AKP'nin hedefi net: Daha çok kutuplaşma!

02 Ocak 2020 Perşembe

Siyasi gelişmelerin daha şaşırtıcı sonuçlar doğurabileceği bir yıla giriyoruz. 2020, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılının şekillenmesinde rolü olacak gelişmelere gebe. Bir yıla bu kadar çok şey yüklemek fazla olabilir, ama AKP iktidarının özellikle 2010’dan bu yana katlaya katlaya devrettiği sorunların düğümlendiği bir dönemeçteyiz.

2019’da bu düğümlerin bir bölümü açıldı. Yerel seçimler, Türkiye’nin tek particilik dayatmasına mahkûm olmadığını gösterdi. AKP’nin tüm devleti arkasına almasına karşın sandıkta yenilebileceği görüldü, yaşandı. AKP’nin de tek parça olmadığı, içinden partiler çıkabileceği görüldü.

Bu gidişi gören Erdoğan, 2019 için üçlü plan yapmıştı:

1- Ekonomi iyiye gidecek algısı yaratmak.

2- Bir dış kahramanlık yaratmak.

3- Millet İttifakı’nı parçalamak.

Olmadı... Üçünde de baltayı taşa, rakamlar aşşa vurdu!

Erdoğan mantığı, pes eder mi, mevcut gerçekliği kabul eder mi?

Etmez...

Ne yapar?

Kendisi başka bir “gerçek” imal eder!

***

2020’de Erdoğan nasıl bir yol izleyecek?

Bunu Erdoğan’ın da tam olarak bildiğini sanmıyoruz. Zira, duruma bakıp ona göre yol haritası çizecek.

Yılın başından görünen ise şunlar:

1- Millet İttifakı’nı parçalama hedefinden vazgeçmeyecek... Bunun için 2019’da uyguladığı, “PKK üzerinden HDP’ye, HDP üzerinden CHP’ye yüklenmek, sonra da İYİ Parti’ye dönüp onlarla ne işiniz var, demek” tutmadı. 2020’de hedef şu: dış konuları “ülkenin bekası için” çok elzem hale getirip, ortaya artığı akıldışı planlara CHP hayır deyince, “Bunların milli duyguları yoktur” yaygarası koparmak. Libya bunlardan biri olarak kullanılabilir!

AKP’nin başlıca güncel hedefi, İYİ Parti’yi Libya tezkeresinde yanına çekmek.

Böylece CHP’yi HDP ile “yalnızlaştırma” harekâtını daha kolay sürdürebilir.

2- Saadet Partisi’ni (SP) bir türlü istedikleri çizgiye çekemiyorlar. Sızan haberlere göre Erdoğan, 2020’de SP’yi hiç görmeme kararı almış. Yok sayacak. Ne var ki siyasette, siz yok sayınca o yok olmuş olmuyor. Bir partiyi, dışarıdan kimse büyütemez ya da bitiremez. Her ikisini de ancak kendisi yapabilir.

3- Yine sızıntılara göre, ne olursa olsun “daha çok din” kararı alınmış görünüyor. Din ve dine dayalı atılacak adımlarla toplumu kutuplaştırmak daha kolay. Riski yok, getirisi çok. 

FETÖ olayının ülkeye nelere mal olduğunu hiç bilmiyorlarmış gibi, hiç umurlarında değilmiş gibi davranıyorlar.

4- AKP içinden Babacan’a gitme eğilimi içinde olanlar, 2020’nin ilk 5 ayındaki gelişmelere dayalı karar verecek. 

5- Yukarıdaki maddelerin devamından şu çıkar:

Daha çok sertleşme, daha çok kutuplaşma!

Kaybetme korkusunun, erime endişesinin refleksleri...

***

AKP’nin bu hesaplarının tutup tutmaması, sadece kendisine bağlı değil.

AKP-MHP’nin Cumhur İttifakı’na karşı oluşan Millet İttifakı’nın çizgisi bunda önemli olacak.

CHP, 16 Nisan 2017 referandumundan bu yana daha farklı bir siyasal söylem, daha farklı bir dil geliştirdi.

Bunun karşılığını son olarak 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde gördü.

2020’ye AKP’nin kutuplaştırma siyaseti için bire bir iki konuyla girdik:

Libya ve Kanal İstanbul...

CHP, her ikisinde de son derece haklı söylemlerle bir duruş geliştirdi. 

Soru şu:

Bu haklı duruş, AKP’nin kutuplaşma siyasetini ve kendi tabanını etrafında tutma planını ne ölçüde etkiler?

Bir başka deyimle, CHP’nin “AKP tabanına da seslenme” hedefi son iki konuda da gerçekleşiyor mu?

CHP’nin bu konuyu uzmanlarıyla tartışıp bir yol haritası, bir yol dili, bir 2020 hedefi oluşturması gerekiyor.


Yazarın Son Yazıları

Avrupa Türkleri... 9 Şubat 2020
Suriye toplama kampı... 6 Şubat 2020