Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Gülengül Altınsay

Göndermeyin O Zaman

26 Mart 2015 Perşembe

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman hakem Fırat Aydınus’un cezalandırılmasını istiyor. Gözü önünde gerçekleşen ‘sarı kartlık’ hareketlerin hiçbirini görmemiş gibi yaptığı için. Yine Bilic’e burada tekrarlanması mümkün olmayan nahoş sözler sarf ettiği ve soyunma odası koridorlarında aleni tehditler savurduğu için Emre Belözoğlu’nu eleştirip “Onun yüzünden Milli Takım’a oyuncu vermemeyi bile düşünmüştük ama sonuçta milli duygular baskın çıktı” mealinde sözler sarf ediyor.
Bu arada TFF olaylarda disiplin kurulluk bir durum olmadığına karar veriyor.
Sonuçta olan hiçbir şey yok yine. Her zamanki gibi kim daha fazla bastırırsa kazanan o.
Emre mesela hiç davranışlarından ödün veriyor mu? Yalandan bile olsa özeleştiri girişiminde bulunuyor mu?
O meşhur İsviçre maçından başlayıp bugüne kadar sporcu kimliğiyle, Milli Takım formasıyla yaptıklarına bakın. Oyuna, rakibe, tribüne saygısızlık kataloğu sanki.
Yanlış anlaşılmasın benim derdim Emre’yle değil. Benim derdim yaptıklarını hiçbir eleştiri süzgecinden geçirmeyip ona paye veren, onurlandıran yöneticilerle, koluna Milli Takım kaptanlık bandını takanlarla.
Baksanıza yeşil sahadaki hareketleri bile çocukların izlemesi açısından sakıncalı olan birine TFF herhangi bir yaptırıma gerek görmüyor. O zaman siz de bu küfürlerin tehditlerin ortağı, hatta azmettiricisi olmuyor musunuz?
Ne diyelim, ‘ilgili ilgisiz’ her şeye karışan RTÜK harekete geçer belki (!).

O kaptan olduğu sürece!
Diyorum ya mesele kişisel değil, mesele Emre gibilerini fermanlı hale getirenler… İhtiyaç varsa milli takımda Emre de oynar tabii ama eleştiri-özeleştiri sürecinden ya da öfke denetimi sorunu varsa ciddi bir psikoterapiden sonra.
Beşiktaş Başkanı Emre’ye ilişkin olarak “O kaptan olduğu sürece milli takıma oyuncu vermeyeceğiz” derken yalnız da değil, haksız da. Tıpkı onun gibi düşünen pek çok kişi var. Çünkü o takım hepimizin takımı. Maçlar sırasında ben de kendimi kaptırıyorum ama düşündüğümde, birkaç kişinin iktidar alanına dönmüş, her türlü kabadayılığın ödüllendirildiği bir takım nasıl ‘benim takımım’ olur diye de düşünmeden edemiyorum. En çok da o forma için daha parlak gelecekleri terk eden ama takım kaptanından aleni fırça yiyen iyi niyetli oyuncular için üzülüyorum.
Yeri gelmişken; Emenike basına yansıdığı gibi eğer maç bitmeden stadı terk etmişse doping kontrolünden de kaçmış duruma düştü.
Anımsarsanız 2003’te Rio Ferdinand doping testine girmediği için İngiltere federasyonundan 8 ay gibi çok ağır ceza almıştı. Böylece İngiltere’nin Türkiye ile oynadığı çok önemli play-off maçlarında ve 2004 Avrupa Kupası’nda forma giymemişti. Ve koca İngiltere’de hiç kimse bunu federasyonun milli ihaneti olarak görmemiş “Keşke şu maçlar atlatılıp sonra ceza yürürlüğe konsaydı” dememişti.
Anlayana…

Tümü Gülengül Altınsay - Son yazıları

Yokuşa sürmek 25 Nisan 2019 Per
Büyük piyango 23 Nisan 2019 Sal
‘Erkek olun’ biraz 18 Nisan 2019 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Fikret Orman, Emre Belözoğlu