Hariçten Gazel

18 Mart 2015 Çarşamba

Kurtulması güç bir virüsle enfekte olmuş durumdayız: Toplumsal çatışmaları mezhep temelinde analiz etmek… İhvan zihniyetinin belki de bu coğrafyaya belletmekte en başarılı olduğu şey. Bu durum pek çok soruna çözüm bulunamamasını, bulunanların da başka çatışmaları tetikleme potansiyeliyle ayrımcı/ötekileştirici olmasını getiriyor.
Suriye iç savaşı 4. yılını doldururken en çok işittiğimiz Sünni/Alevi çatışması tezi. Tıpkı Irak’taki gibi mezheplerin nüfusa oranlarıyla bezeli analizlerden geçilmedi. 2012 başında televizyon programı yaparken SETA’cı bir analistin sözleri dün gibi aklımda: “Nüfusun yüzde 80’i Sünni, Alevi iktidar kalamaz, bu iş fazla uzamadan biter.” Bitmedi. Benim aklımda ise Şam sokaklarında mikrofon uzatıp “Sünni misiniz, Alevi mi, Hıristiyan mı” diye sorduğum insanlardan yediğim azarlar kaldı.

***

Suriye dediğimiz, Sünni ve Hıristiyanların asli kurucuları olduğu, karakterini Türkiye’deki gibi Sünniliğin belirlediği (yüzde 60), azınlıkların sekülarizm altında rahat nefes aldığı, İsrail ve ulusal güvenlik gerekçesiyle toplumu kontrol/baskılama araçlarının güçlü olduğu bir devlet. Sıradan Suriyelilerle konuşursanız Baas mirasını Hafız Esad’ın kadın hakları, eğitim ve sağlık alanında yaptıklarıyla izah ettiğini görürsünüz. Şahsen 2013 Eylülü’nde Bekaa Vadisi manzaralı bir lokantada tanıştığım Humslu Muna’nın şu sözleri karşısında benim gibi şaşkına dönebilirsiniz: “Bana dünyada hatası olmayan bir devlet gösterin. Biz bütün farklı dinleri, etnik grupları, mezhepleriyle birbirine saygılı biçimde yaşıyorduk.. Bu gerçek Suriye. Biz Hafız Esad’dan bu terbiyeyi aldık.”
Bunları işitmediyseniz ezici çoğunluğu Sünni askerlerin oluşturduğu ordunun da, Sünni sermayesinin desteklediği (Halep’te 2012 yazına dek isyan yoktu, muhalifler “niye isyan etmiyorsunuz” diyordu) yönetimin de neden çökmediğini anlayamazsınız. Mezhepçi İhvan hattının sınırları delik deşik etmesine, silah ve yabancı savaşçı akışına, Körfez’in mali, siyasi ve medya (El Cezire) gücünü sevk etmesine rağmen.

***

Mezhepçilik Suriye çatışmasının nedeni değil, sonucudur. İhvancı ideolojinin iktidar hevesleriyle zorladığı, Körfez Sünniliğinin vahim boyutlara taşıdığı koca bir yangındır. Dünyanın büyük güçleri de bu yangına benzinle gittiler. Bu yüzden 18 Mart 2011’de aşiret bölgesi Dera’da 15 çocuğa işkence haberi, Şam’ın banliyösü Duma’da peçeli öğretmen talebiyle yapılan gösterinin bastırılmasını okumuşsunuzdur, ama Dera valisinin kovulduğunu, peçeli öğretmene izin çıktığını yahut reform paketinin içeriğini bilmezsiniz. Silahların işin taa başında devrede olduğunu da.. (Detaylı kronolojiyi Ya-kın Doğu Haber’den Alptekin Dursunoğlu http://www.ydh.com.tr/YD452_5--yilinda-suriye-isyaninin-2-sayfalik-ozeti.html çıkarmış.) Belleğimde en iz bırakan AA’nın 2011 Haziranı’nda 100’den fazla Suriye askerinin kıtır kıtır doğrandığı (daha sonra görüntülerini izlemiştim!) Cisrüş Şuğur katliamının sahada tanıklarla görüşülerek yapılan haberini silip yazan muhabiri işten çıkarmasıdır.

***

Bu vekâlet savaşında bunca kana rağmen Suriye kurumsal yapısının nasıl çökmediğini izah için mezhepçilik de, Baas klişeleri de yetmez. Suriye Baas’ının 2011 Martı’ndan çok önce tabela partisinden ibaret hale geldiğini bilmiyorsanız, 2006’daki büyük kuraklığın tarımda yarattığı kriz ve göçlerle artan kent yoksullarını; Esad yönetiminin Türkiye’nin teşvikiyle dünyaya açılmak için uyguladığı neoliberal politikaların maliyetlerinden haberdar değilseniz...
Suriyeliler eşit/adil yönetim, hukukun üstünlüğü ve muhaberat baskısı olmadan yaşamak için reform arzularken, pis bir savaşa battılar. Beğenin beğenmeyin, 5. yılına giren iç çatışma artık bir “ulusal kurtuluş savaşı”. Ve Suriyeliler bunda dahli olanları iyi biliyor. Biz sadece hariçten gazel okuyanlarız. Bu çatışmadan çıkarılacak derslerimiz var sadece. O da barışçı demokratik mücadele ve buna alan bırakan bir yönetimin önemi. Ve silahlı bir isyanın ortasında kalıp tercih yapmak zorunda kalmanın vahameti. Allah kimselere göstermesin…



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları