Bir Kitap Yüzünden Kütüphaneyi Yakmak

12 Kasım 2008 Çarşamba

Türkiye Bilişim Derneğinin Adalet Bakanlığı ve Yeditepe Üniversitesi ile birlikte organize ettiği ve Microsoft ile Kredi Kayıt Bürosu AŞnin sponsor olduğu Siber Suç geçen ay sonunda gerçekleştirildi. Seminerin öncelikli amacı Siber Suçlar ya da Bilişim Suçları ile mücadelede ülkemizde tercih edilen yöntemlerin Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi çerçevesinde tartışılmasıydı. Toplantıya katılan STKler, bağımsız kuruluşlar ve akademisyenlerin üzerinde uzlaştığı nokta uluslararası nitelik taşıyan bilişim suçları ile ulusal mücadelenin çok faydalı olamayacağı, bu nedenle Siber Suç Sözleşmesine taraf olmanın gerekliliğiydi.

Toplantıya katılan Avukat Mehmet Ali Köksalın belirttiğine göre konuşmalarda yargı mensupları, kamu kurum ve kuruluşu temsilcileri de genel olarak Sözleşmenin imzalanmasının faydalı olacağı üzerinde durdular.

Toplantıya Avrupa Konseyinden Alexander Seger de katıldı. Seger, Avrupa Konseyi üye devletlerden sadece 6sının bugüne kadar Sözleşmeyi imzalamadığını, bu devletlerden Rusya ve Türkiyenin önem taşıdığını, Sözleşmeyi imzalamayan diğer devletlerin ise küçük ülkeler olduğunun altını çizdi.

Toplantının ardından bir değerlendirme konuşması yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesi Üyesi Sedat Bakıcı isekovana çomak soktukdiye başladığı değerlendirme konuşmasında iki gün süren toplantının oldukça faydalı olduğunu, toplantıların devam etmesi gerektiğini, bölgesel toplantılar yapılarak hâkim ve savcıların bilişim suçları konusunda bilgilendirilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.

İki gün süren toplantıda öncelikle Siber Suç Sözleşmesi ele alındı. AB uyum yasaları çerçevesinde son yıllarda yapılan birçok düzenlemede Siber Suç Sözleşmesi hükümlerinin Türk mevzuatına kazandırıldığı, bu nedenle Sözleşme hükümlerinin yüzde 90ının mevzuatımızda karşılandığı dile getirildi.

Üzerinde durulan önemli konulardan birisi de 5651 sayılı Yasanın ardından giderek yaygınlaşan, internet sitelerine erişimin engellenmesi konusuydu. Toplantıda konuşma yapan veya soruları ile katkıda bulunan birçok hâkim ve savcı bir kitap yüzünden kütüphanenin tamamının yakılması gibi değerlendirdikleri erişimin engellenmesi kararını sitenin tümü üzerine vermeyi istemediklerini, ancak sadece ilgili içeriğe erişimin engellenmesi kararı verildiğinde bu kararın uygulanamayacağı, bunun teknik olarak mümkün olmadığı şeklinde kendilerine bilgi verildiğini belirterek, kararın bu şekilde verilmesinin mümkün olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasını istediler.

Bir konuşma yapan TİD Genel Sek-reteri İbrahim Sarıoğlu aslında bugünkü teknoloji itibarıyla bunun mümkün olduğunu, ancak, ISPlerde (İnternet Erişim Sağlayıcılar) bu teknolojiyi almak için gerekli yatırımın yapılmadığını belirtti. Toplantıya katılan hâkim ve savcıların bilişimle belli bir ilişkileri olduğunu var sayarsak, bu yasakların altına imza atanların aynı şekilde düşünmedikleri ve belki de konu hakkında hiçbir fikirleri olmadığı belli oluyor. Konu hakkında bilgi sahibi olan hukukçuların görev yapacağı bir mahkemeye gereksinim var diyesi geliyor insanın. Ama tabii ki doğrusu, yargıçların ve savcıların internet konusunda daha fazla bilgi sahibi olmaları gerekiyor.

[email protected]


Yazarın Son Yazıları

İnternet Manifestosu 30 Eylül 2009
Ah Keşke, Keşke... 4 Şubat 2009
Bilgi Toplumuna Doğru 31 Aralık 2008
Bilişim ’08 26 Kasım 2008
Bilişim’08 6 Kasım 2008
Q Klavye Gerçeği 28 Ekim 2008