Köşe Yazısı

A+ A-
Gülengül Altınsay

Erkek Gibi Kıvırtmayın!

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
19 Şubat 2015 Perşembe

Tepkiler önemliydi. Toplumca yapacağımız protestolar yeni tacizleri, yeni cinayetleri önleyebilirdi belki. Susmamak,razı olmamak gerekiyordu. Öyle de oldu. Erkeği, kadını kendi bildiğince gösterdi tepkisini. Bu arada pek çok kadın da Özgecan’ın ardından yıllardır içlerinde sakladıkları, anlatmaktan çekindikleri erkek tacizlerini birer birer ortaya döktüler. Ama bugüne kadar hiçbir erkekten, kadınlara yaptığı tacizlere dair itiraf, özeleştiri işitmedik. Oysaki kadının saçına, eteğinin boyuna bakıp ahlakına dair yorum yapmayı kendine hak gören erkek o kadar çok ki etrafımızda. Kadına kahkahayı bile çok görüyor resmi ideoloji. Çünkü sadece erkek olmak onlara kadınlarla ilgili her türlü yargılama üstünlüğü veriyor her nedense.
Ama yine de pek çok erkek, Özgecan vesilesiyle “erkek olmaktan” utandıklarını açıkladı. Tüm erkekler adına özür diledi. Fakat öyle erkek tepkileri de oldu ki “asalım keselim, doğduklarına pişman edelim” şeklinde temelinde yine kadınlar adına vazgeçemedikleri karar verme alışkanlığı vardı. Korumacılık kisvesiyle kendilerini üstün görme, dahası şiddet vardı. Özellikle de futbol âleminde.
Beyler bir bırakın da kadınlar kendi kararlarını kendileri versinler. Nasıl yaşayacaklarını, nasıl düşüneceklerini kendileri belirlesinler. Kadınlardan neden bu kadar çok korkuyorsunuz? Dayak atan siz, taciz eden siz, hakaret eden siz, kadınlara hayatı çekilmez kılan siz, sonra iş bir katliama kadar gittiğinde protesto eden, koruyup kollayan (!) da siz. Yöneten, kuralları koyan da siz, yargılayan da siz, cezalandıran da siz.
Kadınlar erkeklere “emanet”miş. Yok ya! Kadınlar olmadan yakanızı paçanızı doğrultamazsınız, rekabet derdinden dövüşür sonra da “anacım” diye ağlaşıp durursunuz, kendi başınıza ayakkabınızı bağlayamazsınız… Peki, kadın nasıl siz erkeklere emanet olacak!
Emanete nasıl hıyanet ettiğiniz, kadınlara yapılan saldırılardan, kadınların korkmadan yaşaması konusunda dünya sonuncusu olmamızdan, her erkeğin başka bir kadını cinsel nesne olarak görmesinden belli. Kadını çocuk doğuran bir nesneye indirgerseniz, bütün küfürleriniz kadınlara (ve eşcinsellere) şiddet uygulamak üzerine olursa, sapık katillere kızmakla, şiddetli laflar etmekle bu sorumluluktan kurtulamazsınız.
Bi durun artık. Spor programlarında sanıkları asıp keseceğinize, tecavüz uzmanı yorumlar yapacağınıza bir susun. Ve düşünün. Kadını bir cinsel nesne görüp bundan yararlanma geçmedi mi aklınızdan hiç? Kadını aşağılayan küfürleri kolaylıkla etmediniz mi hiç? Etek giymeyi bir aşağılama aracı olarak görmediniz mi? İşe alırken, ekrana çıkartırken liyakatten başka özelliklerine bakmadınız mı kadınların? Mevkinizi, gücünüzü, kaba kuvvetinizi kadınlara karşı kullanmadınız mı hiç? Kız kardeşinizin, karınızın, kız arkadaşınızın, annenizin ve kızınızın özgürlüğünü baskıyla kısıtlamadınız mı?
Sizden, cesur kadınlar gibi bunları topluma açıklamanızı beklemiyorum. En azından kendinize bakın ve içinizden yapın bu ödeşmeyi.

Pazar maçı için gecikmiş not:
Beşiktaş-Bursaspor karşılaşması bitti, hatta Avrupa Ligi’nde bugün Beşiktaş, Liverpool’la tarihi bir maça çıkacak ama o maçın tartışması hâlâ bitmedi. Telefonlar mailler gelip duruyor. Kritik hakem kararlarını Beşiktaş’ın lehine verilmiş gibi gösteren ve alınan galibiyeti buna dayandıran yorumlar Beşiktaşlı taraftarları çok fena çıldırtmış.
Hakem kararlarının üzerinden kısaca geçersek; maçta üç kritik an vardı; Bursalı Fernandao’ya 62’de gösterilmeyen kırmızı kart, Bursaspor’un verilen ikinci golünün ofsayt olup olmadığı ve en son 90+3’te Beşiktaş lehine verilen penaltının doğruluğu ya da yanlışlığı.
Üç karardan ikisi Beşiktaş’ın aleyhine. Bir tanesi lehine. Fikrimi söyleyeyim: Fernandao’nun hareketi kırmızı kartlık. Bursa’nın ikinci golünde de bence çok tartışılacak bir durum yok. Beşiktaş’ın penaltısında da. Ne ki, dünyanın her yerinde bunlar farklı değerlendirilebilirde, değerlendirilmeyebilir de. Öyleyse, Beşiktaş’ın hakem kararıyla kazandığını söylemek hem sahadaki oyuna, hem emeğe, hem de hakeme haksızlık.

Tümü Gülengül Altınsay - Son yazıları

Üç yıllık sıkıntı 16 Mayıs 2019 Per
Tatsız tuzsuz 14 Mayıs 2019 Sal
‘VAR eyyamı’ da oldu 9 Mayıs 2019 Per