İlhan Selçuk

Ah Şu Avrupa!..

10 Mart 2002 Pazar

PENCERE

İLHAN SELÇUK

Ah Şu Avrupa!..


Corc İkinci Dünya Savaşı’nda askere alınmış, üç yıl sonra evine dönmüş, bakmış ki iki yaşında bir bebek halının üzerinde emekliyor...

Tepesi atmış:

- Bu ne?..

Karısı:

- Bir bebek!..

Corc öfkeli:

- Ben bunun babası olamam!..

Kadın:

- Canım kocacığım, demiş, sorun çıkarma, o da sana baba demiyor ki...

Olaylara bakış açısı değişik olunca, fikirler arasındaki çelişki insanları şaşırtabilir...

*

Osmanlı’nın deyişi:

Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar!..

Türkçesi:

Gerçeğin şimşeği fikirlerin çatışmasından çıkar!..

Mizahçı buna eklemiş:

- Balkabaklarının çatışmasından da ancak kabak çekirdekleri çıkar!..

Avrupa tartışması, çatışması, kavgası ya da bilmem nesinde ortalığa saçılan kabak çekirdeklerinin kıymeti harbiyesini tartan kantarın ibresi sıfır göstergesinin üzerinde titreşip duruyor...

*

Peki, Avrupa Birliği’ne girelim mi?..

Elbette!..

Bizim adam olacağımız yok, umudumuzu dışarıya, IMF ile AB’ye bağlamışız, hemen girelim...

AB’ye girmek için ne gerekirse yapalım...

Ama sorun şu:

Bizi alacaklar mı?..

Belli değil!..

*

Belli olsa da olmasa da tarihsel yörüngede AB’ye dönük çalışmaları yürütmek, ilişkileri sürdürmek, gerekenleri yapmak doğru yoldur...

Ancak bu yolda yürüyen Türkiye’nin çok boyutlu dünyada tek yönlü politikaya şartlanması da gerekmiyor; Avrupa Birliği bizim dış politikamıza ipotek, savunma stratejilerimize ambargo koymuyor, Türkiye’yi tek seçeneğe bağlamıyor...

Serkisofu çalıştıralım!..

Eski bir Amerikan cumhurbaşkanı adayına ilişkin alengirli bir laf vardı:

- Herif öyle geri zekâlı ki çiklet çiğnerken yürümesini beceremez...

AB çikletini kırk yıldır çiğniyoruz..

Yürümesini de öğrenelim!..

*

Kemal Tahir’in bir öyküsünde geçer:

Fransa’dan yeni gelen biri kahvede arkadaşlarına anlatıyormuş:

- Gece yürürken çukura düştüm...

Dinleyenlerden biri:

- Ulan, Avrupa’da çukur var mı?..

Ah, bir AB’ye girsek, neler olmaz!.. Sınırlar kalktı mı, bizdeki işsizler gürrr Avrupa’ya!.. Tuttuğumuz altın olur, hep birlkte kekâ...

Ah, bir AB’ye girebilsek; ah, şu Avrupa PKK’yi terör örgütü saysa; ah şu Avrupa Ermeni soykırımı yalanını 20’nci yüzyılın başından 21’inci yüzyılın başına taşımasa; ah şu Avrupa ah...

(10 Mart 2002 tarihli yazısı)