Valla ‘Oh ne âlâ’

17 Ocak 2020 Cuma

Sistemin devamlılığını umursamadan...

Sadece kendi keyifleri için çocuk doğurmayanların rahat hayatıyla;

Sistemin devamlılığı için...

Kendini, çocuk uğruna, madden ve manen helak edenlerin hayat kalitesini mukayese eden;

Ve neticesinde kazancı iyi olan çocuksuz insanlara, çocuklu insanlardan daha fazla vergi zorunluluğu getirme önerisini sunan;

Çocuk doğurmayarak soylarını sürdürmemeyi göze alan insanları...

Çocuk doğurmaya zorlayarak soylarını sürdürmeye zorlamanın nasıl bir soykırım olduğunu düşünmeyen gazeteci Mevlüt Tezer’in restini görelim;

Ve artıralım.

Bu suç sadece devlet tarafından vergiyle değil;

Başka kurumlar ve oluşumlar tarafından daha büyük yaptırımlarla da cezalandırılsın.

Misal;

Çocuğa hamile kalındığı anda elini ailenin cebine atan özel sağlık sektörü çocuk yapmayanları katrana bulasın.

Anaokulundan üniversiteye kadar para basan özel okullar katranın üzerine kuş tüyü bocalasın.

Çocukları gece gündüz şehrin bir ucundan öbür ucuna fahiş fiyatlara taşıyan okul servis şoförleri arabaları çocuk doğurmayanların üzerine üzerine sürsün.

Çocuk odası yapan mobilyacılar, çocuk kıyafeti satan tekstilciler uzaktan zehirli oklarla vursun hepsini.

Oyuncakçılar yollarına mayın döşesin.

Yaz okulları, piyano, sörf, bale, yüzme hocaları evlerine bombalar atsın.

Çocuk havuzlu tatil köyleri adam tutup dövdürtsün hepsini.

Şekerlemeciler, dondurmacılar, pizzacılar yüzlerine yüzlerine tükürsün.

Her tartışmada çocuklarına “Sen de anne baba olunca anlarsın” diyen ebeveynler onları eşek sudan gelinceye kadar pataklasın.

Çünkü bu, hali vakti yerinde olduğu halde çocuk yapmayan insanlar sadece egoist değiller.

Aynı zamanda;

Memlekete faydalı olmanın tek yolunun üremek olduğunu düşünemeyecek...

Memlekete hatta dünyaya faydayı bambaşka alanlarda arayacak kadar tehlikeliler.

İnsanlığın, kendi yapacakları çocuğa ihtiyacı olma -minik- olasılığına tüm varlıklarını kurban vermeyecek kadar kötücüller.

Tıkır tıkır işleyen mevcut çarklara çomak sokacak kadar hainler.

Kendilerine gıpta edenleri yoldan çıkarabilecek kadar zehirliler.

Dünya nüfusunun kendileri yüzünden azalmasını umursamıyorlar.

Hatta bu felaketten medet umuyorlar.

Bilinçli ve kontrollü bir çoğalma stratejisiyle azalacak olan dünya nüfusu yüzünden artık eskisi kadar kıymeti harbiyesi kalmayacak olan savaşların dünya ekonomisini ne hale getireceğini düşünmüyorlar.

Daha az insanın yaşayacağı bir dünyada daha insani sistemlerin kurulmasının, daha adil bir eğitim ve sağlık politikasının inşa edilmesinin, daha uygar bir paylaşım modelinin var edilmesinin olasılığının, genel tüketim ekonomisi açısından bedelini hesaplamıyorlar.

Besinlerin ve suların herkese yeter hale gelmesine yol açmanın tehlikelerini göremiyorlar.

İnsanın kendine değer vermesi ve özgür iradesine sahip çıkması her halükârda küstahlıktır.

Ve çoğalma ya da çoğalmama tercihini bilinçli olarak kullananlar...

Yani kasten çocuk doğurmayanlar...

Kapitalizmin de faşizmin de pabucunu dama atacak yeni bir düzenin bilinçli şeytanıdır.

Görüldükleri yerde... taşlana!


Yazarın Son Yazıları

Bu ülkenin felaketi 7 Şubat 2020
Bir milyon Suriyeli 5 Şubat 2020
Savaşın cazibesi 10 Ocak 2020
Açlık 8 Ocak 2020