Köşe Yazısı

A+ A-

Yeni ‘Kanka’mız Meksika…

14 Şubat 2015 Cumartesi

Esad ile bozuştuk ama nazar değmesin Meksika Cumhurbaşkanı Enrique Pena Nieto ile canciğer kuzu sarması olduk...
Mesafe dediğiniz ne ki!
Vizyon sahibi, ileri görüşlü Cumhurbaşkanımız Mexico City’den bu defa da “Uzak kavramının her açıdan anlamını yitirdiği bir çağda yaşıyoruz. Uzaklar yakın oldu… Kalpler yakın oldukça aradaki mesafenin hiçbir önlemi, anlamı, kıymeti yoktur” dedi.
Meksika’da kendisini “yabancı gibi, dışardan biri gibi hissetmediğini” sözlerine ekledi. “Meksika bize asla uzak değil!” diyerek Nieto’yu “memleketi” Rize’ye davet etti…
“Meksika dizileri”yle ünlenip “Ulusal Saray/ Palacio Nacional” da kendisini sahici bir pembe dizide bulan pembe dizi yıldızı “first lady” Angelica Rivera ile beraber muhabbete Pena Nieto da muhabbetle yanıt verdi.
Ziyaretten duyduğu mutluluğu belirtti, hızını kesmeden Türk demokrasisini övdü.
İleri Meksika demokrasisinin yüksek ufuklarından demokrasimize cömert takdir notu veren Pena Nieto; Erdoğan’ı Ak Saray’a çıkaran “10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türk demokrasisinin ulaştığı olgunluk seviyesini gösterdiğini” belirtti. Türkiye ve Meksika’nın ortak heyecanları, tutkuları olan iki ülke olduğunu ifade etti…

Faili meçhullerin ülkesi
Yeni “kanka”mızı biraz daha yakından tanıyalım…
Geziye refakat eden gazeteciler hani ayak bastıkları ülkelerden derhal üstünkörü izlenim aktarıyorlar ya…
Ben de farklı bir şey yapmayacağım. “The uçak”ta bulunmasam da Meksika hakkındaki izlenimlerimi serd edeceğim...
Meksika dendiğinde insanların bugün aklına gelen ilk şey, 2014’te “yakılarak” faili meçhul olan 43 genç öğrencinin trajedisi oluyor.
Uluslararası medyada hâlâ döne döne işlenen öyküyü vaktiyle okumadınızsa ben hatırlatayım…
Meksika’nın güneybatısında, uyuşturucu kartellerinin cirit attığı Guerrero eyaletinin Iguala kenti…
Kentin, vaktiyle Meksika şapkası satıcısı olan Jose Luis Abarca adında bir belediye başkanı var...
2012’de taşındığı belediye başkanlığı sarayı gayri resmi olarak aslında “Maria de Los Angeles/Meleklerin Meryem’i” adındaki karısının kontrolünde.
“Hırs küpü” “Meryem”, gerçekte bir uyuşturucu kartel ailesinin üyesi. “Meryem”in kardeşleri ya mafya savaşlarında ölmüş, ya “organize suç”tan hapse atılmış. “Guerros Unidos/Birleşik Savaşçılar” adındaki fedailer çetesi de bu yüzden artık patroniçe olan “Meryem”e kalmış.
Meryem bir yandan belediye başkanının karısı olarak Iguala’da “hayır faaliyetleriyle” adından bahsettiriyor; bir yandan “çeteyi” yönetiyor!
Herkes “Meryem”den korkuyor.
Kırsaldaki Ayotzinapa öğretmen okulu öğrencileri hariç…
Sol faaliyetleri ile bilinen bir okul bu…
Öğrencilerin belediye başkanıyla araları açık…
Çünkü belediye başkanını damardan… bir köylü hareketi liderini “öldürmekle” suçluyorlar.

Cehennemi açan ‘güç’
Gerginlik sürerken başkanın karısı, “Meleklerin Meryem”i, Iguala’da 26 Eylül’de bir kermes düzenliyor.
Ayotzinapa öğrencileri de buna karşılık kermesi basmayı planlıyor.
Ele geçirdikleri iki otobüsle Iguala kırsalından kente geliyorlar. Başkan ve karısı; “Meryem”in fedaileriyle paslaşan polise, “öğrencileri durdurun” komutu veriyor!
Cehennemin kapıları böyle açılıyor.
Polisler Ayotzinapa öğrencilerini çeviriyorlar. Ve toplu halde “Meleklerin Meryem”inin çetesine teslim ediyorlar.
Çete 43 öğrenciyi kamyona yüklüyor ve şehir dışında çöplerin yakıldığı bir alana götürüyor. Kimi öğrenci çöp alanına gidene dek sığır gibi tıkıldıkları kamyonda boğularak ölüyor…
Sağ kalanlar, çöplükte kamyondan indiriliyor. Elleri başlarında yürütülüyor. Açıklık alana gelindiğinde yere yatırılıp sorgudan geçiriliyor. Sorgu bitince vuruluyorlar. Cesetlerin üzerine de benzin dökülüp yakılıyor.
Başkan ile karısı kermeste dans ederken çöp alanındaki “yangın” -ertesi günün öğleden sonrasına dek- sürüyor.
Geride kalan kemikler ve küller sonra denize atılıyor…
Mucizeyle kurtulan görgü şahitleri ve adli soruşturmadan çıkan bulgular bunlar.

‘Adalet dosta, yasa düşmana!
Faili meçhul”le yargılanan belediye başkanı ile “Melek Meryem” hali hazırda hapiste ama Meksika’da adaletin yerini bulacağına kimse inanmıyor.
Pembe dizi”lerle IŞİD’e rahmet okutan bir vahşet arasında gidip gelen Meksika, şimdi her vesileyle bu insanlık dramı ile anılıyor.
Internazionale de dün çıkan bir yazı örneğin, “Faili meçhul olan öğrencilerin bu öyküsü Meksika’da bir istisna mı?” diye sorarak devam ediyor:
“Ne yazık ki hayır. Çok sayıda yurttaş, sosyal ve siyasi organizasyonun devlet tarafınca sürekli baskı altına alındığı 2006’dan bu yana durum kötüleşiyor…”
El Pais Internacional da çıkan bir başka değerlendirme de (30 Ocak); “Bu dram Meksika’nın gerçeklerden, özgürlükten, adalet ve barıştan ne kadar uzak olduğunu gösteriyor” diyerek ekliyor:
Meksika’da sorun yasanın uygulanmaması değil, sorun, yasalardan hükümet eden ve edilenlerin ne anladığı. (19. yüzyıldaki reformcu cumhurbaşkanı) Benito Juarez’in lafıdır: ‘Bu ülkede adalet ve af dostlara, kuru kanun düşmana uygulanır.
İşte kankamızın resmi! Nasıl tanıdık geldi mi?

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt