Kadına Şiddet ve ‘Eşeklik Faktörü’

10 Kasım 2008 Pazartesi

Geçen perşembe günü Cumhuriyetin üçüncü sayfasında bir haber vardı. Başlığı: “Eğitimli erkek de dövüyor.

Eğitim Reformu Girişimince hazırlanan Eğitimde ve Eğitimle Toplumsal Cinsiyet Eşitliğiraporuna göre kadına şiddet uygulayanlar, okul yüzü görmemiş, uygarlıktan nasibini almamış olanlarla sınırlı değil. Okumuş-yazmışlar da kadınlara karşı erkekliklerini bir güzel icra ediyorlarmış! Sille-tokat... Cinsiyet eşitliğiyle ilgili temel bir gösterge olan aile içi şiddet rakamlarına bakıldığında, lise mezunu her üç erkekten birinin en az bir kez eşine şiddet uyguladığı belirlenmiş.

Öyleyse, şakayla karışık şöyle söylenebilir: Boşuna dememişler, eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalırdiye

Rapora göre, kadına yönelik şiddet açısından lise mezunu erkekler ile ilkokul mezunu erkekler arasında fark yokmuş.

Eğitimin kadına yönelik şiddet ve istismarla ilgili tutumlar üzerindeki etkisiaçısından raporda ilginç bilgiler veriliyor. Yüksek eğitim görmüş, yüksek yüksek yüksek yerlere gelmiş, saygın bir meslek grubundaki tutumlardan örneklerle Bunların bir bölümünün yüzde 7ye varan oranda kadının dış görünüşü ve davranışları tecavüze yol açar ifadesine katıldıklarını biliyor muydunuz?

Raporda cinsiyet eşitsizliği için başka örneklere de yer verilmiş. İşgücüne katılma, istihdam açısından da eşitsizliğin diz boyu olduğu rakamlarla ortaya konuyor. Türkiyedeki erkeklerin istihdam oranı, Avrupa Birliğindeki erkeklerin istihdam oranına yakın. Ama kadınların istihdam oranı, Avrupadaki kadınların yarısından daha az. Okula gidemeyen, gönderilmeyen kız çocukları Okutulmayan, çalıştırılmayan, evden çıkmasına izin verilmeyen, üstelik hakaret edilen, itilip-kakılıp dövülen, taciz edilen, tecavüz edilen kadın

***

Karısını, kızını, sevgilisini döven şarkıcılar, türkücüler, siyasetçiler olduğunu biliyoruz. Çünkü çoğu zaman medyada haber oluyorlar. Bu işi yapan gazeteciler, yazar-çizerler de var mı, istatistiklerde yer alıyor mu, bilmiyorum, ama kadınları döven şarkıcıların, siyasetçilerin övgüsünü, reklamını yapan çok gazete, televizyon haberini hatırlıyorum. Hemen hepsi, okumuş-yazmış adamlar tarafından yayımlanan haberler Hele bir de kadın, Erkek değil mi, döver de sever dedemişse, haberin değerine deme gitsin...

***

Raporda, alınması gereken önlemler de sıralanıyor: İlköğretim okullarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel bir ölçüt olarak yer alması Öğretmenlerin, değer ve tutumlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini içselleştirmelerinin desteklenmesi Ders kitaplarının cinsiyetçi öğelerden tamamen arındırılması ve cinsiyet eşitliğini destekleyici biçimde kurgulanması gibi..

Hepsi doğru Elbette her şeyin başı eğitim Eğitime bağlı olarak, eğitimin niteliğine bağlı olarak cehaletin azalacağına kuşku yok.

Ama ben hâlâ o meşhur atasözüne takmış durumdayım. Şu eşeklik faktörünü nasıl çözeceğiz?

[email protected]


Yazarın Son Yazıları

Türkel... 9 Şubat 2009
Elde Var Hamas 2 Şubat 2009
Uğur Mumcu Işıktır 26 Ocak 2009
Sakat Bir Oyun 19 Ocak 2009
Melikoff 12 Ocak 2009
İnadına İnadına 5 Ocak 2009
Suna Kıraç'ın Ödülü 22 Aralık 2008
Tasos'un Yaptığı 15 Aralık 2008
Kurban Katliam Olmasın 1 Aralık 2008
İlköğretim Müfettişi 24 Kasım 2008
Gülerler Elbette 3 Kasım 2008