Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

‘Bütün Zenciler Siyah Değil’

8 Kasım 2008 Cumartesi

Yukarıda tırnak içinde verdiğim, Samim Lütfünün 23 yıl önceki (03.08.1985) bir yazısından alınmış başlık geldi aklıma Obamanın beklenen zaferi ilan edildiğinde.

Obamanın zaferinin aynı zamanda bir Amerikan zaferi olduğu hiç kuşku götürmez. Çok uzaklara gitmeye gerek yok, bizim kuşağın genç-liğinde, ABDnin güney eyaletlerinde, zenciler üniversiteye polis hatta asker nezaretinde girebiliyorlardı.

Kara derililerin haklarını ancak kuvvete başvurarak, elde edeceklerini ileri süren militan önderler Rap Brown ile Stockley Carmichaeli tanıdığımızda üniversiteyi bitirmiştik, Martin Luther King öldürüldüğünde de otuzumuza merdiven dayamıştık.

Sonra zenci adam African Americanoldu, ırk ayırımcılığına karşı yasalar çıktı, hatta pozitif ayırımcılıkla, siyah kontenjanları tanınarak, kara derili adamın aradaki farkı kapatması yolunda yeni fırsatlar yaratıldı.

Ve sonunda, kara derili bir adam velev saf kan zenci olmayıp, melez bile olsa, aslında hiçbir zaman ileri sürüldüğü kadar ak olmayan Beyaz Saraya girmeyi başardı.

Kara derili adamın Beyaz Saraya girmesi zencilerin olduğu kadar ABDnin tarihinde önemli bir adım, bir değişimdir.

***

Değişimin niceliği ve niteliği ise apayrı bir konu. ABD sistemi, tabandaki halkın büyük kökten bir değişikliği isteyebileceği kadar şeffaf mı? Bu düzen, sokaktaki adamın, yönetimin manivelasını elinde tutan elitlerin dışında kalanların, oylarıyla kendi tersine dönüşebilecek kadar demokratik mi?soruları ciddi araştırmalara konu olabilir.

Obamanın değişimin simgesi olduğu, değişim isteyenlerin oylarıyla Beyaz Saraya çıktığı görüşü yanlış değil.

Evet değişim! Ama nasıl bir değişim?

Bu soru aklıma Luchino Viscontinin 1963 yapımı Leopard filmini getiriyor. Asil bir Sicilya ailesinden gelen Guisippe Tomasi di Lampedusanın il Gattopardo adlı romanı aslında, yazarın Sicilya prenslerinden biri olan büyükbabasının öyküsünü anlatır. Romanda ve filmde, birliğini oluşturma sürecindeki Garibaldi İtalyasında Sicilya bölgesinde Salina Prensi olan Don Fabrizionun yaşamından bir kesit yansıtılır. Bir dünya yıkılmakta, yeni bir dünya kurulmaktadır.

Yeni düzene ayak uydurmak zorunda olan Don Fabrizionun yeğeni Tancredi, Prens amcasına şunları söyler:

- Her şeyin tümden değişmesini istemiyorsak, bazı şeylerin değişmesine katlanmak zorundayız.

Obamanın ABD ve dünya için temsil ettiği değişimin bu tür bir şey olduğunu, bu değişimin iş dünyasını çok rahatsız etmediğini, hatta onun desteğine sahip olduğunu düşünmeden edemiyorum.

***

Nasıl ABDde iç savaş sonrasında köleliğin kaldırılması kuzeydeki beyazların güneydekilerden daha iyi yürekli olmalarından değil de, tarım kökenli güneyin kölelerin emeğine gereksinim duyarken, kuzeydeki sanayicilerin zencileri ucuz el emeği deposu haline getirecek bir ortamı istemelerinin sonucu ise, ırkçı görüşlerin ortaya çıkması da salt beyaz adamın yüreğinin karanlıklığının değil, ekonomik gereksinimlerin sonucu olmuştur. Hıristiyan felsefesinin, İsanın kimi müritlerinin öbürlerinden daha aşağı olmasına ihtiyacı vardı, yoksa bu acımasız sömürü nasıl kabul ettirilebilirdi?

Kapitalizmin kendisi belirli bir aşamasında ırkçılığı kaçınılmaz olarak oturtuyor düzenin içine.

Ve kapitalizmin her zaman, daha aşağı, daha yeteneksiz, yapısı itibarıyla başına gelenlere müstahak zencilere ihtiyacı olacaktır. Bu ihtiyaç sürdükçe de, düzenin zencileri hep baki kalacaktır.

Bu zencilerin illa siyah olmaları gerekmez. Örneğin Almanyanın zencileri beyaz tenli Türklerdir. Obama Amerikasının zencileri Afganlar, belki Pakistanlılar, bölgeden kısmi bir çekilme yaşansa bile Iraklılar, kimi Latin Amerika ülkelerinin yöneticileri olabilecektir.

Şimdiye dek bütün dünyada, Amerikan sisteminin kurbanları olarak görülen zencilere ise bakış Obama iktidarında değişebilecektir. Çünkü sistemin yapısı gereği dünyaya egemen olmaya, hiç de haklı olmadan herkese kendi barışını zorla kabul ettirmeye çalışan bir siyah başkan, hem bazı insanlara, renkleri ne olursa olsun, yeni dünya düzeninin yeni zencilerinin kendileri olduğunu, bütün zencilerin siyah olmadığını gösterecek, hem de siyah adamın, aynı zamanda nasıl bir beyaz gaddarlığıyla davranabildiğini öğreterek, sorunun derinin renginde olmayıp, düzenin renginde olduğunu kanıtlayacaktır.

asirmen@cumhuriyet.com.tr

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Teröre karşı etik bildirge 22 Mart 2019 Cum
Teröristin amacı da buydu 19 Mart 2019 Sal
Ezana dokunma! 15 Mart 2019 Cum