İlhan Selçuk

Rahim Atar, Toprak Yutar...

12 Nisan 1997 Cumartesi

PENCERE

İLHAN SELÇUK

Rahim Atar, \t\t\tToprak Yutar...

Osmanlıda padişahın kardeşlerini boğdurması yasaya dayanırdı; daha başka deyişle yasaldı.

Fatih Kanunnamesi der ki:

Her kimesneye evladımdan saltanat müyesser ola (nasip ola) karındaşların (kardeşlerin) nizam-ı âlem için katletmek vaciptir.

Nizam-ı âlemdünya düzeni demektir; bugün de Yeni Dünya Düzeniyok mu!..

Osmanlı devletinde padişahın kardeşlerini boğ­durması yasaldı; ama, kız kardeşler tahta geçeme­yecekleri için paçayı kurtarıyorlardı.

Yasa, kimi zaman cinayeti bile meşrulaştırabilir; bu nedenle insanlık kanun devletinden hukuk devletine geçmek zorunda kaldı.

*

İkinci Abdülhamit demiş ki:

Rahim atar, toprak yutar.

Büyük laf!..

Sultan, Mithat Paşa davasına tanık bulmak için ötekine berikine işkence yaptırır, bizzatizlermiş. Padişah Abdülazizin mabeyincisi Fahri Bey iş­kenceye dayanamayıp yere yığılınca, Abdülhamit omuz silkmiş:

Adam sen de!.. demiş, Rahim atar, toprak yutar!..

İşkence, hem Avrupada hem Osmanlıda dev­let göreneğinden sayılırdı; ancak, Batıda iyi kötü bu işin önüne geçildi; bizde sürüyor.

*

Tarihimizde Mithat Paşanın yargılanması ünlü­dür. Abdülhamit, Osmanlının başına ilk kez ana­yasa belasını saran bu ünlü devlet adamının hesa­bını görmek istiyordu. Yıldız Köşkü bahçesinde Malta Karakolu yanına birkaç yüz kişilik bir çadır kurduruldu.

Mahkeme salonu çadırdı.

Yargılama sözde açıktı ve çadıra giriş kartların­da şöyle yazılıydı:

Malta Karakolhanesindeki mahkemenin seyir ve temaşasının mezuniyetini havi duhuliye bileti­dir.

Tiyatro ya da sirk bileti gibi!..

İstanbulda yabancı elçiler, Mithat Paşayı kurtar­mak için çaba göstermişler.

Aradan kaç yıl geçti?..

Bugün Türkiyenin Avrupa karşısındaki durumun­da bir değişiklik var mı?..

Hükümetler gelip gidiyor, seçim üstüne seçim yapılıyor, tellaklar değişiyor, hamamın kubbesinde işkence feryatları yankılanıyor.

*

Halet Efendi, İkinci Mahmut döneminin en il­ginç kişilerinden biri!.. Rüşveti ve haracı alışkanlı­ğa dönüştürmüş bu zalime ilişkin çok öykü anlatı­lır. Efendi sonunda Konyaya sürülüp idam edilmiş, ama tüm yaşamında çok can yakmış, çoğu kişiyi tahtalı köye yollamış...

O yıllarda Ortaköyde halk arasında bir kargaşa çıkmış; çoğu kişi yaralanmış; Vükela Meclisi (Ba­kanlar Kurulu) toplanmış; önlem alınacak...

Halet Efendi demiş ki:

- Âleme ibret olsun diye Ortaköyde köşede dükkânı bulunan Yahudi berber asılsın!.

Vükeladan biri:

- Aman efendimiz, o benim berberimdir. Halet Efendi:

- İlle de o berber şart değil ya!.. Onun yanında­ki asılsa da olur.

Geçen yüzyıl başında yaşanmış bu olay!.. O sı­rada Fransız Devrimi gerçekleşiyor, Avrupaya Ay­dınlanma Çağının ışıkları yansıyor.

Türkiyede bugün yaşadıklarımızı, gelecek yüz­yılın kuşakları ibret ve dehşetle birbirlerine anlata­caklar; 20nci yüzyıldan 21inci yüzyıla bırakacağı­mız mirasta nice çarpıcı öykü var.

(12 Nisan 1997 tarihli yazısı)



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012

Günün Köşe Yazıları