Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Kadına Şiddete Karşı Aile Boyu Rekabet

26 Mart 2015 Perşembe

Evet, rekabet eşler üzerinden “kamu spotları”na da yansıdı.
Tayyip Erdoğan nerede ekmek olduğunu çok iyi biliyor.
Son keşfi taze anketler üzerinden miliyetçilik. “PKK’li kardeşleri”yle aylardır masaya oturdu. Sonra da aniden “Kürt sorunu yoktur!” diye hidayete erdi.
Davutoğlu ise “Stratejik Derinliğin” kitabını yazmış bir profesör. adına şiddetin derinliğini de stratejisini de çok iyi biliyor.
Yine de ilk adımı atan Erdoğan oldu.
Saray’da kadına şiddet için özel bir ekip oluşturacağını, bu işin “şahsi takipçisi” olacağını TV’lerden ilan etti.
Meğer takip işini “ailece” yapacaklarmış.
Sabah, öğle, akşam TV’lerde “kadına şiddete hayır” kampanyasını Emine Hanım ile karıkoca birlikte yürütüyorlar.
“Niye durdular durdular da seçime 70 gün kala?”
Herhalde, Özgecan yeni öldürüldü de ondan!

***

Davutoğlu da hekim olan eşi Sare Hanım üzerinden konuya el attı.
Ama ‘Patron’un hışmını çekmemek için “video sitesi” üzerinden bu işi daha sessiz ve derinden yapıyor.
İyi de yapıyor.
Toplumsal dokuyu bu iktidar bozdu. Düzeltmek de onların boynunun borcu.
PKK’nin sokak eylemlerinde kadınları, çocukları öne sürmesi gibi, AKP de başörtüsü bahanesiyle kadınları kullandı, kullanıyor.
Ama kadına siyasette ve toplumda hak ettiği yeri hiçbir zaman vermedi.
“En büyük partiyiz, ülkemizinin yarısı hanım kardeşlerimizden oluşuyor. Cennet anaların ayaklarının altında!” diye kadına güzellemeler yapıyor.
Ama Erdoğan ilk günden beri, bir tek ilde, tek ilçede bile, kadın parti başkanına yetki vermedi verdirmiyor.
Çünkü partisinin örgütlenmesine sessiz sedasız harem-selamlık düzenini egemen kıldı.
Kadın erkek ayırımını kurumsallaştırdı.
Artık hiçbir ilin il veya ilçe başkanı kadın değil.
Kadın örgütlenmesi ayrı. Erkekler ayrı. Kadın başkanlar ancak “kadın kolları”na başkan olabiliyor.
Yüzlerce il ve ilçede AKP belediyesi var. Ama, bakan iken Gaziantep’e atanan Fatma Şahin dışında öne çıkan bir belediye başkanı yok.
Kadınlar “Kadın Kolları Teşkilatları”nda çalışabiliyorlar.
AKP örgütlenmesinde kadın ve erkek birlikte omuz omuza siyaset yapamıyor.
Genel merkezde ve TBMM’de vitrinlik bir iki kadın öne çıkartılıyor; o kadar!
Meclis’teki AKP’li kadın vekil sayısı neredeyse, cumhuriyetin ilk yıllarındaki düzeyinde.
Diyarbakır ve Hakkâri dışında, 20 ilçede ise belediye başkanlıkları HDP’de (PKK).
AKP her konuda HDP (PKK) ile anlaşsa bile kadın konusunda anlaşamaz.

Gökçek ve Tiksinti Verici...
“Stratejik Derinliğin” kitabını yazdı.
Ama vatandaşlık hukukunu geçtik; başdanışmanı ile partisinden aday olan bir yazarın insanlık onuruna sahip çıkma konusunda zerre izan, insaf ve derinliğe sahip görünmüyor.
“Arınç - Gökçek tartışması dışarı yansımasın, yoksa parti zarar görür!” diyor.
Haklı, elbette parti insan haysiyetinden de ülkeden de önemli.
Rant kapısı ve ikbal kapısı orada!
Başbakan, mahkeme dosyalarına giren ve adliye arşivlerinde bir irin lekesi gibi duracak olan çirkin ifadeleri için ise Gökçek’i uyarmayı aklına getirmiyor.
Gökçek yazar Hayko Bağdat’ı kendisine “Ermeni” dediği için mahkemeye vermiş.
Cünkü Ermeni, “TİKSİNTİ VEREN ANLAMINDA KULLANILAN BİR KELİME” imiş!
Gökçek, kaynak göstermiyor. Belli ki, TDK gibi, “müsait” bir kaynak buldu!
Başbakan da bizim gibi, Ermeni sözüğündeki stratejik derinliği bu vesileyle öğrenmiş oldu.
Artık, Etyen Mahçupyan’ı “Başbakan Başdanışmanı” olarak yanında çalıştırmaya devam mı eder, yoksa bu “tiksinti verici” duruma son mu verir göreceğiz.
Bir de Markar Eseyan adlı bir başka gazeteci-yazar TC yurttaşı daha var.
O da AKP’den İstanbul aday adayı.
Tiksinti verici durum derinleşmeden Davutoğlu buna bir el atacak mı?
Hep birlikte göreceğiz.
Ya da 8 Haziran’ı bekleyeceğiz!

Tümü Ahmet Tan - Son yazıları

Hüvelbaki 14 Nisan 2019 Paz
Baldan tatlı da olsa 7 Nisan 2019 Paz
Mesele beka sandık 31 Mart 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Etyen Mahçupyan, Fatma Şahin