Baskı ve korku, telefon dolandırıcılığını artırdı

17 Ocak 2020 Cuma

Ne yazık ki toplumda, herkesin, her an, her yerde, “terör örgütü üyesi olmadan örgüte destek verdiği” veya “Cumhurbaşkanına hakaret ettiği” ya da “hakkınızda şikâyet var” iddiası ile gözaltına alınma veya tutuklanma olasılığının bulunduğu izlenimi yaratıldı.

On yıldan uzun bir süre önce Ergenekon ve Balyoz davaları ile başlayan Türkiye’yi “Baskı altında bir korku toplumuna” dönüştürme süreci devam ediyor:

Normal yollarla ifadeye çağrılmak yerine, polis tarafından evi basılan, havaalanından gözaltına alınan, otel odasından sabahın köründe alınıp götürülen kişilerin haberleri...

Ve bütün bunlar yetmiyormuş gibi, ömürlerini FETÖ ile mücadele ederek geçirmiş bazı kişilerin FETÖ’ye yardımdan mahkûm edilmeleri...

PKK terör örgütüne yardım suçlaması ile bir bölümü seçilmiş olan bazı politikacıların tutuklanmaları...

Sosyal medya hesapları üzerinden “Cumhurbaşkanına hakaret” veya “Teröre destek” suçlaması ile soruşturma açılanların sayısındaki artış...

Türkiye’yi iyice bir “Korku toplumuna” dönüştürdü.


*  *  *


Bir “Korku toplumuna” dönüştürülen ülkemizde bundan en çok yararlananlar telefonla dolandırıcılık yapanlar:

Kendilerini arayan dolandırıcılara para kaptıran ünlülerin öyküleri medyada sık sık yer alıyor.

Ne yazık ki olaylar, ancak kamuoyunun tanıdığı kişiler dolandırıldıkları zaman medyaya yansıyor: Dolandırıcılık o denli yaygınlaştı ve sıklaştı ki, insanları canından bezdiren bu bela, normal vatandaşların başına geldiği zaman artık haber değeri bile taşımıyor!

*  *  *

Benim çevremde, en azından bir üyesi dolandırılmayan veya dolandırıcılar tarafından aranmış olmayan aile neredeyse kalmadı gibi.

Dolandırıcılar aradıkları kişileri korkutarak kandırıyorlar:

Banka hesaplarının bir terör örgütü (genellikle PKK) tarafından ele geçirildiği iddiası çok kişiyi korkudan felç ediyor:

Bana anlatılanlara göre, insanlar bu korkuyla adeta robotlaşarak, kendilerini telefonda komiser olarak tanıtan kişinin talimatlarına uyuyorlar.

Anlatılanlara göre dolandırıcılık şöyle gerçekleştiriliyor:

1) Dolandırıcılar, önce belli bir kaynaktan (polis asıl bu kaynakları bulmalı ve kurutmalı) pek çok kişinin kimlik bilgilerini ele geçiriyorlar.

2) Sonra belli bir yaşın üzerindeki kişileri aramaya başlıyorlar. (Hele aranan, yalnız yaşayan yaşlı bir kişiyse onu korkutmak ve dolandırmak çok daha kolay oluyor.)

3) Arayan kişi kendisini ilçe Emniyet müdürlüğünden bir komiser olarak tanıtıyor. İnandırmak için de bir isim ve bir yaka numarası veriyor

4) Kimliğinizin ve kimliğiniz aracılığıyla banka hesabınızın terör örgütü tarafından ele geçirildiğini söylüyor.

5) Bütün kimlik bilgilerinizi tek tek sayıyor, sizi korkutuyor ve “hakkımdaki her şeyi biliyorlar, kimliğim ele geçirilmiş” diye düşündürerek teslim alıyor.

6) Bu konuşma sırasında, mizansen olarak arkadan polis telsizi sesleri kullanılıyor.

7) Daha sonra bir operasyon yapılmakta olduğu söylenerek terör örgütü mensuplarının yakalanması için, bankadan paranızı çekmeniz, operasyonda kullanılmak üzere kendilerine getirmeniz isteniyor ve belli bir yer tarif ediliyor.

8) Kimi zaman bankadan çıkar çıkmaz elinizdeki paket alınıp kaçılıyor, kimi zaman da para, bıraktığınız yerden alınıyor.

9) Bazen, kimseyi arayıp danışamayasınız diye de, o anda operasyon yapıldığı belirtilerek kendileriyle irtibat halinde olmanız için telefonunuzu sürekli olarak açık tutmanız isteniyor.

*  *  *

Emniyet Genel Müdürlüğü telefon sahiplerini  uyarmak için bu konuda sık sık mesajlar yolluyor...

Ama insanlarda öylesine bir korku yaratılmış ki, “Polis” ve “Terör örgütü” lafları duyulunca, özellikle yaşlı ve yalnız yaşayanlar korkudan her şeyi yapıyor.

Böyle telefonlar geldiğinde üç şey yapabilirsiniz:

1) “Ben banka işlerinden anlamam. Benim işlerime çocuklar bakıyor” diyebilirsiniz.

2) “Peki, siz kapatın, ben Emniyet müdürlüğünün sabit numarasından sizi arayacağım” diyebilirsiniz.

(Ama her iki durumda da karşınızdakinden okkalı bir küfür yemeyi göze almanız gerekiyor!)

3) Vakti olanlar ise böyle telefonlara “Peki” deyip istenilenleri yaparken arayanları yakalatıyor.

Elbette arayan numarayı ve olayı derhal polise ve savcılığı bildirmek de gerekiyor.

*  *  *

İktidar isterse, bu olayları önleyecek tedbirler için gerekli kararları hemen alabilir! 


Yazarın Son Yazıları

Ekmeğimizle oynuyorlar 11 Şubat 2020
Adalete güven? 9 Şubat 2020
Suriye’deki açmaz! 6 Şubat 2020