Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Arkadaşım Mücadele!

31 Mart 2015 Salı

Onu Çiğli Belediyesi’nin temizlik işleri şantiyesinde tanıdım. Onlarca işçi arkadaşın arasında iri kıyım duruşu, son derece kararlı ama masum bakan gözleriyle dikkati çekiyordu. İşçilere simit, peynir ve umudu ben getirmiştim, çaylar onlardandı. Sohbetin sonuna doğru alın terinin hakkının soğumadan verilmesinin, örgütlü mücadelenin yükseltimesi, aydınlık bir Türkiye için herkesin sorumluk alması üzerine böylesine net ve kestirme sözler söyledi ki bana yönelttiği soruyu yanıtlamadan önce adını öğrenme gereği duydum.
Ben Gürkan Karakaya” dedikten sonra çevresindeki arkadaşlardan bazıları gülümsedi. Aralarında özel bir iletişim olduğunu fark ettiğimi fark ettiler. İçlerinden biri konuya açıklık getirdi, şöyle dedi:
Biz ona kendi aramızda Mücadele adını taktık. Hep Mücadele diye sesleniyoruz. Gerçek ismini bilmeyen bile vardır...”
Çiğli’nin temizlik işlerinden sorumlu onlarca işçinin arasında, kendini yıllardır tanıştığımız yol arkadaşlarımın arasındaymış gibi hissettim.
Çoğunluğu Muş Vartolu, yıllar önce İzmir’e göçmüş bu insanların yaşama tutunma mücadelesi ayrıca anlatılmaya değerdi.

***

Ama biz Mücadele ile devam edelim... Mücadele’ye göre, bir yeri kimin yönetmesine karar verildiyse ona saygı duymak gerekir ama işçilerin hakkını vermediyse karşısında durmak şarttır...
Mücadele’ye göre, ülke sürekli kötüye gidiyor; ama durum kötü diye değil de ne yapmalı diye düşünmek gerekir...
Mücadele’ye göre, insan yaşamında en önemli an gece başını yastığa koydu andır. O sırada vicdanı rahatsa gerisi önemli değildir.
Mücadele’ye göre, işçilerin haklarını alması için her şeyi yapmak gerekir. Ama bunu yaparken işyerinin zarar görmesi insanın kendisine tokat atması gibidir.
Mücadele bir gün işçilerin haklarını alması için yöneticilerin karşısına çıkmış, her şeyi söylemiş. Sonuç alamayacağını hissedince, ne yapmak gerekir diye düşünmüş; o an aklına geleni yapmış. Kendisini görüşmeyi yaptığı üçüncü kattan aşağı atmış, ciddi şekilde yaralanmış. Ben soran gözlerle bakınca çevresindekiler doğrularken, Mücadele iri cüssesi ile beden dolusu gülümsüyordu.
Sabah gündoğumunda tanıştığımız Mücadele ile saatlerce sohbet edebilirdim, gidecek daha çok yerim vardı; gözüm arkada şantiyeye veda ettim...

***

Önseçim çalışması nedeniyle İzmir’in içinde ve çevresinde günde 550 kilometre yol alıp, ortalama 500 insanla tanışırken müthiş bir hazinem oldu.
İnsan hazinem!
Bu halka güvenim bir kez daha arttı. Pek çok sohbetin sonrasında insanlardan ayrılırken bereketli bir toprak parçasıyla kucaklaşıp vedalaşıyor gibiydim.
Tek tek insan portreleri de anlatmaya değerdi...
Artık benim Vartolu temizlik işçisi “Mücadele” dolu bir arkadaşım var...

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Binali Bey... Artık çekilin! 18 Nisan 2019 Per
Köy Enstitüleri: Bilginin üretim hali! 17 Nisan 2019 Çar
İmamoğlu: İğne deliği kadar boşluk yok! 16 Nisan 2019 Sal