Köşe Yazısı

A+ A-

Kürtaj Geyiği ve Gerçekler

5 Haziran 2012 Salı
\n

\n

\n\n\n

Başbakandan Diyanet İşleri Başkanına hatta Bülent Ersoya kadar kürtaj konusunda önüne gelen uzman kesildi. \n

\n

Son olarak Bülent Ersoy Kürtaj olayına çok karşıyımgeyiğiyle bu hakkı savunanlara bodoslamadan girişti: \n

\n

İnsanlar haddini bilecek! Beş dakikalık istek ve arzularına yenilmeyecek. Kendilerine hâkim olacaklar. Can alıyorsunuz sonuçta!\n

\n

Kürtaj konusunda maydanoz oluverip en üst perdeden ahkâm kesenve hadlerini bileceklerdiye önüne gelene fetva verene bakın hele!\n

\n

Haddini bilmeyip ona buna had bildirmekle kendisini özel görevli tayin edenler yok mu Türkiyenin başındaki en büyük bela bu. \n

\n

Başkalarına ennnnn had bildirmeye meraklı tipler, genelde en had bilmezler oluyor. \n

\n

Ersoy da bu şablona son örnek. Bu iddia ve bu tonlamayla konuşacak son insanlardan biri Bülent Ersoy olmalı. Şaka gibi!\n

\n

Meselenin bunca tavsatıldığı bir yerde sözü bugün bir kadın doğum uzmanı okurumuza bırakmak istiyorum. \n

\n

Kürtaj yasağı konusunda bizler dışında herkes bir şeyler söyledi diye söze başlayan Operatör Doktor Zeliha Aksaz Şahbaz; satırlarına yaşamöyküsü ile başlıyor: \n

\n

Öksüz bir annenin kızı\n

\n

Ben 7. çocuğunu doğururken 30 yaşında kanamadan hayatını kaybeden ve 10 yaşında annesiz kalan bir kadının kızı olarak büyüdüm. Anne özlemi içinde nasıl zor bir hayat yaşadıklarını, doğan son kardeşlerinin bakımsızlıktan öldüğünü, diğer üç kardeşini nasıl köyde binbir zorlukla bakarak büyüttüğünü dinleyerek büyüdüm. Bu yüzden eğitimsiz kalmış hatta vücudu bile gelişememişti. Annem o yıl köyde 3 kadının daha düşük yapmaya çalışırken hayatını kaybettiklerini, çocuklarının da yetim kaldığını anlatırdı. Keza amcamın hanımı da annesini henüz bebek iken düşük yapmak isterken kaybetmişti. Her yıl köyde 2-3 kadın hayatını düşük yapmak isterken kaybediyordu. \n

\n

Kıdemli meslektaşlarımız bize kliniklerin düşük yapmak isterken ciddi enfeksiyon kapan kadınlarla dolduğunu anlatırlardı. İhtisasımızı yaptığımız Zekai Tahir Burak Kadın Hastanesi, eski adıyla Ankara Büyük Doğumevinde Septik Kliniği vardı ve düşük yapan kadınlara orada müdahale edilirdi. Sepsis yani ağır enfeksiyonla gelen kadınlar bu kliniğe adını vermişti.\n

\n

Septik düşük ve aşırı doğurganlık nedeniyle anne ölümleri toplumun en büyük yarası idi. Çünkü anne ölümü sadece bir kişinin hayatını kaybetmesi değildir. Aynı zamanda bakıma ve sevgiye muhtaç yavruların annesiz ortada kalmalarıdır. Bir annenin yokluğunu hiç kimse ve hiçbir kurum dolduramaz.\n

\n

Kürtaj konusunda bir dizi veriye de yer veren Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz -özetle!- Ulaşabildiğimiz Hacettepe Üniversitesinin. hastane bazlı bir çalışması kürtaj yasası öncesinde anne ölüm oranlarının çok korkunç boyutlarda olduğunu ortaya koymaktadırdiyor ve kürtaj yasası öncesindeki şartların ürkütücü rakamlarını sergiliyor: \n

\n

Kürtajın gerilettiği ölümler \n

\n

Kürtajın yasak olduğu 1968-1972 arasında anne ölüm oranı yüz bin doğumda 417, sepsis nedeniyle ölüm vakaları yüz binde 309 olarak tespit edilmiştir. (Aynı dönemde) Enfeksiyon tüm anne ölümlerinin yüzde 74’ünü oluştururken bu ölümlerin yüzde 73.23ü septik düşükler nedeniyledir. \n

\n

Kürtajın yasal hale gelmesinden hemen sonra 1983-87 döneminde anne ölümleri yüz bin doğumda 87ye, sepsis nedeniyle ölümler de yüzde 33e gerilemiştir. (Bu oran sonra...) 1988-92 arasında yüzde 8e dek inmiştir. \n

\n

1998-2004 döneminde ise sepsise bağlı anne ölüm vakası izlenmemiştir. \n

\n

Bu çalışma sağlık hizmetine ulaşımın mümkün olduğu Ankara bölgesinin sonuçlarıdır\n

\n

Sağlık hizmetine ulaşımın imkânsız olduğu bölgelerde hiç kayda girmeyen anne ölüm vakaları düşünülürse durumun ne kadar vahim olduğu anlaşılacaktır.\n

\n

Özetle kürtaj önüne geleneBu konuda ne düşünüyorsunuz?diye mikrofon tutmak zevzekliğiyle sulandırılacak bir magazin değil. Ağır bir dram.\n

\n

Hangisi cinayet?\n

\n

Kürtajın yasak olduğu 1983 öncesi dönemlerdeki bebek ölümleri hakkında bir çalışmaya ulaşamadıkdiyen Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, Fakat aşırı doğurganlıktan bunalan kadınların özellikle kırsal kesimde gebeliği için bu doğar da ölüverir inşallahdediklerini dün gibi hatırlıyorumeklemesinden sonra değerlendirmesini şöyle bitiriyor: \n

\n

Tüm bu verilere bakıldığında kürtaj mı cinayettir yoksa sağlık hizmetine ulaşamayan yoksul kadınların gebelik ve istenmeyen gebeliğin sonlandırılmaya çalışılması sonucu ortaya çıkan anne ölümleri mi cinayettir? Buna halkımız karar verecektir. \n

\n

Hayattaki bazı değişimler geri döndürülemez. Kürtaj hakkı da böyle bir şeydir. Türkiyede kimsenin kürtaj hakkı ile bir sorunu yoktur. Kimseye herhangi bir zorlama söz konusu da değildir. Ben ortaya atılan iddiaların gerçek niyetleri yansıtmayıp demagoji niteliğinde olduğu kanaatindeyim. Aksini düşünemiyorum ve gencecik gelinlere, annelere kıyamıyorum. Eminim ki bu ülkeyi yönetenlerin de bu kıyıma yüreği elvermeyecektir. Operatör Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz.\n

\n

\n

\n

Bu cehennem, bu cennet bizim/ Kapansın el kapıları/ Bir daha açılmasın/ Yok edin insanın insana kulluğunu/ Bu davet bizim…”\n

\n

49 yıl önce yitirdiğimiz büyük şairide böylece hatırlamış olalım. \n

\n

\n\n

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt