Köşe Yazısı

A+ A-

Anlaşma Kürtlerin Umurunda mı?

16 Şubat 2015 Pazartesi

Zaman Kürtlerin Lehine İşliyor
Kandil, yani PKK/KCK dün açıklama yaptı: “Olumlu adım yok! AKP çözüm için adım atmıyor.”
Ama bu açıklamadan önce, AKP ve güdümündeki medyası ve yazarları, bizzat Cumhurbaşkanı ortalığı nasıl da oldu da bitti maşallah güzellemeleriyle donatmışlardı. RTE bugün yarın bir açıklama bekliyoruz, derken, AKP medyası hatta “AKP ile HDP Meclis’te ortak açıklama yapacaklar, üstelik CHP’yi de yanlarına, izleyici gruba çağıracaklar”dı. Biliyorum, CHP’de bu “sır çözüm”e balıklama atlamak için çırpınanlar var...
AKP bir borazan mı öttürüyor, çözüm oldu bitti diye? AKP tarafı, İmralı’nın, “Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırılması; Türkiye içinde asayişi bozacak eylemler yapılmaması; demokratik siyasal sistem içinde kalınması”nı içeren bir açıklamayı kabul ettiğini ve “örgütün bu gündemle kongre toplaması” çağrısı yaptığını ileri sürdü.
Şüphesiz ki böyle bir çağrı sevindirici olur. Evet de, ne şartla? AKP’liler İmralı’nın böyle bir anlaşmayı hangi koşullarla kabul ettiği bölümünü saklıyor olabilirler. Yüzde 99.9. Toplumda yaratmaya çalıştıkları “Kürt tarafı, hele Kandil ve HDP yok mu..” algısıyla seçime mi gidecekler?
Her iki taraf da karşılıklı anlaşma metinleri üzerinde gizlilik perdesi gerdiği için, birbirlerine karşı manevraları dikkatle izlemek de gerekir. Bir bakmışsınız, RTE’nin başkanlığı konusunda anlaşmışlar..
Masadaki esas mal da bu zaten...

Ortak açıklama olur mu?
PKK buna karşılık alacaklarını tahsil edememedurumu ile karşı karşıya.
Bunun sıkıntısı içindeler, “şimdi verdik mi, 4 yıl boyunca AKP’ye teslimiz” düşüncesindeler. İç güvenlik yasa tasarısını demokratikleşmeye aykırı ve otoriter rejimi güçlendirici buluyor, bunun çözüm sürecini tehlikeye soktuğunu vurguluyorlar.
Ortalıkta dolaşan bir sürü “dedikodu” var. Mesela “Tahkim edilmiş eylemsizlik ilanı” gibi laflar, uydurukluk kokuyor. Ne demek bu? İktidar ile PKK bir eylemsizlik anlaşması içindeler mi ki, bunu tahkim ederek geliştirecekler. Daha dün, geri çekilen silahlı güçlerimizi Türkiye’ye geri gönderiyoruz, diyorlardı.
Bir ortak açıklama herhalde yapacaklardır.
AKP’lilerin durdukları zemin şu olsa gerek, Kürt sorununun çözümü bugünkü anayasa ile mümkün değil, önce anayasayı değiştirelim, ve böylece Kürtlerin taleplerini de yerine getirelim...
Yapılacaksa eğer bir ortak açıklama, AKP’nin Kürtlere ne vaat ettiklerini resmen kapsamayacak, AKP genel sözlerin ardında saklanacak... Vaatleri sadece Kürtlerin bildiği (ve eminim ki bunu da el altından sızdıracakları) günlere doğru gidiyoruz gibi.
AKP’nin en büyük politik korkusu, hele seçimlere giderken rakiplerinin aleyhinde kullanabilecekleri bir vaatler demetinin açıklanması... Bunu yapmaktan kaçınacaklardır.
Öyle bir ortak açıklama olsun ki, AKP artık barış oldu propagandasını seçim boyunca yapabilsin...
Ama Kürt tarafı sadece İmralı’dan ibaret değil. Görüldüğü kadar, AKP’ye bu propaganda fırsatını vermeyebilirler.
Göreceli bugünkü “çatışmasızlık durumu”nu seçim sonuna kadar sürdürmek, AKP için başarı olacaktır.

Zaman Kürtlerin lehine işliyor
Kürt tarafı da bunu isteyebilir. Çünkü zaman tamamen kendileri için yararlar üretiyor. Güçleniyorlar... Özerk bölgelerini inşa ediyorlar. Hem Suriye’de hem Türkiye’de.
Ayrıca basına sızan haberlere göre de silahlı güçlerini de yeni silahlarla, örneğin uçaksavarlarla geliştiriyorlar.
Kürtler kendi çözüm süreçlerini inşa etmeye odaklanmış durumda.
Ayrıca uluslararası destekleri artıyor.
Bu nedenle mutlaka AKP ile, onun istediği temelde bir anlaşma yapmak zorunda değiliz, diyor olabilirler.
Zaman iktidarın aleyhine, Kürt Siyasi ve Silahlı Hareketi’nin lehine işliyor. Bir mesele, anlaşma olmazsa İmralı Sakini’nin orada epey bir zaman daha kalacak olması...
Ama burası Türkiye, bu devingenlikte her şey olur..
Bu durumda, iç güvenlik yasası, hâlâ bir pazarlık konusu olma özelliğini sürdürüyor olsa bile, AKP bu yasayı geçirir ve işletirse, Türkiye’yi bir kaosa sürecek demektir.
Yarın bakalım gündeme ne düşecek?