İlhan Selçuk

Hamamböceği!..

29 Haziran 2006 Perşembe

PENCERE

Hamamböceği!..

Emily Dickinson büyük bir şair, Amerika’nın 19’uncu yüzyılda yetiştirdiği büyük ozanlardan...

Ama, yaşamında şiirlerini yayımlamaya pek heves etmemiş ya da aradığı ilgiyi bulamamış...

Dostlarının bütün çabalarına karşın şiirlerini yayımlamamakta direnmiş...

1886’da gözlerini yaşama kapayan şairin kız kardeşi Lavinia, 1890’dan sonra Dickinson’ın şiirlerini yayımlayınca Emily dünya çapında ün kazanmış...

*

Geçmişte edebiyat dünyasının girdisi çıktısı bugünkünden çok değişik..

Franz Kafka 20’nci yüzyılda çarpıcı bir örnek...

Ölümünden sonra yakması için yazar, bütün yapıtlarını dostu Max Brod’a bırakmıştı...

Ama Brod kendisine emanet edilen yapıtları yakmadı; yayımladı..

Kafka gözlerini yaşama kapadıktan çok sonra Fransa, İngiltere ve Amerika’da ün kazandı; Almanya’da 1950’den sonra tanınabildi...

‘Değişim’ adlı romanı pek ünlüdür...

Gregor Samsa bir sabah yatağında uyandığında kendisini hamamböceği olarak bulur; sırtüstü yatmaktadır...

Yüzükoyun dönmek ister, ama nafile...

*

Dickinson veya Kafka uç örneklerdir; kitabını yayımlatmak için çırpınan çoğu yazarın öyküleri de elbette var...

Ama geçmiş dönemde edebiyat piyasasının koşulları bugünkünden çok farklıydı...

Bugünkü durum ne?..

Piyasa..

Pazarlama..

Sermaye..

Tezgâh..

Reklam..

Günümüzde “Neocon” dünyasının “Küreselleşme” sürecinde edebiyatı da kafakola aldığı, istediğince kullandığı görülüyor...

Reklam ve pazarlama araçları öylesine gelişti ki bir kitabı piyasada satmak marifeti uzmanlığa dönüştü...

Cinfikir edebiyatçı türü de bu piyasada ortaya çıktı...

Türkiye, Batı karşısında kişiliksiz bir ülke olmak yolunda adım adım ilerleyerek bugünlere ulaştı...

Şu dönemde Batı’ya açılmak için en kolay ve etkili yöntem ne?..

Batı’nın ilgisini ne çeker?..

Hangi kitabın pazarlaması Batı’da geçerli olabilir?..

Küreselleşen dünyada bugün Avrupa ve Amerika’da Ermeni soykırımı savından daha çok pazarlaması yapılabilecek hangi konu var?..

Günümüzün yazarı da doğal olarak bu yöne yatırım yapmayı öngörecektir...

Ancak bu tutumun edebiyat sanatı açısından değeri nedir?..

*

Sermaye medyası çoktan beri edebiyat sanatına yüz vermiyor; edebiyatın pazarlamasını yeğliyor...

Toplumda yaşanan bu değişme, siyasal ve ekonomik hayatımızda Batı tarafından ‘hacir’ altına alınmamızın bir sonucudur...

Yazarlarımızdan kimilerinin Batı’da geçerli soykırım savlarına sarılmalarında garipsenecek bir yan yok...

Bu tutum piyasa ve pazarlama stratejisinin gereğidir...

Emperyalizm egemenleştiği ülkede ekonomiyi eline geçirmekle kalmaz, sanat ve edebiyat kesimini de etkileyip biçimlendirir...

*

Ve o ülkede kimileri bir sabah hamamböceği gibi uyanırlar...

Kafka’nın romanı güzeldir...

En ilginç yanı nedir?..

Gregor Samsa’nın hamamböceği olması mı?..

Hayır!..

Gregor Samsa’nın ailesi, çevresi, patronu, arkadaşları kısa bir şaşkınlıktan sonra onu bu yeni kimliğinin konuşlanmasıyla benimser...

Farkında mısınız?

Takıyye iktidarından sonra Türkiye’de ne de çok kişi hamamböceğine dönüştü!..

(29 Eylül 2006 tarihli gazete)