Köşe Yazısı

A+ A-
Hikmet Çetinkaya

Yoksulluk...

26 Kasım 2008 Çarşamba

Yüzü kavruk, zayıf bir adam. Gözlerinin içinde bir karamsarlık...

Havalar soğumaya başlayınca kömürler kamyonlara yüklenmiş, mahalleye gelmiş.

Burası Ankara’da bir ilçe... Mahalle muhtarı, AKP’ye oy vermeyen aileleri saptamış... Onlara kömür dağıtmıyor.

Kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar çığlık çığlığa...

Doğalgaz kullanan AKP yandaşlarına tonlarca kömür veriliyor, onlar da kömürleri düşük değerle, soba yakan ailelere satıyor.

Kasım ayının sonuna geldik neredeyse. On gün sonra kış kendini iyice gösterecek.

Erkeklerin çoğu işsiz. Gençler üniversite mezunu ama iş bulamıyor.

Bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız...

İşten çıkarmalar sürüyor. Kayseri’den Adana’ya, İstanbul’dan Antalya’ya, Denizli’den İzmir’e dek fabrikalar, küçük işletmeler kapılarına kilit vuruyor.

K. Maraş ve Gaziantep’te 10 bini aşkın tekstil işçisi işten atılıyor, Türkiye genelinde bu sayı 75 bine ulaşıyor.

Başbakan Tayyip Bey, “Küresel kriz Türkiye’ye teğet geçecek” dedi ama sonunda ağzından baklayı çıkardı:

“Küresel krizin esintisi, dalgası bizi 2009 yılı başında etkileyecek ve ilk altı ay böyle geçecek!”

***

Kasımpaşalı Başbakanımız, “racon kesmeyi” seviyor, delikanlılığı siyasetin vazgeçilmez simgesi olarak görüyor!

Aslında işin farkında!

Türkiye IMF’nin kapısında bekliyor...

Biliyorsunuz 29 Mart 2009’da yerel seçimler yapılacak.

AKP Türkiye’de “sadaka toplumu” yarattı. Kömür, gıda yardımı, olmadı yeşil kart, her ay Fak-Fuk-Fon’dan 100 YTL yardım.

AKP giderek oy yitiriyor. AKP’nin karşısında bir sol parti olsa başta İstanbul olmak üzere pek çok kentte yerel seçimleri alacak.

Ayakları yere basan bir sol parti. ABD emperyalizmine kafa tutacak, küresel ekonomi masalını dinlemeyecek.

Firmalar ne olacak Türkiye’de?

Yılda 1.5 milyar dolar getiren Denizli’deki tekstil fabrikaları kapanıyor, bazıları işçi çıkarıyor.

Trakya’da da durum aynı!

Küresel ekonomik krizin Türkiye’ye teğet geçtiği filan yok. 40 gün sonra Türkiye’nin nasıl sarsılacağı, işçi çıkarmalarının dev şirketlerde başlayacağını “cümle âlem” biliyor.

Beyaz ve mavi yakalılar işten atılmaya başlandı zaten!

Kapitalizm çöküyor!

Filozof ve ekonomist Francis Fukuyama “Tarihin Sonu” adını taşıyan kitabında ne diyordu anımsayalım:

“Mücadele bitmiş, kapitalizm ve liberal demokrasi sosyalizmi yenmiştir.”

***

Bir dönem küresel ekonomiyi, liberal demokrasiyi savunan, Bush’u her koşulda destekleyen Fukuyama, ABD seçimlerinde oyunu Obama’ya verdi.

Fukuyama şimdi şöyle diyor:

“ABD eskisi gibi çekici bir ekonomik model olmayacak. Sanayileşmiş ülkeler ‘ABD kim oluyor da ekonomimizi nasıl yöneteceğimiz hakkında bize ders veriyor’ diyecekler.”

Belli ki canı bir hayli yanmış Fukuyama’nın...

Yanmış yanmasına da hâlâ “Liberal demokrasinin rakibi yok” demekten de geri kalmıyor...

Çin modelini eleştiriyor, Rusya’nın “ulusal gururla” uğraştığını düşünüyor; Venezüella’da Hugo Chavez’i popülist olarak tanımlıyor.

Türkiye onun için hiç önemli değil...

IMF kapısında bekleyen Türkiye, küresel ekonomiyi savunan bir siyasal iktidar...

Bilmem izlediniz mi televizyonlarda Zonguldak’ta yaşananları...

Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na 3 bin işçi alınacak... Başvuru ise 30 bin... İşçiler tombaladan çıkıyor... Kazananlar sevinçten havaya uçuyor...

***

Türkiye IMF’den kurtulmalı... Ekonomist değilim ama bazı gerçekler ortada...

Benim ülkemde dünyanın en iyi elması, portakalı, kavunu, karpuzu, vişnesi, kirazı, domatesi, biberi, satsuması yetişir; yağı, tereyağı, peyniri üretilir.

Tüm bu ürünler nedense Brezilya’dan, Kanada’dan, Suriye’den, Lübnan’dan, Hollanda’dan, ABD’den ithal edilir.

Ekonomi biraz küçültülür, halk biraz yoksullaşır, çok sayıda ithal mal gelmez, döviz borçları ödenir!

Zor mudur bu?

Sosyalizmin öldüğünü sananlar, gözlerini açıp bakmalı bazı Güney Amerika ülkelerine... Türkiye’ye uygun ekonomik model orada...

Kapitalizm olduğu sürece sosyalizm ölmeyecek, yaşayacaktır!

[email protected]

Tümü Hikmet Çetinkaya - Son yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018 Paz
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018 Per
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018 Sal