Portatif ağaç, portatif meydan

08 Temmuz 2015 Çarşamba

“İnsanlar meydanları kullanmıyorlar! Sadece geçip gidiyorlar” diyor Serkan Taycan. Taksim Pilot Galeri’de 4 Temmuz’da biten “Agora” isimli sergisi İstanbul’un meydanlarının dev fotoğraflarından oluşuyordu. Özel bir yöntemle, büyük bir emekle çekilmiş, her ayrıntının görülebildiği fotoğraflardı bunlar.
Meydanlardan geçip gidiyoruz çünkü durmamızı sağlayacak şehir mobilyaları yok. Gölgelik ise hiç aramayın. Müteahhitlerin daha çok taş kullanabilmesi için boş beton alanlar olarak tasarlanıyorlar. Taycan’ın dediği gibi meydanlar “kentlilerin ‘öteki’ ile karşılaştığı, her sınıfa, etnisiteye, cinsiyete, cinsel yönelime açık mekânlar. Kentlinin sesini duyurabildiği, müdahil olduğu, karşılaştığı yerler” (bkz. “Acı gerçek: En meydan gibi kullanılan meydan bir AVM önü!”, radikal. com.tr). Bu buluşmalar, karşılaşmalar olmasın diye oturma grupları yapılmıyor, ağaç dikilmiyor. İnsanlar o geniş beton alanların mitingler için uygun olduğunu fark edip düşüncelerini ifade etmek istediklerinde ise alana sokulmuyorlar.
Serkan Taycan’ın başlığa da çıkarılan “En meydan gibi kullanılan meydan bir AVM önü!” sözü dikkate değer. Şişli’deki Cevahir AVM’nin önündeki küçük alandan söz ediyor Taycan. “Çünkü başka hiçbir meydanda gölgelikli banklar yok!” diyor. Aynı şekilde Cevahir AVM’nin içi de meydan sayılabilir. Zaten iktidarlar da insanların kolay kontrol edilemedikleri meydanlarda değil güvenlik kontrolünden geçilerek girilebilen kapalı mekânlarda, AVM’lerde günlerini geçirmesini istiyor.
Meydan denilince kuşkusuz akla Taksim geliyor. Taksim toplanma hakkının en çok kullanılmak istendiği ve sürekli anayasal hakların engellendiği simge bir alan. Tayyip Erdoğan’ın istediği gibi bir düzenleme yapılamayıp Topçu Kışlası’nın bir taklidi inşa edilemediği için büyük boş ve beton bir alan olarak duruyordu. Seçim öncesinde biraz da oy kaygısı ile olsa gerek ağır aksak bir düzenleme başlatıldı. “Birileri konuşur, biz yaparız” diyen Kadir Topbaş “Yeşillendirilmiş zeminiyle Taksim’i İstiklal Caddesi ile birlikte Beyoğlu’na yakışır hale getirecek”lerini belirtiyor. “Biz yaparız” diye iddialı laflar eden Topbaş’ın on yıldır neden İstiklal Caddesi’ne sağlam bir taş döşeyemediğini, sonunda neden caddenin yarı asfalt yarı kırık taşlarla son derece çirkin bir hale geldiğini izah etmesi gerek önce. Neden yapamamış ya da yapmamış?
Taksim Meydanı’nda yapılan ne? Beton zemin üzerine taş döşeniyor. Zemin döşeme işlemleri tamamlandıktan sonra oturma birimleri, süs havuzları, ağaçlar, duraklama ve dinlenme alanları eklenecekmiş. Beton zemin üzerine taş döşendikten sonra meydan nasıl yeşillenecek, örneğin nasıl ağaç dikilecek diye merak ediyordum. Cevabını Taksim’den geçerken gördüm. Betonun üzerine taş döşeyip sonra da onları kırıp toprak dökmek gibi müteahhitlik çözümleri (!) olsa da bu kez daha pratik bir yöntem üretilmiş ve dev saksılarda ağaçlar getirilmiş. Yani meydana yeni ağaç dikilmeyecek, betonun üzerine bu saksılar yerleştirilecek, ortasına sığ havuzlar yapılacak. Beton üzeri yeşil bir meydanımız olacak.
Sanıyorum Topçu Kışlası’nı inşa etme inadından vazgeçilmedi. Zamanı gelince inşaat başlayacak. O nedenle de Taksim Meydanı’nda inşaata başlarken kolayca götürülecek, insanların ağaçları kestirmeyiz diye eylem yapamayacakları portatif ağaçlarla portatif bir meydan düzenlemesi yapılıyor.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ara Güler Müzesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları