Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Sıra Demirperde Fıkrası Anlatmaya Geldi...

28 Mart 2015 Cumartesi

Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği’nin güdümündeki ülkelere Demirperde ülkeleri deniyordu.
Bize kadar ulaşanlardan orantılarsak binlerce fıkra üretilmişti.
Hepsi de diktatörlük yönetiminin kötülüğünü, yurttaşların nasıl özgürlüklerinden yoksun bırakıldığını anlatıyordu.
Aklımda kaldığı kadarıyla biri de şöyleydi.
Birisini, hükümete hakaret ettiği iddiasıyla karakola götürmüşler.
Sorgu sırasında adamcağız kendisini savunmaya kalkmış.
-Evet söyledim, ama bizim hükümete değil Amerikan hükümetine...
Başkomiser önce bilgiç bilgiç gülmüş sonra da nedenini açıklamış.
-Öyle diyorsun ama bunca yılın başkomiseri ben, hangi hükümete hakaret edileceğini iyi bilirim!
Ve sonunda adamı mahkemeye çıkarmak için nezarethaneye atmışlar.

***

Ben Sevgili Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde bebek sayılırım. İsmet İnönü döneminde ilkokula, Celal Bayar döneminde de gazeteciliğe başladım.
Diyeceğim Türkiye’nin 12 cumhurbaşkanının görev sürelerini de iyi kötü yaşadım. Umar ve dilerim ki Türkiye’nin 1’inci başkanını görmem.
Okuduklarımı da dikkate alarak söyleyebilirim ki hiç bu kadar kısa bir sürede, bu kadar çok cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla dava açıldığına ve bu kadar kişinin tutuklandığına tanık olmadım.
Bir süredir “Türkiye’nin ileri demokrasi sürecinde olduğu” iddiası pek dillendirilmiyor. Ama “Türkiye Demirperde ülkelerine benzedi” iddiası da yaygınlaşmadı sanırım.
Ama ifade özgürlüğü konusunda yaşananları Mısır’daki sağır sultan bile duymuş durumda.
Yandaş gazete ve televizyonların duyurmuyor oluşu “Türkiye’nin ifade özgürlüğü alanında da güllük gülüstanlık” olduğunu değil tersini kanıtlıyor.

***

AKP’nin iki cumhurbaşkanı oldu. CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur’un soru önergesine Adalet Bakanlığı’nın 17 Mart 2015’te verdiği yanıttan hakaret soruşturma ve kovuşturma sayılarını ayrıntılı olarak öğrendik. (Hürriyet, 24 Mart 2015)
Gül için savcılıklar 7 yılda 1359 kovuşturma izni istemişler. Bakanlık 545’ine izin vermiş.
Erdoğan için ise 7 ayda 236 isteğin 105’ine izin verilmiş. İsteklerden 159’u 2015’in 2.5 ayında yapılmış. Toplu hakaret iddiaları nedeniyle sanık sayıları birbirine yakın gibi. Gül döneminde tutuklama yok, ama Erdoğan döneminde çocuklar dahil 8 tutuklama var.
Cumhurbaşkanına hakaret maddesi, 1 Haziran 2005’ten bu yana virgülü bile değişmeden yürürlükte.
Ne hikmetse iki ayrı cumhurbaşkanı ve iki ayrı uygulama niye var?
Gelelim madde başlıklarının esinlendirdiği son soruya.
Niye başbakan aşağılanıyor da (TCK m.301) cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.298) ediliyor?

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Melda Onur, İsmet İnönü, Celal Bayar