Olaylar Ve Görüşler

Zincirin halkaları

18 Ocak 2020 Cumartesi

AHMET GÖKSAN

Ulusları ve toplumları yöneterek ileri aşamalara taşımak için önderlerin yaptıkları katkılar asla unutulmaz. Onlar aramızdan bedenen ayrılmış olsalar bile her zaman saygı ile anılıyorlar. Ulusal sınırlarımızın dışında kalmış olan Kıbrıs Türklerinin de kendilerini yönlendiren önderlerle birlikte çalışarak halkın esenliğini sağladıkları biliniyor. Kıbrıs özelindeki önderler halkı Yüce Atatürk’ün ilkeleri ve ülküleri çerçevesinde yönetmişlerdir. 

Kıbrıs Türkleri de ulusal sınırlar dışında kalmış olsalar bile Türkiye ile bağlarını koparmamışlardır. Yüce Atatürk’ün Şam’da askeri ataşe olarak görevli iken “Kıbrıs’ta Türk dili ve Türklük sönmesin” söylemi ile yaptığı katkılarının da unutulmadığını kaydetmek istiyoruz. Onun yaktığı ateşten yola çıkarak bu ışıktan yollarını aydınlatarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni 15 Kasım 1983 tarihinde ilan ederek taçlandırdılar. 

‘Ben Küçük’ün neferiyim’

Kıbrıs Türklerinin onur mücadelesinin başlangıcının adanın İngilizlere kiralandığı 4 Haziran 1878 tarihi olduğunu da kaydetmek istiyoruz. Yüce Atatürk’ün kendi maaşından ayırdığı belirli miktardaki para ile SÖZ gazetesi yayın yaşamına başlıyordu. Bir ilkokulda öğretmen olan Mehmet Remzi Okan’ın gazetesinde Dr. Fazıl Küçük, Türkiye ile birlikte olmak için halkın bilinçlenmesine yönelik yazılar yazıyordu. Aynı dönemde işadamı olan Mustafa Necati Özkan da İSTİKLAL gazetesini yayımlıyordu. İki gazeteyi yayımlayanlar arasında Türkiye ile birlikte olmak için izlenecek yol konusunda ayrılıklar yaşanıyordu. 

Dr. Fazıl Küçük, hangi koşulda olursa olsun Türkiye ile birlikteliği savunurken Mustafa Necati Özkan ise Atatürk ilkeleri çerçevesinde yönetilen bir Türkiye ile birlikte olmayı savunuyordu.

Mehmet Remzi Okan’ın ölmesi sonrasında Dr. Fazıl Küçük, HALKIN SESİ gazetesini 1942 yılında yayımlamaya başlıyordu. “Ben Dr. Küçük’ün neferiyim” diyen Rauf Raif Denktaş, hukuk öğrenimini tamamlayıp adaya dönüyordu. Oda benzer yönlü, halkın moralinin yüksek tutulmasını içeren yazılar yazıyordu. Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu adına yayın yaşamına katılan NACAK gazetesi de aynı çizgide yayın yaşamına katılıyordu. 

Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs’ın her yöresini gezerek halkın isteklerine yanıt vermeye çalışırken diğer önderlerle birlikte yardımcısı Rauf Denktaş oluyordu. Kıbrıs Türklerinin yaşadıkları sıkıntıların dünya kamuoyu ve uluslararası kuruluşlarla paylaşılarak Türkiye’de de anlatılması için çalışmalar yapıyorlardı. 

Mücadele bize emanet

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulması sonrasında Dr. Fazıl Küçük Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev alırken Rauf Denktaş da KIBRIS TÜRK TOPLUM MECLİSİ BAŞKANI oluyordu. Zorlu geçen mücadele ve direniş sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu yaşayan Dr. Fazıl Küçük, 15 Ocak 1984 gününde bedenen aramızdan ayrılırken aynı mücadelenin içinden gelen Rauf Denktaş’ı da 13 Ocak 2013 yılında birlikte mücadele ettikleri vatanın topraklarına emanet etmiş bulunuyoruz. 

Böylece mücadelede zincirin son halkasını da diğer mücadele edenlerle birlikte sonsuzluğa uğurlamış bulunuyoruz. Torunlarımızdan emanet aldığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni onlara emanet edeceğiz. Onların da kendi torunlarına emanet etmelerini isteyeceğiz.

Zincirin halkası gibi onurla mücadele eden büyüklerimizin anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.

Işıklar içinde olsunlar...


Yazarın Son Yazıları

Muzaffer İlhan Erdost 27 Şubat 2020
DEMOKRASİ MASALLARI-2 25 Şubat 2020
Suriye’de son perde 25 Şubat 2020