Köşe Yazısı

A+ A-

Özel Yetki Deyince...

9 Haziran 2012 Cumartesi
\n

\n\n\n

Ben yalnızca mahkemelerde değil, herhangi bir yönetim alanında özel yetki verilmesine karşıyım.

\n

Özel yetki dediğiniz anda bizde mutlaka o yetki abartılı kullanılır ya da beklenmedik sonuçlar doğurur da ondan...

\n

Geçmişte, özel şirketlerde bile patron ya da onun vekili ne derse o olur, yönetim kurulunu, çalışanları dinlemeyip kendi başına istediği kararı verebilirdi.

\n

Günümüzde şirketlerde bu anlayış değişti. Artık en tepedeki yöneticinin altında da başka yöneticiler var, danışmanlar var, denetleyen başkaları var. Artık en üst düzey yönetici bile aklına eseni atıp aklına eseni işe alamıyor.

\n

Kimsenin denetleyemediği bir özel yetki son derece tehlikeli bir şey.

\n

İşte geçmişte, kendilerine devlet adına özel yetkiler verildiği söylenen birtakım adamların derin devlet adı altında neler yaptığı bugün hâlâ tartışma konusu...

\n

***

\n

Özel yetkili mahkemeler, özel yetkili savcılar geçmişte de vardı.

\n

Zaten bu konu o zaman da sorun yaratıyordu.

\n

O zaman da tartışılan kararlar alınıyor, davalar açılıyor, iddianameler yazılıyor, birileri olmadık sebeplerle tutuklanıyordu.

\n

O davalar konusunda da kamuoyu hep, bunların siyasi davalar olduğu izlenimine sahipti. Bugün de öyle.

\n

Bu sorun HSYK ile de aşılamadı.

\n

Uzun tutukluluk süreleriyle ilgili tartışma bu mahkemelerin yapısı değişse de bitmez. Çünkü tutuklama bizde zaten bir cezalan-dırma olarak görülüyor. Tutuklamaya gerekçe olan iddiana-malere her türlü şey delil olarak konulabiliyor.

\n

Bu bence yalnızca savcılarla, hâkimlerle ilgili bir konu da değil. Bu bizde yerleşik olan hukuk anlayışıyla ilgili. Çünkü eskiden de böyleydi, aradan kuşaklar geçti şimdi de böyle.

\n

Gazete kupüründen, adamın arkadaşıyla yaptığı son derece saçma sapan bir telefon konuşması, öfke anında söylediği bir söz veya okuduğu kitaptan alıntı, aldığı bir elektronik posta gibi şeyler toplanıp bir araya geliyor ve son derece ciddi, devleti yıkmak gibi bir iddiaya delil olarak sunuluyor.

\n

Çünkü zaten özellikle siyasi yanı olan örgüt davaları, iktidarın birilerini cezalandırmak üzere yola çıktığı davalar.

\n

***

\n

Zaten yüzlerce kişinin toplandığı davalarda bu türden iddianameler de binlerce sayfa tutuyor. Bunların tek tek okunması, tartışılması, incelenmesi, savunması, bilirkişisi, tanıkları derken davaların bitmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.

\n

Zaten çoğu zaman tutukluluğun devamı bu nedenle isteniyor. Yani dava bittiğinde suçlar kanıtlanmasa da istedikleri cezalandırılmış oluyor.

\n

Belki son açıklamalar, sürüp giden davaların artık kamuoyunda ciddiyetini yitirdiğinin, uzun tutukluluk sürelerinin vicdanları rahatsız ettiğinin ve tabii yurtdışında da fazlasıyla tepki aldığının göstergesi...

\n

Ama özel yetkili mahkemeler, \t\tiktidarların kolay kolay vazgeçebileceği kurumlar değil.

\n\n

Tümü Kürşat Başar - Son yazıları

Görüşmek Üzere... 10 Ocak 2013 Per
Vergiler ve Zenginler 8 Ocak 2013 Sal
Kitap Korkusu 5 Ocak 2013 Cmt