dokunulmaz, bizde en iyi olasılıkla betonla kuşatılır. Tarihi yapı ayakta kaldığına şükretsin.

Ankara’nın çevresindeki gecekondular elbet çağdaş bir görüntü değildi. Dar sokaklarından açık kanalizasyonların aktığı o derme çatma yapılar, Gökçek’in Meclis’ten yasa çıkartmasıyla toplu olarak “hamurlaştırıldı”, yıkıldı. Yerine yüksek binalar dikildi. Gecekondulaşmanın yerini betonlaşma aldı. Gecekondu gitti, betonkondu geldi.

Eskişehir yolu ve çevresi tam bir dev hayaletler koridoruna çevrildi. Arsasının üzerine en çok 3-5 katlı bina yapılabileceğini düşünen yurttaşlardan bu eder karşılığı arsa toplandı. 30-50 katlı binalar yapıldı. 

Atatürk Orman Çiftliği talanı apayrı bir konu.

***

Sinan Aygün’ün 4-5 gündür canlı yayınlar eşliğinde sayıp döktükleri yukarıda özetlemeye çalıştığımız tablonun sadece gözle görünen unsurlarından biri. 

Aslında ortaya dökülen Ankara’da 25 yıldır yaşanan talanın ucu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tam bir şeffaflık içinde ve hukuk zemininde bu talanın bütünüyle ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Mansur Yavaş’ı kutluyoruz; bu rant çarkına teslim olmadı. 

Mansur Yavaş’ı uyarıyoruz; kendisinin temiz, şeffaf olması yetmez, tüm kadrosunun da öyle olması gerekir. Yavaş’ın kadrosuna nüfuz ederek, gerektiğinde satın alarak hata yaptırmaya çalışacaklar. 

Yaratılan ve dar alanda paylaşılan rant o kadar büyük ki ne çuvala sığıyor ne televizyon ekranlarına. Bir anda 5 kat yerine 55 kat yapma izni alan, bunu kaybetmemek için neler yapmaz!

Konuya bir de şu açıdan bakalım; imar barışı çıkardılar. Vatandaş evini bir metre geniş yaptıysa, balkonu salona katıp biraz büyüttüyse, hasılı imar planına aykırı ne yaptıysa parası karşılığı affedildi. 3 milyon 599 bin 867 başvurudan 23 milyar 609 bin 133 lira para toplandı. 

Bir yanda vatandaşa imara uymadı diye ceza kesip para toplayacaksınız...

Bir yanda imar planı dinlemem mimar planı yaptım diyenlere yol verip rantı katlayacaksınız!

Kenti kirletmek, halkın adalet duygusunu yok etmek de cabası...

*** 

Ankara’daki güncel tartışmanın ana hedefi CHP.  Dışarıdan saldırı ile olmuyor, içini karıştırmaya çalışarak deniyorlar. Malzeme bulmakta da zorlanmıyorlar!

Son saldırıda CHP, “Bizim üstümüze bir şey bulaşmaz. Olay hukuk zemininde seyrediyor” demekle yetinemez, yetinmemeli.

Bu saldırıyı terse çevirmeli.

25 yılın hesabını sormalı.

Kente karşı suç işleyenleri açığa çıkarmalı.

Büyük kentlerin belediye başkanları gerçek belediyecilik nasıl olur göstermeli, kanaat önderlikleri yaratmalı.

CHP sadece saldırıları püskürtmeye çalışmakla yetinirse bunun sonu gelmeyecek. İş şu söze varacak:

Hırsıza hırsız deme, çuvalı başına geçirir!



Yazarın Son Yazıları

Avrupa Türkleri... 9 Şubat 2020
Suriye toplama kampı... 6 Şubat 2020