Köşe Yazısı

A+ A-

Siz Yine ‘Amin!’ Deyin Dilerseniz

8 Haziran 2012 Cuma
\n

Siyaset sahnesinin yumuşama ve diyaloğa ihtiyaç duyduğunu söyleyen az değil.

\n

Geçenlerde, yumuşamaya, halkın çok ihtiyacı olduğunu anlatan bir yazı okuyordum.

\n

Düşündüm. Ya yazar yanılıyordu ya da ben, kısır ve karanlık siyaset dünyamız, yumuşamadan değil, gerginlikten, kavgadan, düşmanlıktan besleniyordu, bu iktidarın bilerek isteyerek yarattığı bir ortamdı.

\n

Doğrusu Kemal Kılıçdaroğlunun önderliğindeki CHPnin AKP ile Kürt sorununun çözümü yolunda adım atılması için diyaloğa girmesinden de bir sonuç beklemediğimi, hem salı günkü hem de dünkü köşemde belirttim.

\n

Zaten, CHP heyetinin ziyaretinde, AKP tarafı da, MHPnin de sürece dahil edilememesi halinde sonuç almanın güç olduğunu söylemişti.

\n

***

\n

MHPnin bu sürece dahil olması, şu anda hiç mümkün görünmüyor.

\n

Dün bu köşeye aktarılan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonundaki BDP - MHP tartışması da tarafların birbirlerine nasıl kuşkuyla yaklaştıklarını, herhangi bir uzlaşma noktasından ne kadar uzakta olduklarını açıkça gösteriyordu.

\n

Orhan Bursalı, her zamanki gibi ilginç olan ve dikkatle okunması gereken dünkü yazısında da MHPnin neden bu tavrından vazgeçmeyeceğini, AKPninse MHP ikna edilmeden neden hiçbir şey yapamayacağını gayet net bir biçimde anlatıyordu.

\n

Gerçekten de MHPnin tabanına göz dikmiş olan Tayyip Bey, kendi tabanından MHPye kayma olmaması için Kürt sorununda Bahçeli ikna edilmeden adım atamaz.

\n

Bir gerçeği unutmayalım: MHP son yıllarda çeşitli konulardaki tutumuyla, AKPnin stepnesi konumuna girmiş durumdadır ve görünen o ki MHPnin, AKPden farklılığını göstereceği tek alan Kürt sorunundaki tutumu olacaktır.

\n

Bu gerçeği Bahçeli gibi Tayyip Erdoğan da görmüş ve açılım politikasının kendisine fazla bir getiri sağlamayacağını anlamış bulunmaktadır. Nitekim AKPnin halen yürürlükte olan Kürt politikası da bu düşünceden hareket etmektedir.

\n

MHPnin Kürt sorununa yaklaşımındaki tereddütler, yalnız kendisinin değil, ama aynı zamanda AKPnin, hatta CHPnin cılız tabanı tarafından da paylaşılmaktadır.

\n

Bu açıdan rahatlıkla söyleyebiliriz ki MHPnin katılmaması halinde, AKP gibi CHP de pek fazla adım atma şansına sahip değildir.

\n

***

\n

Yumuşamanın ve çözüme doğru yol almanın önündeki tek engelin MHP olduğunu düşünmek de pek gerçekçi değil.

\n

Bugün ortam da, Kürt sorununda demokratik bir çözüme elverişli görünmüyor.

\n

Bilindiği gibi, Tayyip Bey, Kürt sorununda yapılabilecek şeylerin çoğunun yapıldığı kanısında.

\n

İnsanların, göğüslerini gere gere Kürt olduklarını söyleyebildikleri, Kürtçe eğitiminin önündeki engellerin kalktığı, TRT Şeşin 24 saat yayın yaptığı bir ortamda, daha fazla ne yapılabilir ki düşüncesi herhalde AKP tabanında da yankı buluyor olmalı ki Tayyip Bey bu yolu tutmuştur.

\n

Demokratik özerklik, ana dilde öğretimin serbest olması gibi hususların geniş bir kesimde yarattığı kuşkuyu TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonunda MHPli Oktay Öztürk, BDPlilere şu şekilde seslenerek dile getiriyordu:

\n

- O kadar saf mıyız? Millet içinde yeni bir millet yaratma yolunu arıyorsunuz.

\n

Bu görüşün yalnızca MHPnin tabanında egemen olduğunu düşünmek yanlıştır.

\n

Bu kaygı yaygınlığını koruduğu sürece bir çözüm beklemek de hayalciliktir.

\n

Ama PKK gibi BDP de maksimalist taleplerden vazgeçmeye hazır değil.

\n

Bu havada, devam eden KCK operasyonlarının, BDPlilerle ilgili fezlekenin Meclis gündemine gelecek olmasıyla birlikte Yargıtay tarafından cezası onanmış olan Van Milletvekili Kemal Aktaşın konumu, ortamı yeniden gerecektir.

\n

Bu durumda, bir yumuşama beklemek ne derece de gerçekçi olur?

\n

Ama biz yine de oyunbozanlık etmeyip Hayırlı olur inşallahdiyelim!

\n\n

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Medrese gerçeği 23 Temmuz 2019 Sal
Gitse Fethullah, gelir Methullah 19 Temmuz 2019 Cum
‘15 Temmuz’u doğru okumak 16 Temmuz 2019 Sal