Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

‘Ana’ iktidar

14 Temmuz 2015 Salı

Rize’deki Yeşil Yol projesine karşı Karadeniz dağları kadar dik duruşuyla Türkiye gündemine oturan Rabia Bekar, yöre halkının değişiyle Havva Ana, direnmenin ne demek olduğunu herkese gösterdi.
Sosyal medyada en çok paylaşılan içeriklerden biri haline gelen Havva Ana’nın görüntülerini ben de birkaç kez izledim. O duruşun, o sözlerin karşısında dağ olsa erirdi. Nitekim hükümet de geri adım atmak zorunda kaldı. Ancak bu, hükümetin projeden vazgeçtiği anlamına gelmez. Tepkinin dinmesini bekleyecektir. Türkiye gündeminin biraz değişeceği güne kadar sabredecektir. Ardından da yine dozerleri sokmaya girişecektir. AKP’nin 13 yıldır izlediği yöntem bu.
Ancak sert bir muhalefete çattılar. İğneyi kendimize batırmak gerekirse, gerçek anlamda “ana” muhalefeti Havva Ana yaptı. Bize de böyle bir direnişe omuz vermek, olabildiğince çoğaltmaya çalışmak düşer.
Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın Meclis’ten Türkiye gündemine taşıdığı Cerattepe direnişinin arkasında da yoğunlukla kadınlar var.

***

Aslında Havva Ana, rastgele öne çıkmış bir karakter değil. Deyim yerindeyse “Ana”dolu’nun, ana hecelerinin hakkını verircesine ülkemizin pek çok yerinde onları en ön safta görmek mümkün.
Geçen hafta İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Dolaylar Köyü’nde de altın madenine karşı benzer bir direniş vardı.
Çokuluslu şirketleri arkasına alan, şirket içinde şirket kurup gerçek sahipliği gizleyen bu doğa saldırganları Küçük Menderes Ovası’nın en verimli bölgesini de gözlerine kestirdiler. Dolaylar Köyü’ne gittiğimde bizi karşılayan direnişçilerin 4’te 3’ü kadındı. Biz hepsinin tek tek ellerini sıkmaya çalışırken birinde özellikle durdurdular, “İşte bu bizim avukatımız” dediler. Başı, bildiğimiz Anadolu tipi, saçının ön kısmı görülecek şekilde örtülmüş, 60 yaşlarındaki kadına neden avukat dediklerini hemen açıkladılar. Köyde oturmuyormuş, Ödemiş’teymiş ama nerede bir sorun varsa soluğu orada alıyormuş. Dolaylar Köyü’nün de önemli destekçilerinden biri olmuş. Yaptıkları anlatılırken, “İşte bunlar böyle büyütürler” diye seslenip kendisinin öne çıkarılmasını engellemeye çalışıyordu.

***

Ülkemizde kadın, ne yazık ki en çok “şiddet haberleriyle” anılıyor. Kadına yönelik şiddet, “şiddet” sözcüğünün de hafif kalacağı bir saldırganlığa dönüşmüş durumda. Cinayete kadar varan bu saldırganlık aslında önemli bir erkek sorunu. Kadına yönelik şiddete kadınların karşı çıkması, sorunun sadece gündeme gelmesini sağlayabilir, çözemez. Sorun, erkeği adam etmektir.
Uzun süredir gündemde olan kadına yönelik şiddet haberlerinin önüne “kadınların direnişi haberinin” geçmesi ülkemiz için umut veren bir gelişme.
Yeri geldikçe kullanmayı sevdiğim bir söz vardır; beşik sallayan kadın dünyayı da sallar!
Havva Ana’lar, Avukat Fadime’ler çoğaldıkça doğamızın korunmasından eğitimin düzelmesine kadar her alanda daha başarılı olacağız.
Yukarıda “ana” muhalefet dedik ama biz anaların, ana muhalefet değil ana iktidar olmasını istiyoruz.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

1. Dünya Savaşı bitti...Anadolu işgali başladı! 13 Kasım 2018 Sal
Prof. Dr. Mehmet Haberal... 11 Kasım 2018 Paz
Bardak taştı, düzen çöker! 8 Kasım 2018 Per