Atatürk’e ve Atatürkçülere saldırmak modası!

21 Ocak 2020 Salı

İktidarın “İki sarhoş” söyleminden esinlenerek...

Laikliği savunmaya soruşturma açılması girişimlerinden cesaret alarak...

Ve en önemlisi 16 Nisan 2017 Halkoylaması ile Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde Parlamenter Demokrasiye son verilmesinden sonra:

Her vesileyle, Atatürk’e ve Atatürkçülere saldırmak moda oldu!

*  *  *

İNSAN HAKLARINI SAVUNUYORSUNUZ:

Size düşmanca bakanların, size düşmanlık edenlerin, size haksızlık, hukuksuzluk yapmış olanların ve bu nedenlerle size düşman olduklarını açıkça bildiklerinizin bile Temel Hak ve Özgürlüklerini savunuyor, haklarında dava açılmış olanların adil biçimde yargılanmalarını istiyorsunuz...

PKK, FETÖ/PDY, DHKPC, IŞİD gibi terör örgütleri mensubu oldukları iddiasıyla yargılananların bile, sizin suçsuzluklarına inandığınız insanlar gibi, onlar kadar, adil ve usulüne uygun biçimde, savunma haklarına riayet edilerek yargılanmalarından yana tavır koyuyorsunuz:

Tutuksuz yargılanmanın esas olduğunu, iddianame bile hazırlanmadan insanların uzun süre tutuklu olarak hapsedilmelerinin haksız, hukuksuz ve adaletsiz olduğunu savunuyorsunuz...

İnsanların yargı kararı olmaksızın, idari kararlarla suçlanmalarına, işlerinden atılmalarına, yasal haklarından mahrum bırakılmalarına karşısınız...

Yargı kararları ile aklanan insanların bütün haklarının iade edilmesini savunuyorsunuz...

En önemlisi de, kuvvetler ayrılığından, bağımsız yargıdan yanasınız!

Bütün bunları:

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nden, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti’nden, Parlamenter Demokrasi’den yana olduğunuz için...

Hukuk Devleti’nin ancak yeniden bu yolla ihdas edilebileceğine inandığınızdan dolayı...

Özellikle de “Terörle mücadelede” en etkili yolun Hukuk Devleti’nin savunulması ve uygulanması olduğunu bildiğiniz için...

Yapıyorsunuz!

*  *  *

ÇÜNKÜ ATATÜRKÇÜSÜNÜZ:

Çünkü Demokrasiden yanasınız...

Çünkü Laiklik olmadan Demokrasi olamayacağını biliyorsunuz...

Çünkü Hukuk Devleti’ni savunuyorsunuz...

Çünkü sizi yönetenlerin, sadece varlıklarını değil, iktidarlarını dahi Atatürk’e borçlu olduklarını (onlar bilmeseler bile) siz biliyorsunuz...

Çünkü kendi varlığınızı, özgür ve bağımsız kimliğinizi ve kişiliğinizi, savunduğunuz Temel Hak ve Özgürlüklerin bilincini, Atatürk’e borçlu olduğunuzun idrakindesiniz...

Çünkü toplumsal ve siyasal olaylara, diyalektik yöntemle, aydınlanma çizgisinde, aklın ve bilimin ışığında bakıyorsunuz...

Atatürkçü olmakla övünüyorsunuz!

*  *  *

AMA SIRF ATATÜRKÇÜ OLDUĞUNUZ İÇİN ELEŞTİRİLİYORSUNUZ:

Hem kendilerini Atatürkçü zanneden, Kemalizm’i “Kenanizm” olarak algılayan, baskıcı iktidarlara destek veren cahiller tarafından...

Hem de haklarını ve özgürlüklerini savunduğunuz kişiler ve gruplar tarafından...

Atatürkçü olduğunuz için eleştiriliyorsunuz!

*  *  *

Seslerini Atatürk sayesinde duyurabilen...

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’te yaşama şansına sahip olan...

Ve Atatürk’ün kurduğu devlette iktidara bile kavuşmuş olan kişiler tarafından...

Atatürk’e ve Atatürkçülere yapılan saldırıları hüzünle izliyorsunuz!

*  *  *

Ama kendinize yapılan saldırılara üzülmüyorsunuz...

Çünkü biliyorsunuz ki:

ŞAHSINIZ ÖNEMLİ DEĞİLDİR...

Önemli olan, Atatürk, onun kurduğu “Demokratik Cumhuriyet” ve onun “akıl ve bilimle” çizilmiş olan “Aydınlanma Yolu”nu izleyen “Atatürkçüler”dir.


Yazarın Son Yazıları

Ekmeğimizle oynuyorlar 11 Şubat 2020
Adalete güven? 9 Şubat 2020
Suriye’deki açmaz! 6 Şubat 2020