12 ay arkeolojik kazı!

17 Ocak 2020 Cuma

Günümüzde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, parlamento dışından, “ETS Tur ve Maxxroyal otelleri zincirinin yurtiçi ve dışındaki” sahibi Mehmet Nuri Ersoy atandı. Ayrıca Atlasjet ve Voyage Turizm de Ersoy kardeşlerindir.

Ersoy, gerçekten turizmi bire bir bilen bir insandır. Ersoy, Anadolu’da gezdiği her noktada, “Turizmin 81 ilimize yayılması ve 81 ilin de turizm gelirinden pay alması gerektiğini” vurguluyor...

Ersoy ekliyor: “Güneş, kum turizmi bir yere kadar. Eğer turizmi 81 ile yaymak, kültür turizmini geliştirmek istiyorsak; arkeolojiye, müze/ören yerlerine ve kültürel mirasımıza gözümüz gibi bakmak zorundayız...

Harika bir düşünce...

Ersoy, devam ediyor: “Kültür turizminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için en uygun meslek grubunun arkeologlar olduğunu düşünüyoruz...

TBMM’de bütçe konuşmasında ayrıca şu bilgileri verdi:

Türkiye’de 155 arkeolojik kazı yapılıyor. Bunların 123’ünü Türk ve 32’sini de yabancı arkeologlar yapıyor. 2020’de, yıl boyu yapılacak ve desteklenecek kazı sayısı, 20’den 62’ye çıkarılacak 2021’de ise 123 yerli kazı başkanlığının tamamının bu yıl boyu projeye dahil edeceğiz...

Peki, bu kazı başkanı arkeologlar, bağlı oldukları üniversitelerde ne zaman ders verecekler? Ne zaman makale yayımlayacaklar? Ne zaman kitap yazacaklar?


***


Ersoy, 2021’den sonra yabancı arkeologlara da bir çağrıda bulunacağız. Çünkü onlar da maalesef 45 ila 60 gün kazıyorlar. Ya süreyi uzatmalarını, yapamıyorlarsa da bizim yerli kazı başkanlıklarına mevcut yerleri devretmelerini isteyeceğiz!” dedi...

Peki, bir zamanlar yabancı arkeologlara, ünlü casus-arkeolog yüzbaşı Thomas Edvard Lavrence gözüyle bakılmaz mıydı?

Yabancı arkeologlar, her zaman 12 ay süreyle ABD’den, Kanada’dan, Almanya’dan,

İtalya’dan buraya gelip kazı mı yapacaklar, yoksa üniversitelerinde, ders mi verecekler, makale yazıp kitap mı yayımlayacaklar?

Kısaca yabancı arkeologların bazılarının dünya çapında buluntularına göz atalım:  Çatalhöyük, Efes, Bergama, Göbeklitepe ve niceleri... Şimdi bu arkeologların, üniversitelerindeki bilimsel çalışmaları bırakıp Türkiye’de kazı yapmaları isteniyor!

 

Ersoy, yıl boyu sürecek 62 adet arkeolojik kazıda, toplamda 318 uzman personel ile 913 işçinin istihdam edileceğini söyledi... Bakanlığa kaç ve ne zaman arkeolog, sanat tarihçisi, antropolog ve restoratör alınacağına ilişkin en ufak bir duyuru almadık...

Arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerinden, her yıl yaklaşık 4 bin mezun verilmesine karşın, iş bulan mezunların sayısı yılda ancak 10-20 kişi arasında değişiyor.

Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu’nun verilerine göre, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, 18 arkeoloji bölümü tercih edilmediği için kapatıldı!


***

Zeugma'nın Mona Lisa'sı

Acaba, Bakan Ersoy dağ başındaki Türk ve yabancı kazı alanlarını gezdi mi? Acaba Bakan arkeolog olsaydı, oralarda 12 ay kazı yapabilir miydi?


***


Zeugma’dan bir örnek verelim... ABD bilgisayar firması “Packard Vakfı”, kültüre ilgisi sonucu, Gaziantep Belkıs köyü yakınlarında, Keban Barajı’ndan dolayı Fırat Nehri’nin suları altında kalacak antik Zeugma kentinin kurtarılması için 5 milyon dolar bağışta bulunmuştu.

Zeugma’nın sular altında kalmayacak bölümünde yapılacak arkeolojik kazılar için uçaklardan gönderilecek lazer ışınları ile antik kentin harita-planı çıkarılacaktı. Türkiye’de ilk kez uygulanacağı söylenen lazer ışınlaması ile harita çıkarılması için ayrıca 15 milyon dolar harcanacaktı...

Zeugma’da yabancı ve yerli bilim insanlarının 12 ay çalışabilmeleri için personelin kalacağı yatakhaneler dışında, laboratuvarlar, fotoğrafhaneler, telefon iletişimi kurulmuştu.

Vakfın başkanı David Packard, bu amaçla uluslararası üne sahip bir İngiliz arkeoloğu olan Richard Hodges’in başkanlığında ve on yıllık bir planlama ile yapılacak araştırma ve kazı için 50 milyon dolara kadar çıkan bir bağışı Türkiye’ye önermişti...

Ayrıca, Zeugma’nın yanında turistler için bir otel yapılacak, nehrin suları altında kalan arkeolojik alanları görmek isteyenlere de balık adam merkezi de oluşturulacaktı...

Kültür Bakanlığı’nın izni ve GAP yönetiminin eşgüdümünde 11 ülkeden 100’e yakın arkeolog ve uzman ile 250 işçi çalışmıştı. Birkaç yıl süren çalışmalarda 150 m2’ye yakın duvar resmi, 28 figürlü ve 58 geometrik olmak üzere 1200 m2 büyüklüğünde 86 mozaik kurtarılmış, ayrıca 100 bini aşkın mühür izi olan “bulla”, yaklaşık 5 bin kadar sikke ile bronz heykel ve heykelcikler ile 2 bini aşkın küçük buluntu ele geçmişti.

Yabancıların “ilk yardım arkeoloji heyetinin” çalışmaları sonucunda, Zeugma antik kenti ve Gaziantep’te olağanüstü bir müze yaratıldı...

Ne var ki o tarihte “eski çağlar” eğitimli, dar görüşlü Müze Müdürü, “Bunlar hep antik Yunan ve Roma dönemini kazıyorlar. Oysa çevrede eski çağlar da var... diyerek kazıyı baltaladı... Dönemin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü de öneriyi benimseyince, yabancı arkeologlar milyonluk dolarları ile birlikte tası tarağı apar topar toplayıp Zeugma’dan ayrıldılar... Sonrasında Bakanlık, dar bütçesiyle Zeugma kazısını yüklenmek zorunda kaldı...

Zeugma’da çalışmalar 12 ay ve dolar üzerinden yapılıyordu! Sayın Ersoy, keşke o tarihte siz bakan olsaymışsınız!


Yazarın Son Yazıları

Fethullah Mason mu? 28 Şubat 2020
Gülen ve Yahudilik! 25 Şubat 2020
Nereden nereye? 18 Şubat 2020
Yaşasın işsizlik! 14 Şubat 2020
Basın ve arkeoloji… 10 Ocak 2020