Köşe Yazısı

A+ A-

Ya Pembe Otobüs ya Kara Minibüs

17 Şubat 2015 Salı

Bu topraklar yüzyıllardır korkak bir erkektir;
Ve kadınları sevmeyi bilmez.
Kadınlardan çok kendinden korkar; bu korkuyu bastırmak için etrafında ne varsa yakıp yıkar.
O güzel, uzun ve parlak saçları görmek istemez.
Gururla ışıldayan gözlerin içine, derinine bakamaz.
İnce bellere dostane sarılamaz; çıplak omuzları şefkatle sıvazlayamaz.
Güçlü sinelerin aklığını tehdit;
Sağlam adımların hızını saldırı sanır.
Kendi zaaflarını şiddetle perdeler; “seviyordum öldürdüm” diyen erkekleri affeder.
Öldürülen kadınları derinine... derinine... en derinine gömer.
Kadınların bacak araları onun için dev ve karanlık bir kuyu.
Bu topraklar o kuyuda kızlarını, karılarını, annelerini defalarca boğdu.
Kendi yarattığı karanlıktan onları yeniden doğurdu.
Şimdi de orda kalsınlar; ışıktan değil zifirden var olsunlar istiyor.
Bunun için sokakları tekinsiz, yolları çıkmaz, kırları ulaşılmaz kılıyor.
Kadının varlığı bu toprakların nefsine hep bir tehdit.
Bu toprakların nefsi, kadınların varlığını taşıyamayacak kadar zayıf.
Nefsinin zayıflığı vahşetini körüklüyor.
Kadınları evde, sokakta, yatakta dün, bugün, yarın parça parça ediyor.
Sonra o parçaları gözümüzün içine iştahla baka baka yiyor.
Bu kirli iştahı iktidarda tutan, onu olağan bulan biziz.
Ve bunu yapmaya devam ettiğimiz sürece kadın, erkek, çocuk... hep birlikte biz de hem öleniz, hem öldüreniz.
Dün işlenen cinayet, yarın ve yarın ve yarın yine işlenecek.
Her seferinde hep aynı adam öldürecek, hep aynı kadın ölecek.
Cesetlerden sıçrayan o tertemiz kan, her defasında vicdanımızı kirletecek.
Bu topraklardaki en kadim bilgidir:
Bir kadın öldürüldüğünde katil belli.
Maktul şüpheli.
O şüpheyi meşru kılan lanetli ahlak, evimizin en mahreminde bile yuvalandı yuvalanacak.
Şimdi iktidarların fütursuzca çaldığı o ikiyüzlü edep borusunu kırma zamanı.
Kendi edep şarkımızı söyleyerek; kendi kaderimizi yazma zamanı.
Elini yüzyıllardır kana bulayan bu topraklar ehil bir erkek olmayı ve kadını sevmeyi bir gün öğrensin diye...
Herkes rahatça sevsin ve sevişsin diye...
Herkes kendi kaderiyle yaşayıp kendi eceliyle ölsün diye...
Şimdi bu toprakları hallaç pamuğu gibi atmak lazım.
Ne yapıp edip evdeki, sokaktaki, yataktaki düzeni altüst etmek lazım.
Kendi toprağımıza sahip çıkmak lazım.
Sonra o toprakta halkımızın tarihinde zaten var olan adil dünyayı kurmak lazım.
Yoksa hepimizi ya o sadece kadınlara özel pembe otobüse bindirecekler...
Ya o da lanetli kara minibüsten bir daha hiç indirmeyecekler.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Trabzon’da sahi kimler yaşar? 22 Mayıs 2019 Çar
İktidar iştahı 17 Mayıs 2019 Cum
Diktatörlük zor zanaat 15 Mayıs 2019 Çar