Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Kaçakçılar AOÇ’yi hukuktan kaçıramadı!

06 Ağustos 2015 Perşembe

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ın, Atatürk Orman Çiftliği’ni (AOÇ) koruma mücadelesi ile önemli bir aşamaya varıldı. Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 1/10000’lik AOÇ’yi koruma planını iptal etmesi, Atatürk’ün 21. yüzyıla da örnek olacak bu büyük mirasına yönelik talanı durdurmada önemli bir zemin oluşturacak. Zira bu projeye bağlı olarak yapılan daha küçük ölçekli planlar da dayanağını yitirmiş oldu.
Bu karar kapsamında Kaçak Saray’ın da kimden kaçak olduğu, hiçbir yasal zemine dayanmadığı bir kez daha onaylandı.
Bu aşamadan sonra beklenen tek şey Büyükşehir Belediyesi’nin ve Cumhurbaşkanlığı’nın hukuka uyması!
Uyar mı?
Elbette böyle bir şey beklemiyoruz ama bu aşamadan sonra Tezcan Karakuş Candan ve Mimarlar Odası mücadelesinde yalnız bırakılmamalı.
Bugünkü kuşaklar, AOÇ’yi önümüzdeki kuşaklardan ödünç aldıklarını, artık en azından daha fazla talan edilmemesini sağlamak zorunda olduklarını unutmamalı.
*    *    *    *
AOÇ 2006 yılında yapılan yasal değişiklikle her türlü talana açık hale getirildi. Ancak burada altını çizmemiz gereken önemli bir gerçek var; AKP iktidarı AOÇ’yi talan etmek için önemli referanslara sahipti. Zira Atatürk’ün 1925’te kurup 1938’de tüm Türkiye’ye miras bıraktığı AOÇ’ye, önceki bütün iktidarlar özünde bir arsa gözüyle baktılar. Her iktidar döneminde adım adım tırtıklandı. Üstelik bu yapılırken mevcut yatırımları koruma sorumluluğu da göz ardı edildi.
Halen yüzde 42’si talan edilmiş olan AOÇ’nin, kalan bölümü bile üzerinde pek çok şey yapmaya değer bir miras. Uluslararası bir karşılaştırma yapmak gerekirse, AOÇ’nin kalan bölümü, bütün dünyanın dikkatindeki Central Park’tan 10 kat daha büyük.
Atatürk’ü aşacağını iddia edenler önce ona ulaşmayı denemeli. Atatürk’ün sadece başkentin yanıbaşında temellerini attığı bu çiftlik bile bugünkü iktidarın ancak rant gözüyle dikkatinde olabiliyor.
Bugün dünyada “kentsel tarım” diye yeni bir kavram var. Doğal olan her şeyin yerini giderek plastikleşen ürünlerin aldığı günümüzde. Hem kentlerin biraz daha yeşermesi hem de doğal üretimin gözle görülebilir bir çekicilik kazanması için kent merkezlerine yakın yerlerde büyük tarım alanları oluşturuluyor.
Atatürk’ün büyüklüğüne bakın ki bir yüzyıl sonra dünya, AOÇ benzeri kent pencerelerine gereksinim duyuyor.
                          ***
Yukarıda vurguladığımız gibi AOÇ’nin kalan bölümü bile her türlü mücadeleye değer.
“Bir şey değişir, her şey değişir” diye bir deyim vardır. Mimarlar Odası’nın talancıların beklemediği şekilde cesur kararlı, akıllı ve bilgili davranarak başlattığı mücadeleye toplumsal destek büyürse mutlak başarıya ulaşacak.
Talancılar, kaçakçılar önce Oda’yı korkutmayı denediler. Olmayınca her zaman yaptıkları gibi karşı saldırıya geçtiler. Bu da tutmayınca mutlaka yeni yöntemler arayacaklardır.
Mimarlar Odası, AOÇ’nin kalan bölümünün daha insancıl kullanım için bir fikir projesi başlattı. Sadece buna katılmak bile rantçılar karşısında güçlü bir set oluşturacaktır.
Mücadeleyi diri tutan Sevgili Candan’ı candan kutlarken sorumluluğun hepimizde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Ah o Yemen’dir! 14 Kasım 2018 Çar
1. Dünya Savaşı bitti...Anadolu işgali başladı! 13 Kasım 2018 Sal
Prof. Dr. Mehmet Haberal... 11 Kasım 2018 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Mustafa Balbay