Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Çıkan kısmın özeti: 6 Haziran’dan iyiyiz...

06 Temmuz 2015 Pazartesi

Gazetelerde yayımlanan dizi romanlarda her gün yeni bölüme başlamadan önce bir özet yayımlanırdı. Başında da genellikle,“çıkan kısmın özeti” yazardı.
7 Haziran seçimlerinin üzerinden bir ay geçti. Bu 30 günlük dilimde siyaset şekilden şekle girdi. Bu da doğaldı. Zira her partinin oyununu kendince ayrı oynayabileceği bir zemin oluşmuştu.
Her partinin diyoruz ama barajı aşan 4 partinin yanı sıra bir de haddini aşan başka bir partiler üstü parti vardı. Yani AKP’nin parlamentodan ve devletten sorunlu Cumhurbaşkanı Erdoğan...
Buradan başlamak gerekirse 7 Haziran’da seçmen, Erdoğan’ın hayallerini sandığa gömdü. Bu gerçeği 7 Haziran sonrası defalarca vurguladık. Bunda iki amacımız vardı. Birincisi Erdoğan’ın bu gerçeği görmesi, ikincisi de seçmenin bu büyük başarısını fark etmesi.
Erdoğan bunu gördü ama kabul etmiyor. Lütfedip tek parti döneminin sona erdiğini vurguladı. Ancak iftarları iftiharla kendi siyasetine malzeme etmeden de geri durmadı.
İkide bir siyasete don biçiyor. Azınlık hükümeti olmaz diyor. Yeniden seçime götürebileceğini ima ediyor. İmadan öte yapacağını dikte ettiriyor.
Oysa bunların hiçbirini yapamaz. Tek durumda yapabilir; parlamento beceriksiz davranırsa...
Eğer parlamento halkın kendisine verdiği yetkinin hakkını verirse Erdoğan, Boştepe’de kalan 4 yılını sayar. Vermezse Erdoğan’ın elinde oyuncak olur.

***

Parlamentonun içine girersek...
En çok konuşulan parti MHP. Partinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bundan memnun olduğunu ifade etti. Nasıl söz ederlerse etsinler, bizi konuşmaları iyidir, mantığı...
MHP’nin önemli bir bölümü kendisi dışında pişirilmiş Meclis Başkanlığı seçiminde kendi planını uygulama hakkı elbette vardır. Buna kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Kendi yolunu çizer, artısıyla eksisiyle sonuçlarını kabullenir.
Ancak bunu yaparken “HDP kime oy verecekse ben ona oy vermeyeceğim” demesi akla bir dizi soruyu getirdi.
Bu durum biraz o ünlü kurt-kuzu hikâyesini anımsatıyordu. Hani kurt yukarıdan aşağıdaki kuzuya seslenmiş:
- Heey suyumu kirletiyorsun...
Kuzu şaşkın karşılık vermiş:
- Sen yukarıdasın ben aşağıda. Senin suyunu nasıl kirletmiş olabilirim ki...
“Olsun” demiş kurt, “ben kirlettin diyorsam kirletmişsindir”...
Parlamentonun bu yelpazesindeki gerçek şu:
HDP’nin tüm Türkiye partisi olma hedefini önemsediğimizi hep vurgulamıştık.
Bunun ne kadar gerçekçi olduğu, ne ölçüde gerçekleştirilebileceği bir yana hedeflenmesi bile önemliydi. Bunun sonuçlarına kafa yorarken şimdi MHP’nin tüm ama tüm Türkiye’nin partisi olmasının önemini vurgulamaya çalışacağız.
Olsun... Siyaset zemini açık olsun da...
Türkiye bunu da aşar...

***

Gelelim şu andaki geçici iktidara ve ana muhalefete...
Bu hafta Davutoğlu’nun Erdoğan vesayetini aşıp aşamayacağına ilişkin önemli bir test süreci başlıyor.
Hiç belli olmaz... Bakarsınız Davutoğlu Erdoğan’ın, ille de erken seçim isterim, bu tabloda benim kaybedeceğim bir şey yok dayatmasına inat ciddi bir adım atar...
CHP, Meclis Başlanlığı seçiminin sancısını atlatıp bu haftaya yoğunlaşmak istiyor.
Eleştirilmesi en çok sevilen parti olan CHP’nin oyunun bundan sonraki bölümünü iyi oynaması, parlamenter sistemin altını daha iyi çizmesi halinde Türkiye’yi hareketli, iniş çıkışlı ama daha iyimser bir süreç bekliyor.
Ancak baştaki vurguyu yinelemek gerekirse Türkiye, 6 Haziran’dan daha özgür, daha demokratik ve daha iyi bir ufka sahiptir.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Filo gelecek yerden bir uçak esirgenmez! 23 Eylül 2018 Paz
Şampiyonuz derken Şam piyonu olmak! 20 Eylül 2018 Per
Eren Erdem’in dosyası kabarıyor! 19 Eylül 2018 Çar

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Devlet Bahçeli