Köşe Yazısı

A+ A-

Çarşaf ve Uçurum…

26 Kasım 2008 Çarşamba

Baykal, CHPde yaratıcı açılım(?) peşinde kimi örgüt üyelerinin de telkini ve ön hazırlığıyla geçen hafta Çarşafa Rozet eylemiyle siyasal tarihimizde bir ilke imza attı. Bu hamlenin yol açtığı çalkantı, 2009’a ve yerel seçimlere girerken, uzun süre gündemde kalacak.

Özellikle çarşafın CHP içinde yaşatacağı sıkıntı küçümsenebilir mi? Bu açılıma büyük tepki veren Necla Aratın karşısında susan kadın milletvekilleri var. Onlara Atatürkün ünlü sözlerinden birini hatırlatacağım; Doğruları söylemekten hiçbir zaman kaçınmayınız. Dün, Ecevitin dine saygılı laiklik kavramını haklı olarak eleştirenler, bugün bu tavrı nasıl izah edebiliyorlar?

Belli ki Baykal bu hamleyi ezber bozmak ve elini AKPnin oy sepetine daldırarak, bu partinin yaptığı genişleme taktiklerini durdurmak için yapıyor. Ama olayın iki adım ötede nelere sebep olabileceğini düşünüyor mu? Öncelikle sorulması gereken şu: Bu kadar kritik bir kararı, Baykal parti meclisine danışmadan nasıl alabildi? Hatta belki sivil toplum temsilcileriyle bir genişletilmiş mecliste test etmeden, böyle bir aks kırılmasını nasıl yaptım oldu mantığına sığdırabildi?

Yıllardır Baykalla parti içi demokrasi yokluğu gerekçesiyle mücadele etmeme ve partide şu anda hiçbir sıfat taşımamama rağmen, CHPnin siyasi eylemlerinin büyük çoğunluğunu destekledim. Bugünse Baykalın, iyi niyetine rağmen içine düştüğü bu yanılgı karşısında sessiz kalamam. CHP bu ülke tarihine çarşafı kaldıran parti olarak geçtikten sonra, şimdi de çarşafı meşrulaştıran parti olarak mı geleceğe imza atıyor? Her açılım, yeni grubunu büyütmek ister. Yarın on binlerce çarşaflı partiye akarsa, CHP nutuklarını izleyici profiline uygun hale getirirken, çağdaş Türk kadınısöylemlerinden ödün vermeyecek mi? Parti ayrıca böylece kılık kıyafet kanununu fiili olarak çöpe atmış olmuyor mu? Yarın, şalvar ve çember sakallı eşler partiye doluşursa, onlara kim dur diyecek? Türk toplumunu açık düşünce ve kılığa sokmak yerine Biz de kapanabiliriz diyerek taassup üstünden muhafazakârlığa itmek, daha hangi çelişki ve tıkanmaları getirecek? Bu söylem kaymasıyla hangi taraf, hangisini değiştirip kendine benzetecek dersiniz? CHP laiklik mayasıyla bağdaşmadığına inandığı bu simgeyi hasbelkader taşıyan kadınları kucaklayacak sonra da annesi gibi taassuptan kapanmak isteyen genç kızlarımızı lise ve üniversiteye çarşaf veya başörtüsü var diye yollamayacak öyle mi? CHP, o kadınları ikna edip, açmaya çalışırsa, ağır eleştiri alacak. Bunu yapmazsa, o kadınların oy gücünü kullanıp, onları okula, yargıya, siyasete, çağdaş hayata giremeyen 2. sınıf insanlar olarak kullanıyor olacak!

Daha o kadar çok konu var ki! CHP mitinglerinde olay veya gerilim olursa, bunun bedelini kim ödeyecek? Sızma yapmak üzere kimi çarşaflı tarikat grupları, CHP sahnesine doluşursa, bu imaj kaybı bile, bu oyların partiye taşınacağını garanti edebilecek mi? En önemlisi, bu hamleyle gelecek olan miktardan çok daha fazlası, oy olarak partiden kaçmayacak mı? Malum durumlara rağmen”, CHPye oy isteyen herkes, çok zor durumda kalmayacak mı?

Ayrıca yerel seçimlerin arifesinde, bu çıkış, solda birlik arayışlarını dinamitlemiş olmuyor mu? 1994ten beri, tüm yerel seçimlerde, tüm ikazlarımıza rağmen bölünerek Cumhuriyete ihanet eden sosyal de- mokratlar, böylece yine içlerine dinamit atmış olmuyorlar mı? Zeki Sezerin demeçleri şimdiden ortada! Merkez sağ, Türkiyede yarım asır boyunca, oyların yüzde 50sini kontrol etmişken, bu ödünlerini din uğruna fazlasıyla verip, sonunda yok olup gitmedi mi? Baykal bunu da mı göremiyor? Partinin kendi hücre dokusu bu şekilde yozlaştıktan sonra bu işler neye yarayacak? Yobazlar, çağdaş yaşamı karalama meraklarından vazgeçecekler mi? Erdoğan da çıkıp, Biz de o zaman, alkole, bikiniye, sıcak bakalımmı diyecek? Cumhuriyeti fethetme söylemlerinden kimler vazgeçecek?

Yoksa Yoksa CHP 1992 dönemi fantezilerine dönüp, onca kayıptan sonra hâlâ Biz imam hatiplilerle diskocuları buluşturacağız gibi ucube sloganlara mı dayanmak isteyecek? Hepsinden önemlisi, CHP partiye katılmak isteyen gençlere veya eski siyasetçilere kapılarını açtı mı ki, şimdi umudunu kara çarşafta arıyor? Baykal, tekrar Erdoğana en zor anında bir kurtarma simidi atmak istemiyorsa, yol yakınken Atatürkün kemiklerini sızlatan bu hatadan dönmeli

[email protected] Faks: 0212 227 34 65

Tümü Bedri Baykam - Son yazıları

Bülent Ecevit ve Emre Belözoğlu 22 Ağustos 2019 Per
Gerçek Taksim’in bizlere iadesini istiyoruz! 15 Ağustos 2019 Per
Her yaştan ekoloji gerillaları nöbette! 8 Ağustos 2019 Per