Sıra Türkiye’de mi?

16 Eylül 2015 Çarşamba

Bölgemiz, Soğuk Savaş’ın bitiminin ardından sıcak iç savaşlarla kaynadı.
Aralık 1991’de Sovyetler Birliği çökerken en büyük sarsıntı Balkanlar’da yaşandı. 1992 - 1996 arasında Bosna Hersek’teki iç savaş, 250 bin insanın ölümüyle sonuçlandı. Bosna Hersek’in nüfusunun 3 milyon olduğu düşünülürse 250 bin rakamının neyi ifade ettiği daha iyi anlaşılacaktır.
Balkanlar’da, Saray Bosna ile birlikte Kosova’dan Üsküp’e pek çok şehirde yaşanan iç savaşın en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyordu. Zira o topraklarda Anadolu’nun kökleri vardı. Tarih Türkiye’nin eteğinden çekiyordu.
Yugoslavya’nın dağılması ile sonuçlanan o günlerde sorulardan biri şuydu: Sıra Türkiye’de mi?
Balkanlar’daki iç savaşın dumanı dinmeden, Kafkaslar’dan benzer haberler geldi. 2000’li yıllara dek Gürcistan’dan Azerbaycan’a, Sovyetler’in dağılmasından sonra sahneye çıkan bağımsız devletlerin içi karıştı. Azerbaycan’ın Ermenistan’la yaşadığı Karabağ gerilimi Türkiye’nin Kafkas politikasını etkiledi. Azerbaycan’ın yüzölçümünün altıda birini oluşturan Karabağ’ın Ermenistan tarafından işgali yüz binlerce Azeriyi göçmen konumuna düşürdü. Kafkaslar’daki karışıklıkla birlikte sorulan sorulardan biri şuydu:
Sıra Türkiye’de mi?

***

2000’li yıllar küresel aktörlerin Saddam’a karşı savaşıyla başladı. Mart 2003’te başlayan Irak işgali beraberinde büyük bir iç savaşı getirdi. Önceki yıllarda da benzer bir iç savaştan Türkiye’ye sığınarak kurtulanlar yine benzer yöntemlerle ayakta kalmaya çalıştılar.
Irak fiilen üçe bölündü. Kuzeyde Kürtler, Ortada Sünni Araplar, Güneyde Şiiler. Ama bölünme harita üzerindeki kadar kolay olmadı. Birleşmiş Milletler’in rakamlarına göre 1 buçuk milyon Iraklı yaşamını yitirdi, kayboldu.
Irak’ın bu bölünmüşlüğü beraberinde şu soruyu getirdi: Sıra Türkiye’de mi?
2010 yılında Tunus’ta işsiz bir gencin el arabasıyla birlikte kendisini yakmasıyla başlayan kıvılcım hemen hemen bütün Arap coğrafyasını sardı. Libya’dan Bahreyn’e pek çok ülkede iç kargaşalar yaşandı. Yıllanmış diktatörler devrildi. Bu ülkeler o diktatörlerin yerine bir şey koymakta zorlandı.
Büyük acılardan birini Suriye yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, yukarıda aktardıklarımız gibi Türkiye’yi de etkiledi. Kesin olmayan verilere göre 400 bine yakın Suriyeli yaşamını yitirdi. 3 milyondan fazla Suriyeli topraklarını terk etti; bunların 2 milyonu Türkiye’de.
Suriye’deki tablo kimilerine şu soruyu sordurdu: Sıra Türkiye’de mi?

***

Yukarıda son 25 yılın bir başka açıdan özetini aktardık. Etrafımızdaki coğrafyada yaşanan her sorun bizi de etkiledi, sıra Türkiye’ye mi geliyor sorusunu sordurdu. İyimserlik kötümserlik duyguları bir yana, ben birlikte yaşama duygumuzun çok güçlü olduğuna, kolay kolay yıpratılamayacağına inananlardanım. Bir ülkede iç savaşı ne yöneticiler ne de siyasal gruplar çıkarabilir. İç savaşı o devlet çatısı altındaki insanların bir arada yaşama duygusunun bitimi çıkarır.
Son günlerde Orta Anadolu ve batı illerimizden gelen, doğudan göçen yurttaşlarımızla ilgili gerilim haberleri bizi en az PKK saldırıları kadar endişelendiriyor.
Evet dokumuz, kumaşımız sağlam ama bir kumaş o kadar da zorlanmaz. Etrafımızdaki coğrafyaya bakınca içinde bulunduğumuz onca karmaşaya rağmen hâlâ korumamız gereken pek çok değerimizin olduğunu unutmamak gerekiyor.
Birlikte yaşama duygusu bunların başında geliyor.


Yazarın Son Yazıları

Ş-ahlanış! 17 Ocak 2021
Demoktatörlük! 13 Ocak 2021