Yargı eleştirileri 2019

05 Ocak 2020 Pazar

Kamuoyu, derinleşen ekonomik sıkıntıların yanında yargının politize edilmesinden de çok rahatsız...

2019’da gözüme çarpan, kamuoyundaki eleştiri konularını özetlemek istiyorum.

*  *  *

Genel eleştiri konuları:

1) Masumiyet karinesi yerine suçsuz olduğunu kanıtla” ilkesinin uygulanması.

2) Tutuksuz yargılama ilkesinin ihlali.

3) Kararlarda ve infazlarda, katillere, hırsızlara, tecavüzcülere, fikir suçu sanıklarından veya siyasal sanıklardan daha müsamahalı davranıldığı izlenimi.

4) Kuvvetler ayrımını yok eden ucube” bir “Tek Kişi Yönetimi”nin yargıyı düzenleyen yetkileri.

5) Yeni savcı ve yargıçların iktidar partisi mensupları arasından seçilmesi.

6) Savcı ve yargıçların iktidarın eğilimlerine göre kararlar verdiklerine ilişkin iddia ve izlenimler.

7) Cumhurbaşkanı’nın yargıya emir ve talimat verdiği izlenimi yaratan söylemleri ve yargının bu söylemlere uygun davrandığı izlenimleri.

8) Cumhurbaşkanı’na hakaret ve Cumhurbaşkanı’nın açtığı tazminat davalarında, sanıklara haksızlık edildiği izlenimi.

9) Yerel mahkemelerin yüksek yargının verdiği kararlara direnmeleri.

10) Anayasa’ya göre yargının üstünde olması gereken AİHM kararlarının uygulanmaması.

11) Sözde “Adalet Reformu”nun Temel Hak ve Özgürlüklerin korunmasında ve Adil Yargılama usullerinde bir yenilik getirmemesi.

12) Gazete ve televizyonlar üzerindeki baskıların, sansürün ve cezaların artması.

13) Sosyal Medya kullanıcıları ve İnternet üzerindeki baskıların, sansürün ve cezaların artması.

14) Cumhurbaşkanına hakaret davalarının sokaktaki insanları, ev kadınlarını, otobüs ve metro sohbetlerini kapsayacak biçimde yaygınlaşması.

15) İnsanların haberleri olmadan haklarında dava açılması ve aniden gözaltına alınmaları.

16) KHK’lılara yapılan haksızlıklar.

17) Anneleriyle hapiste yatan bebekler, çocuklar.

18) Hasta mahkûmlar, tedavileri ve afları.

19) Bazı davalardaki gizlilik” kararı dolayısıyla, avukatların bile dosyalara erişememesi.

20) Avukatlara, savundukları sanıkların suçlarından dolayı dava açılması.

21) Kadın cinayetlerinde sanıklara, iyi hal indirimi” uygulanması.

22) Çocuklara tecavüz davalarının üstlerinin örtülmesi.

23) İnsan Hakları Savunucularına ilave olarak, Hayvan Hakları Savunucuları hakkında da soruşturma açılması.

24) Terör örgütüne üye olmamakla birlikte...” diye başlayan maddeye göre insanların yargılanmaları ve mahkûm edilmeleri.

25) Gizli tanık uygulaması.

26) Sulh Ceza Hâkimlerinin her önüne geleni hapse tıkmaları..

27) FETÖ suçlamasının, tüm muhalifleri de kapsayacak biçimde uygulanması.

28) FETÖ yargılamalarında zenginlerin para ile yakayı kurtardıkları izlenim ve iddiaları.

29) FETÖ davalarında, AKP’lilerin ve akrabalarının kayırıldığı iddiası.

30) HDP’lilere, özellikle de seçilmiş belediye başkanlarına, terör örgütü PKK suçlaması.

*  *  *

Özel davalara ilişkin eleştiriler:

Önce olumlu gelişmeler olarak Anayasa Mahkemesi’nin “Barış Akademisyenleri” davasında “Hak ihlali” kararı vermesini ve Yargıtay’ın Cumhuriyet Davası kararlarını bozmasını belirtelim ve kamuoyunu rahatsız edenleri anımsayalım.

1) Gezi Direnişi için yıllar sonra açılan yeni dava.

2) Osman Kavala’nın iddianame hazırlanmadan bir yılı aşkın süre hapiste tutulması.

3) AİHM’nin Kavala’nın hemen salıverilmesi kararına karşı direnme.

4) Cumhuriyet davasında Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin direnmesi.

5) Sözcü davasında, FETÖ ile ilgisi olmayanların FETÖ’cülükten mahkûm edilmeleri.

6) Eski HDP eşbaşkanlarından Cumhurbaşkanlığı adayı Selahattin Demirtaş’ın hapiste tutulması.

7) 15 Temmuz Darbe Girişimi davalarında, emir kulu olan ve olaylardan haberi olmayan öğrencilerin mahkûm edilmeleri.

8) Tamince ve Arınç’ın damadı gibi iktidara yakın olanların davalarında müsamaha izlenimi.

*  *  *

Değerli okurlarım, yaygın ve sürekli adaletsizlikle birlikte derinleşen sert bir ekonomik sıkıntı da yaşanınca hiçbir iktidar direnemez!


Yazarın Son Yazıları

Ekmeğimizle oynuyorlar 11 Şubat 2020
Adalete güven? 9 Şubat 2020
Suriye’deki açmaz! 6 Şubat 2020