Köşe Yazısı

A+ A-

Kimin Vesayeti?

12 Haziran 2012 Salı
\n

Vesayet aslında Arapça bir sözcük:

\n

Emir, talimat anlamına geliyor.

\n

Bir kişinin mirasını yönetmek, onun talimatını yerine getirmek anlamında.

\n

Bu işi yapana vasî (a kısa i uzun okunur) deniyor.

\n

Esas olarak bir hukuk terimi.

\n

Zamanla, kendi kendini yönetemeyecek, doğru karar veremeyecek biçimde engelli olan kişilerin işlerini yürütmek üzere mahkemece tayin edilen kişilere de yaygınlaştırılıyor.

\n

Halk dilinde vesayet, bir kişinin veya grubun arkasında, onu yöneten, onu denetleyen, asıl emirleri veren güç anlamına da geliyor.

\n

***

\n

On yıllık AKP iktidarı, siyasal söylemleri, siyasal terminolojiyi de etkiliyor...

\n

Özellikle Başbakan Erdoğanın söylemleri, kullandığı terminoloji, hem kendi taraftarları hem de ona aynı mantıkla yanıt vermeye çalışan muhalifleri tarafından benimseniyor.

\n

Vesayet terimi de AKP iktidarının siyasal tartışmalarda yaygın olarak kullandığı bir sözcük.

\n

Özellikle askeri vesayetiçin kullanılmaya başlandı.

\n

Demokrasi karşıtı, olumsuz bir deyim olarak yerleşti:

\n

Vesayet denilince akla, demokrasinin kurum ve kurallarını zedeleyen, perde arkasında etkili olan askeri bir güç gelmeye başladı.

\n

Elbette askeri vesayetaynı zamanda darbeile de ilişkilendirildi ve böylece olumsuz anlamı iyice pekiştirildi.

\n

Ayrıca darbe tehdiditoplumu yeniden biçimlendirmek için, bir korku öğesiolarak kullanılmaya başlandı ve böylece vesayet sözcüğünün olumsuz çağrışımları iyice güçlendirildi.

\n

Bu gelişme iki sonuç verdi:

\n

Birinci olarak, muhalifler, demokrasiden uzaklaştığını düşündükleri iktidar için, askeri vesayetile aynı olumsuz anlamları taşıyan sivil vesayetterimini kullanmaya başladı.

\n

Askeri vesayetnasıl askeri darbeile ilişkilendirildiyse, sivil vesayetde sivil darbeterimi ile ilişkilendirildi.

\n

İkinci olarak, iktidar ve destekçileri, bu kez bağımsız ve tarafsız yargıyı hedeflerine oturttu:

\n

Yargı vesayetideyişi demokrasinin (daha doğrusu AKP iktidarının) üstündeki bir denetim ve önündeki bir engel olarak anlamlandırıldı.

\n

Yargıçlar yönetimi anlamına gelen Jüristokraside, yargı vesayetininolumsuz anlamını pekiştirmek, siyasal iktidardan bağımsız ve tarafsız olan yargıyı yıpratmak için kullanılan bir olumsuz terim olarak kullanılmaya başladı.

\n

Yürütülen yaygın ve etkili bir kampanya sonunda, 12 Eylül 2011 referandumuyla yargı, siyasal iktidara (yani AKPye) bağımlı hale getirildi.

\n

Böylece on yıllık iktidarı süresinde silahlı kuvvetleri ve yargıyı tam denetime alan AKP iktidarı askeri vesayetve yargı vesayetiterimlerini kullanmaktan vazgeçti...

\n

Ama onun yerine muhaliflerin kullandığı sivil vesayetya da daha doğru bir deyişle AKP vesayetitek başına kaldı ve yaygınlık kazandı.

\n

***

\n

Bu arada yargının evrensel hukuk kurallarına uymayan tutumu, özellikle de kitlesel ve uzun tutukluluk uygulamaları iki vesayet odağını daha tartışmaya açtı:

\n

Yargıdaki uygulamalar içteki ve dıştaki kamuoyunda ciddi rahatsızlıklar yaratmaya başlayınca önce, Emniyetin ve yargının üzerindeki bir Gülen cemaati vesayetigündeme geldi.

\n

Yaygın olarak konuşulmaya başlayan bu iddia, AKP iktidarınca yalanlanmadı, tam tersine, sanki sorumluluk iktidarda değilmiş gibi bir izlenim yarattığı için pasif bir biçimde desteklendi de.

\n

Bunun üzerine Gülen cemaatine yakın yazarlar cemaati aklamak amacıyla, Silivride görülen davaların arkasında ABDnin olduğu biçiminde bir iddiayı kamuoyuna taşıdı ve böylece ABD de bir vesayet odağıolarak denkleme dahil oldu.

\n

Derken MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması olayı yeni bir fırtına estirdi; yargı vesayetiterimi, Gülen cemaati vesayetikavramı ile birlikte yeniden ortaya çıktı.

\n

AKP iktidarı, bu olayı doğrudan kendisine yapılmış bir saldırı olarak algılayan ve bunu açıkça belirten Başbakan Erdoğanın arkasında saf tuttu.

\n

Bunun üzerine iktidara yakın yazarlar, Emniyet ve yargı içinde odaklanmış bir gruptan söz ederek açıkça Gülen cemaatini hedef aldı.

\n

Artık Gülen cemaatinin vesayetigündeme oturmuştu.

\n

AKP iktidarı ile Gülen cemaati arasında başlayan bu asıl vesayettartışması, iktidarın, özel yetkili mahkemelerin yetkilerini sınırlayan bir yasa tasarısı üzerinde çalışmaya başlamasıyla kamuoyuna da yansıdı.

\n

Gülen cemaatinin buna yanıtı gecikmedi:

\n

Bir yandan darbe tehdidiyeniden bir umacı olarak gündeme getirilirken öte yandan, cemaate yakın yazarlar (sözcüler?) AKPye destek veren seçmenlerin vesayetiadı altında, açıkça kendilerinin vesayetini ilan etti.

\n

Böylece askeri vesayetile başlayan, iktidarca yargı vesayetive muhaliflerce sivil vesayetile devam eden tartışmaya, önce kamuoyunca Gülen cemaati vesayeti”, sonra da Gülen cemaatince ABD vesayeti dahil edildi.

\n

Şu anda Gülen cemaati, seçmen vesayeti kavramından hareketle siyasal iktidar üzerindeki kendi vesayetiniaçıkça telaffuz etmiş ve hatta AKPye üstü kapalı bir biçimde tehditler de savurmuş bulunuyor.

\n

Bu tartışma ne sonuç verecek?

\n

Evrensel hukuk ve hukuk devleti kuralları uygulanmaya başlanacak mı, yoksa yargıda işler daha mı kötüye gidecek?

\n

Yaşayarak göreceğiz!

\n

\n\n

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Bir devlet kaç türlü çökertilir 23 Mayıs 2019 Per
Abdülhamit’in Meclis darbesi 21 Mayıs 2019 Sal
19 Mayıs: Millet saraya karşı 19 Mayıs 2019 Paz