Köşe Yazısı

A+ A-

Elbet Sabah Olacaktır

10 Haziran 2012 Pazar
\n

\n

Başına gelenleri bir türlü anlayamıyordu. Geceyi karakolda geçirdi. Saatler boyu sorguya çekildi. Yakınları telaşa kapıldılar. Kendisinden hiç haber gelmiyordu. Ne olmuştu, suçu neydi? Kimse bir şey bilmiyordu. Ertesi gece (onu) arabaya koyup evine götürdüler. Yanında üç kişi vardı. Biri kara sakallı bir paşaydı. Eve daldılar, önce çalışma odasına, sonra yatak odasına girdiler. Her yeri didik didik ettiler, aranmadık ne bir dolap kaldı, ne çekmece ne de raf…”\n

\n

Yukarıdaki satırlar Soner Yalçın’ın, bir polis aramasıyla başlayan son kitabı Samizdattan değil… Hıfzı Topuz’un son biyografik romanıElbet Sabah Olacaktırdan alındı. \n

\n

Topuz’un Elbet Sabah Olacaktırda anlattığı şair Tevfik Fikret... \n

\n

Dönem, Abdülhamit’in en karanlık istibdat dönemi... \n

\n

Hıfzı Topuz, Fikret’in geçen yüzyıl başındaki ilk tutuklanmasınıböyle anlatıyor. \n

\n

Hiçbir şeyin değişmediği bir zaman tüneline girmiş gibi oluyoruz.\n

\n

‘Herkesin vicdanı kapalı’ \n

\n

Tevfik Fikret’in hele Süleyman Nazif’e iç döktüğü mektupta yazdığı satırlara bakın: \n

\n

En samimi arkadaşlarımın arasında, sokağa çıplak çıkmış bir adam hissiyle titriyorum; herkesin vicdanı kapalı, örtülü; yalnız ben çıplak! Herkes zamanın sahte gösterişine bürünebiliyor; herkes namuslu geçinerek alçak yaşamanın kolayını buluyor; herkes bu rezil havayı nefes alabilmek için bir çare, bir büyü buluyor. \n

\n

İşte namuslu kalem, namuslu matbuat, namuslu edep O da öldü, o da çiğnendi. Gazetesine bir jurnal basmayanlar artık gazeteci sayılmıyor. Sonra içimizde o edepsizlikleri şirretliklerinden dolayı tebrike koşacak, Bir gaza ettin ki hoşnut eyledin peygamberi! alkışlarıyla onların bu danışıklı dövüşlerini, namussuzluğun bu zaferini alkışlayacak namuslular da var!\n

\n

Herkes diyor ki: Zaman haklıdır, akıllıdır, sen budalasın!\n

\n

Allah aşkına siz öyle yapmayın, siz bari deyiniz ki: Sen budalasın; fakat zaman haklı, akıllı değildir.\n

\n

Nasıl? \n

\n

Zaman daima haklıdır!hesabına birdenbireyetmez ama evetçikesilen pek çok tanıdık, eski dosta yabancı düşen bizleri anlatır gibi değil mi?\n

\n

Bir ülkenin genleri bu kadar mı değişmez?\n

\n

Doğru zamanlama\n

\n

Tüm kitaplarını büyük keyif ve hayranlıkla okuduğum Hıfzı Topuz’un son romanı Elbet Sabah Olacak!”; hedefi on ikiden vuran bir zamanlamayla kaleme alınmış… \n

\n

Abdülhamit istibdatının gem vurulmamış acımasızlığını, abukluğu ve keyfiliğini, bu istibdata teslim olmamak adına yalnız kalmayı göze alan Fikret’in çaresizliğini okurken maziyle bugün arasında okur olarak mekik dokuyorsunuz. \n

\n

Anayasacılık adına Meşrutiyet ilan ediliyor… \n

\n

Daha çok demokrasiayaklarına halihazırda sürdürülen zulüm ve baskılar gibi, değişen bir şey olmuyor. \n

\n

Zira Topuz’un da kitapta belirttiği gibi: İnsan haklarına saygının olmadığı ve güçler ayrılığının sağlanamadığı bir toplumda anayasanın anlamı olmuyor.\n

\n

Fikret tarafından adı konan Meşrutiyet dönemi gazetesi Taninçevresinden Mehmet Emin Yurdakul bu yüzden bir büyük isyan duygusuyla şu şiiri kaleme alıyor: \n

\n

Bugün de mi düşünceye, ağızlara kelepçe\n

\n

Bugün de mi hürriyete, adalete işkence\n

\n

Bugün de mi eli kalem tutanlara zindan\n

\n

Demek millet bugün bile keyfe kurban olacak…” \n

\n

Topuz ‘perdeyi’ kaldırıyor\n

\n

Fikret’le bizi böyle “günün içinden” buluşturmanın ötesinde, Hıfzı Topuz büyük şairi, okurlara bütün bir düşünce sistematiği içinde tanıtıyor. \n

\n

Lisede ezberleyerek geçtiğimizdir o pek esrarengiz Serveti Fünun edebiyatı ve şiirini, berrak bir Türkçeye çevirerek her şeyden önce sadeleştiriyor Topuz. \n

\n

Elbet Sabah Olacaktırı okurken bu yüzden çoğu defa Ne enteresan?diye düşünmeden edemedim: Fikreti bu netlikle anlayabilmemiz için ölümünden asır mı geçmesi gerekti? Neden Tevfik Fikretin fikirleri ve şiirlerini daha önce bu açıklıkla belleyemedik?\n

\n

Bu sorunun yanıtı Fikret’in, bir asır sonrası Türkiye’si için bile çok ilerici bir yazı ve düşünce insanıolmasında yatıyor... \n

\n

Tevfik Fikret bir özgürlük şairi. \n

\n

İfade ve düşünce özgürlüklerini savunuyor. \n

\n

Kadınlar için hak ve eşitlikten yana çıkıyor. \n

\n

Savaş karşıtı ve barış yanlısı hümanist fikirlere imza atıyor. \n

\n

Şeriat karşıtı aydınlanmacı kimliğiyle tanınıyor. \n

\n

Bunlar geçmişte de sağ iktidarlar yörüngesinde yaşayageldiğimiz laik Türkiye Cumhuriyetindeher daim sakıncalıgörülmüş olan fikirler. O anlaşılmaz dil, belli ki bilinçli olarak, şair üzerinde kalın bir perde gibi korunmuş.\n

\n

Topuz, Fikret’le aramızdaki o perdeyikaldırıyor! \n

\n

Kitaba adını veren Fikret dizeleriyle bitirelim bu yazıyı: \n

\n

Evet, sabah olacaktır, sabah olur geceler\n

\n

kıyamete kadar sürmez, \n

\n

sonunda bu gökyüzü, bu mavi gök size acır…” \n

\n

Çok teşekkürler Hıfzı Topuz. \n

\n

\n\n

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt