İlhan Selçuk

Uygarlar ile Barbarların Kısa Tarihi...

22 Ocak 2003 Çarşamba

PENCERE

iLHAN SELÇUK

Uygarlar ile Barbarların Kısa Tarihi...

Geçenlerde bir emekli elçimiz Cumhuriyet’e geldi; hoşbeş, söyleşi, ülke sorunları derken iş Kıbrıs’a dayanınca dedi ki:

- Korkarım, Ada’da yine kan dökülecek bir ortam oluşmasın!.. Düşündüm:

Ada’da ilerde neler olur bilemem; ama, Kıbrıs yüzünden bizim medyada neredeyse kan dökülecek!..

Kavga müthiş!.. İki cepheye ayrılmışız; veryansın ediyoruz birbirimize...

Kıbrıs davası mı?..

Boşversene sen!..

Avrupa kapılarını açtı mı, hiç kimseyi tutamazsın, öteden beri barbarlar, ne pahasına olursa olsun, kapağı uygarlar coğrafyasına atmak için ölümü bile göze almaktan çekinmezler...

Türkiye’nin yüzde kaçı AB’ye girmek için can atıyor... Ben diyeyim yüzde 70, siz deyin yüzde 90, belki de yüzde 100!.. Kırk yıllık şeriatçı bile kuyruğa girmiş, beklemiyor mu?..

Avrupa mı?..

Ohooo...

Onlar uygar..

Biz barbar!..

*

Öteden beri yerküre bu iki sözcük üzerine kurulu düzenlerde yaşadı.

Eski Yunanlılar kendilerinden olmayanları aşağılamak için dudak bükerlerdi:

- Barbar!..

Roma İmparatorluğu, sınırları dışında kalan tüm toplumlara “barbar” adını taktı. Ancak yerkürede yaşayan bu iki dünya ilişki kurmadan da hayat süremezdi. Uygar, sırasında barbarı köle diye kullandı, sırasında asker... İnanılır gibi değil, ama, bir ara Hıristiyanlık barbarlara da kucağını açmaya çalıştı...

İslam çıkınca, bu kez barbar “Hıristiyan Avrupa”nın dışındakiler oldu.

*

Peki, günümüzde ne var ne yok?..

Uygar kim?..

Barbar kim?..

Sorulur mu canım, “Avrupa Birliği” uygarlık üzerine kuruluyor...

Gezegenimizde her şey orda, bir küçük kıtada, avuç içi kadar bir yerde, bir vakitlerin Grek’i, Roma’sı, kendi dışındaki dünyanın yargıcı olmuş, ahkâm kesiyor!.. Avrupa kapılarını bir açsa, bütün dünya insanları doğdukları toprakları bırakıp uygar -ve de zengin- dünyaya sığışmak için birbirlerini yiyecekler...

Ama yağma yok!..

Uygarlar yerkürede avuç içi kadar yere sığışıp, barbarları sömürecek ki uygarlık olsun...

Uygar sömürmese, bu kadar zenginleşemezdi; barbarlık uygarlığın sömürgelerini oluşturuyor; barbarlar hem birbirlerini yiyorlar, hem de uygarların çiftliği olmayı yeğliyorlar...

Barbar bir ara komünizmle kurtulmak istedi; ama, olmadı, tutmadı, güç yetmedi...

*

ABD ile AB, barbarların tepesinde ve ensesinde daha çok boza pişirecek!..

Kıbrıs’taki Türkler elbette AB’ye girmek isterler, hem de çuvallamasına...

Sanki biz istemiyor muyuz?..

İnsanın insan olması için daha çok uzun yol var; barbarlar akıllanıp uygarları adam edinceye kadar bu yolda yürünecek...

(22 Ocak 2003 tarihli yazısı)
 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012

Günün Köşe Yazıları