Köşe Yazısı

A+ A-

Siyasi Rüşvet Her Zaman Vardı

23 Aralık 2008 Salı

Köy Dernekleri Federasyonu kurucularından Şakir Keçeli, insanların verilen siyasi rüşvetler nedeniyle tembelleştiği kanısına karşılık, kimi gözlemlerini paylaştı bizimle:

Bugün köylerdeki kahveler tıklım tıklım dolu. Halk, yıllardan bu yana dağıtılan doğrudan gelir desteği ile yaşıyor. Eskiden köy kadınları bahçelerine soğan, sarmısak, havuç vb. eker, onları tüketirdi. Şimdi pazara gelip hormonlu sebzeleri tüketiyor. Yumurtayı biz de pazardan alıyoruz, köylüler de...

Kent varoşlarına gelince; iş bulma umudu kalmayanlar, kaderlerine razı oluyorlar ve belediyelerin verdiği yardımla yaşamaya çalışıyorlar. İçinde bulundukları kötü duruma başkaldırmayı ya da itirazı düşünemiyorlar.

Keçeli, yakından izlediği 1961den bu yana tüm seçimlerde özellikle sağ partilerin hep seçim rüşveti dağıttığına tanık olmuş:

Örneğin 1977 seçimlerinde Demirel beş lirayı ikiye böldü, yoksul insanlara verdi ve Sana verdiğim paranın yarısını seçimlerden sonra gel aldedi, ama seçimleri AP değil, CHP kazandı.

1989 seçimlerinde ANAP tencere tava dağıttı. Ama seçimi CHP kazandı.

Önemli olan seçime katılan partilerin üreteceği politik sloganlar, stratejiler ve taktiklerdir. Üretilen doğru politika iyi bir örgütlenme ile desteklenirse, yoksulun evine külçe külçe altın da dağıtılsa sonuç alınamaz.

Keçelinin geçmiş deneyimlerden ders çıkaran bir uyarısı var:

Geçmişte Sıvas merkezde CHP sürekli seçim kazanmıştır. Tıpkı Yozgat merkezde olduğu gibi.

Sıvasta 1983 belediye seçimlerinde SODEP, 12 Eylül 1980 darbesinde belediye başkanlığı yapmış bir şahsı belediye başkanı adayı gösterdi. Sıvasta yaşayan Aleviler ve devrimciler bu başkana tepki gösterdiler veya seçime gitmediler ya da Sıvas olaylarının baş kahramanı Temel Karamollaoğluna oy verdiler. Karamollaoğlu, yüzde 27 oyla belediye başkanı seçildi. Ardından yapılan seçimde oyunu yüzde 38e yükseltti. Daha sonra yüzde 54 oy aldı. Şimdi Sıvası, Karamollaoğlundan önceye çevirmek için bir toplumsal rehabilitasyon merkezi kurmak gerekir. Tüm solcular ve sağcılar el ele verseler Sıvası şeriatın elinden kurtarmak olanaksızdır.

Eğer bu seçimlerde solcular, merkez sağ ve vatanseverler sağ el ele vermezse Ankaranın sonu da Sıvas olacaktır.

Kılıçdaroğlu Destanı

Anadolu insanı, öyle kolay kolay inanıp içten sevmez siyasetçiyi. Sevdi mi de, gönlünü açar, sudan aziz sayar. O yüzden yüzlerce mektup yağıyor dürüstlüğün simgesi haline gelen Kemal Kılıçdaroğlunun bilgisunar sitesine. Kayseriden Yavuz, Kılıçdaroğlu Destanı yazmış örneğin:

bedeni zayıf da güçlü kudreti / koydu mu oturtan kılıçdaroğlu / doğruluk ne imiş bize öğretti / yanlışı buldurtan kılıçdaroğlu.

belgesiz konuşmaz dosdoğru biri / koltuğundan eder ağayı, miri. / onu gören yolsuzlar kaçıyor geri / benzleri soldurtan kılıçdaroğlu.

efendi, çok kibar pek ağır başlı / sakin konuşuyor, birazcık yaşlı. / söker alimallah tanımaz dişli / çürüğü doldurtan kılıçdaroğlu.

yolsuzluk yapan yobazlar kaçar / dosyayı belgeyi önüne açar. / dökülüyor hepsi ikişer üçer / korkudan öldürten kılıçdaroğlu.

yerinden ediyor herkesi tek tek / yüreği mangaldır gözü de pek. / elinden kurtulmaz iribaş, gökçek / rüşveti kaldırtan kılıçdaroğlu.

seni doğuran o nasıl ana. / tunceli yiğidi çıktı meydana. / deliozan bir destan yazdı bak sana / yüzleri güldürten kılıçdaroğlu.

Tarımdaki teğet

Tarım kesimindeki teğet geçişi konuştuk Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın ile. 10 milyar YTLlik toplam tarımsal kredi hacminin yalnızca 4.5 milyar YTLlik bölümünü Ziraat Bankasının verdiğini söyledi:

Geriye kalan kredilerin tümünü özel bankalar veriyor. Anadoluda düzenledikleri konserlerle filan kredi kartı alımını teşvik ediyorlar. Tarım üreticisi özel bankaların önünde kuyrukta. Hayatını döndürebilmek için kredi kartına yükleniyor. Çünkü ürünü para etmiyor, gübre iki katına çıkmış, açık kredi kartı almaktan başka bir çaresi kalmamış maalesef. Bu durum da, üretim araçlarının, tarlasının, traktörünün yakın gelecekte elinden çıkacağı sürecin başladığına işaret ediyor.

Yeni yapılanma

Milli Eğitim Bakanlığı, geçen hafta sonunda bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bakanlık, ortaöğretimde yeni bir yapılanmaya gitmiş ve bu çerçevede lise türlerini azaltmış, program çeşitliliğini arttırmış. Bu amaçla da, İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi tabelaları İmam Hatip Lisesialtında birleştirilmiş...

Demek ki, bundan böyle imam okulları program çeşitliliği içinde olacak...

Açıklamayı okurken, aklımıza Ankara Eğitim Bilimleri Fakültesinde bu yıl yapılan Eğitimin Çağdaş Değerlerle İrdelenmesi Çalıştayının sonuç bildirgesinden bir bölüm düştü:

- Bilimle bilim olmayanın bir arada olması, çocukta zihinsel bulanıklık ve bilişsel çatışmalara,

- Akıl dışı kabuller ve hurafelerin bireyin yaşamında ve dünyaya bakışında daha ağırlıklı yer almasına,

- Laiklik ilkesinin çözülmesiyle inanç çatışması ve toplumsal karmaşaların oluşmasına,

- Ben ve cemaat bilincinin hâkim olmasıyla ulusal topluluk halinde yaşamayı sağlayan duyguların zedelenmesine yol açabilir.

Tümü Işık Kansu - Son yazıları

Bağımsızlık yiğitlik ister 18 Mayıs 2019 Cmt
Kanunsuzluk 11 Mayıs 2019 Cmt
Ay aman öf dönemine geçiş 4 Mayıs 2019 Cmt