Kıyamete Doğru

16 Şubat 2015 Pazartesi

Demokrasilerde seçim bir kurtuluş, yenilenme, tazelenme, umuttur.
2015 seçimleri içimizde bu tür duygulardan bir eser çağrıştırıyor mu hiç?
2002’de başımıza oturdular, o gün bu gündür ülkemiz burun üzeri çakılmaya doğru yöneldi, gidiyor.
Ülkenin doğusunun bir bölümü ve güneydoğusunun hemen hemen tamamı ırkçılık ve ümmetçilik arasında sıkışıp kalmış. Bitmiş, tükenmiş, tarih olmuş bir Osmanlıcılık sevdası yüzünden gelecek kuşakların ufku karartılıyor. Dış politika bağımlılık ile çılgınlık arasında lay lay lom. Sultanımız efendimiz, sarayında, cuma selamlığı peşinde.
Meclis’teki muhalefetin biri Türkçü, öbürü Kürtçü.
Devleti kurmuş ana muhalefet ise işsizlikten tutun yoksulluğa, ayrılıkçılıktan tutun gericiliğe kadar hiçbir konuda kesin çizgileriyle belirli, tutarlı, doğru dürüst bir gelecek tasarımından söz edemiyor. Tıknefes.
Frenler tutmuyor, el freni çalışmıyor, vites ileriye ya da geriye takılmıyor. Direksiyon desen, kilitlenmiş sağa sola dönmüyor.
Uçuruma doğru sürüklenen bir arabaya benziyor Türkiye...

Liyakat Nişanı
Washington’ı ziyaret eden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar’a, Fort Myer askeri üssünde düzenlenen törenle, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Ray Odierno liyakat nişanı taktı. Haydi, “Türk ve ABD kuvvetleri arasında koordinasyon oluşturduğu ve Suriye konusunda sergilediği tutum”u “stratejik ortaklık” çerçevesinde anladık diyelim.
Ancak... Bir Türk komutana, neden “Türk Kara Kuvvetleri’nin başarılı bir şekilde yeniden yapılandırılmasını sağladığı” gerekçesiyle ABD’den liyakat nişanı verilir ve o da mutlulukla alıp göğsüne takar?.. İşte bu durumu anlamak epey zor!

Cumhuriyet İçin
Yüreğimiz iki Cumhuriyet için atıyor. Biri, Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası bir bağımsızlık ateşi gibi tüm dünyaya ışık saçan Türk devrimi ile kurulan Cumhuriyet. Diğeri o Cumhuriyetin ilkelerini kuşaklar boyu sürdürmek için kurulmuş Cumhuriyet gazetesi.
Bir yanda Cumhuriyetin eşit, kardeş, özgür yurttaşları; diğer yanda Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan okurları...
Yine hep birlikteyiz... Cumhuriyet için...

İğneada
Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı’na göre Kırklareli Demirköy’deki İğneada ve Kıyıköy “doğa ve spor turizminin geliştirileceği alanlar” arasında sayılıyor.
Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planı’na göre de yine İğneada, Hopa’ya kadar geliştirilmesi öngörülen Karadeniz yat turizmi merkezlerinden biri.
İğneada’daki Longoz ormanları Avrupa’da birinci. Dünyada da tek parçalı olması açısından birinci. Üstelik, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Dünya Bankası arasında 2000’de imzalanan “Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Hayat Yönetimi” tasarımı ile Dünya Bankası 8.2 milyon dolar, Orman Bakanlığı 3.2 milyon dolar para katkısı sağlamış, “longozu koruma projesi” oluşturmuşlar.
Ayrıca, programı AB tarafından desteklenen, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü eşgüdümünde yürütülen, Kırklareli’nin Karadeniz’e bakan kısmını oluşturan Yıldız Dağları’nda uygulanan bir “Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Geliştirilmesi Projesi” var.
İşte bu İğneada’ya, entegre termik santral kuruyorlar... Üstüne tüy olsun diye de nükleer santral dikmeyi planlıyorlar.

HDP Kilit Olacak
Seçim sonrasına ilişkin deneyimli siyasetçilerin öngörülerinden bir derleme:
Bu seçimde HDP anahtar parti konumuna geliyor. HDP, parti olarak seçime girip de barajı aşamazsa, AKP hiç hak etmediği bir milletvekili sayısına ulaşacak TBMM’de. HDP barajı aşamadığı takdirde, AKP Diyarbakır’da, Urfa’da, Van’da, Güneydoğu’nun tamamında ikinci parti konumunda olmasına karşın eksiksiz tüm milletvekilliklerinin sahibi olacak. AKP’nin yüzde 40 dolayında bir oy oranını yakalamasına karşın Meclis’te elde edeceği bu çoğunluk ile Türkiye bir kökten anayasa değişikliği ve referandum süreci ile başkancı sisteme doğru yol alacak. Fiilen değiştirilmiş olan rejim resmileştirilecek.
Seçimde, AKP’nin oy oranından çok HDP’nin alacağı oy oranı çok önemli. Son Cumhurbaşkanlığı seçimindeki rüzgârı ve söylemi yakalarsa HDP, Batı’daki Kürt ve Alevilerden de ciddi oranda oy alacak. Eğer HDP, seçime parti olarak girip barajı aşarsa da; bu kez Türkiye’de kilit parti olacak ve belki de koalisyon ortağı olacak.
Seçime parti olarak girecek olan HDP, CHP’den de oy koparacak gibi gözüküyor. CHP, son günlerde basında yer alan kimi isimleri de içine alıp yine sağa göz kırparsa oy oranı yüzde 20’lere doğru inme eğilimi gösterebilir. Bunun en önemli göstergesi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığına gösterilen tepkidir. CHP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaklaşık 2.5 milyon oy yitirdi. Geleneksel CHP seçmeni ya sandığa gitmedi ya da HDP adayına kaydı.
Eğer CHP, seçimlerde kendi öz varlığına döner, öyle bir mücadele sürdürürse su basmanı düzeyi yine yüzde 25 olacaktır.